Çarlık Rusyası’nın 1917’de çöküşü, yalnızca Moskova ve Petrograd’da bir iktidar değişimi getirmekle kalmadı; Kafkas dağlarında bağımsızlık umutlarını ve 19. yüzyılda İmam Şamil ile özdeşleşen “Kafkasya İmamlığı” fikrini yeniden canlandırdı. Çarlık idari mekanizmasını yakından tanıyan Dağıstanlı din alimi Necmeddin Gotsinski, Bolşevikler, Beyaz Ordu, Osmanlı Devleti ve yerel güçlerin kesiştiği çok cepheli bir mücadelenin merkezinde yer aldı.
Avar kökenli bir aileden gelen Gotsinski, İmam Şamil’in naiblerinden Muhammed Donogo’nun oğluydu. Klasik medrese eğitimi alıp Arapça ve şeriat ilimlerinde derinleşen Gotsinski, Çarlık döneminde Dağıstan Askeri Valiliği bünyesinde ve halk mahkemelerinde görev yaptı. 1903 yılında Osmanlı payitahtı İstanbul’a yaptığı seyahat sonrası Çarlık polisinin takibine girdi. 1917 Şubat Devrimi’nin ardından ise Kuzey Kafkasya ve Dağıstan Dağlıları Birliği bünyesinde dini idarenin başına getirildi.
Kafkasya İmamlığı’nı ihya girişimi ve siyasi ayrışmalar
10 Ağustos 1917’de Dağıstan’ın Andi köyünde toplanan Dağlı Halkları Kongresi’nde Şeyh Uzun Hacı es-Salti’nin desteğiyle Kuzey Kafkasya İmamı ilan edilen Gotsinski, geniş tabanlı bir İslam devleti kurmayı hedefledi. Mezhepsel ve coğrafi ayrılıkları reddederek Şafii, Hanefi ve Şii Müslümanları ortak bir çatı altında birleştirmeye çağırdı.
Ancak Kafkas hareketindeki seküler ve sivil yönetim yanlıları ile din alimleri arasındaki görüş ayrılıkları nedeniyle Gotsinski, birliği korumak adına imamlık iddiasını geri çekerek “Kuzey Kafkasya Müftüsü” unvanıyla yetindi. Bu geri adım, Uzun Hacı ile arasının açılmasına ve muhaliflerinin Ali Hacı el-Akuşi’yi öne çıkarmasına yol açtı.
Bolşeviklerle askeri çatışmalar ve Bakü harekatı
1918 başında Temirhan-Şura ve Petrovsk (Mahaçkale) şehirlerini kontrol altına alan Gotsinski kuvvetleri, Kızıl Ordu ile kanlı muharebelere girdi. Mart 1918’de Bakü’de Müslüman halka yönelik katliam çağrıları üzerine Dağıstanlı gönüllülerle Azerbaycan’a yürüyen Gotsinski, Hırdalan mevkiinde Bolşevik ve Taşnak birlikleriyle çarpıştı; ancak topçu üstünlüğü karşısında Derbent’e çekilmek zorunda kaldı.
1918 sonbaharında Nuri Paşa komutasındaki Kafkas İslam Ordusu ile koordineli olarak Petrovsk ve Derbent’in kontrolü sağlansa da Osmanlı’nın 1. Dünya Savaşı’ndan çekilmesi Dağlı Cumhuriyeti’ni dış askeri destekten yoksun bıraktı. Ardından bölgeye giren General Denikin komutasındaki Çarlık yanlısı Beyaz Ordu, Kafkasya’nın bağımsızlığını tanımadı. Gotsinski, hem monarşist Beyaz Ordu’ya hem de Bolşevik Kızıl Ordu’ya karşı dağlarda gerilla mücadelesini sürdürdü.
1920 büyük dağ isyanı ve trajik son
1920 yazında Albay Alihanov ile birlikte Kızıl Ordu yönetimine karşı başlattığı büyük ayaklanma, Dağıstan topraklarının yaklaşık beşte ikisine ve Çeçenistan’a yayıldı. 1921 başında Gürcistan’ın Bolşeviklerce işgal edilmesiyle dış ikmal yolları kesilen isyan, Kızıl Ordu’nun ağır askeri harekatlarıyla bastırıldı.
1924’e kadar Çeçenistan ve Dağıstan’ın sarp dağlarında Şeyh Ali Mitayev gibi müttefikleriyle direnişi canlı tutmaya çalışan Gotsinski, Sovyet güvenlik teşkilatının yürüttüğü kapsamlı silahsızlandırma operasyonları sonucunda 5 Eylül 1925’te Şatoy bölgesinde yakalandı. Kendisiyle irtibatlı 16 Çeçen köylünün serbest bırakılması şartıyla teslim olduğu belirtilen son imam, Rostov’a götürülerek yapılan yargılamanın ardından kurşuna dizilerek idam edildi.




















