Zeytuna’dan Ezher’e: Muhammed el-Hıdır Hüseyin’in hayatı

Ezher Şeyhliği makamına gelen tek Mısırlı olmayan alim Muhammed el-Hıdır Hüseyin'in ilim ve mücadele dolu yaşamı derlendi.

Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

İslam düşünce dünyasının 20. yüzyıldaki en dikkat çeken simalarından biri olan Muhammed el-Hıdır Hüseyin, Tunus’taki tarihi Zeytuna Medresesi’nden Kahire’deki Ezher Üniversitesi’ne uzanan ilmi serüveniyle derin izler bıraktı. Cezayir kökenli ilim ehli bir ailede yetişen Hüseyin; müderrislik, kadılık, yazarlık ve cemiyet başkanlığı gibi birçok sahada İslam kimliğini ve Arap dilini savundu.

Ezher Şeyhliği makamına Mısır dışından seçilen tek isim olma özelliğini taşıyan alim, 1952 yılında üstlendiği bu görevi daha sonra kendi isteğiyle bırakmış ve hayatının sonuna kadar ilmi üretimine aralıksız devam etmiştir.

Tunus’tan Osmanlı payitahtına uzanan ilk dönem

Muhammed el-Hıdır bin el-Hüseyin el-Haseni, 1876 yılında “Küçük Kufe” olarak anılan Tunus’un güneyindeki Nefta şehrinde doğdu. İlk eğitimini ailesinden alarak hafızlığını tamamlayan Hüseyin, 1889’da başkent Tunus’a taşınarak Zeytuna Medresesi’ne girdi. Dönemin önde gelen alimlerinden ders alarak 1898 yılında icazetini aldı ve ders vermeye başladı.

1904 yılında Tunus’un ilk ilmi ve edebi dergisi olan “es-Saadetü’l-Uzmâ”yı neşrederek Fransız sömürgeciliğine karşı kültürel bir direnç başlattı. Trablusgarp Savaşı sürecinde Osmanlı Devleti lehine açık tutum alması ve Fransız sömürge mahkemelerinde görev almayı reddetmesi nedeniyle hedef haline geldi. Baskıların artması üzerine 1911’de İstanbul’a gitti, ardından 1912’de Şam’a yerleşerek Sultani Mektebi’nde Arapça öğretmenliğine başladı.

Fransız idaresinden idam kararı ve Mısır’a hicret

Birinci Dünya Savaşı sonrasında Suriye’nin 1920 yılında Fransız mandası altına girmesiyle birlikte, anti-emperyalist tutumu nedeniyle Fransız makamları tarafından gıyabında idama mahkum edildi. Bu kararın ardından Mısır’a hicret etmek zorunda kalan Hüseyin, yaşamının en üretken evresine Kahire’de adım attı.

Ezher Şeyhliği ve düşünce dünyasındaki mücadelesi

Kahire’de Darü’l-Kütüb’de redaktörlük yapan ve Ezher’in “Âlemiyye” diplomasını alarak İlahiyat Fakültesi’nde (Külliyyetü Usûli’d-Dîn) 12 yıl boyunca profesörlük unvanıyla dersler veren Hüseyin, dönemin entelektüel tartışmalarına yön verdi. Taha Hüseyin’in edebiyat tezlerine ve Ali Abdürrâzık’ın hilafet hakkındaki tartışmalı iddialarına yazdığı reddiyelerle geniş kitlelerce tanındı.

1927’de Müslüman Gençler Teşkilatı’nın kuruluşunda yer alan Hüseyin, 1930’da neşir hayatına başlayan “Nûru’l-İslâm” (sonraki adıyla Mecelletü’l-Ezher) dergisinin başyazarlığını üstlendi. 1950’de Hey’etü Kibâri’l-Ulemâ üyeliğine kabul edildi. 1952 Temmuz İhtilali’nin ardından oluşturulan kabine heyetinin teklifiyle 15 Eylül 1952’de Ezher Şeyhi olarak vazifelendirildi.

Görevden istifası ve ilmi mirası

Ezher’in bağımsızlığı ve idari ilkeleri doğrultusunda 1954 yılında şeyhlik görevinden istifa eden el-Hıdır Hüseyin, vefat ettiği 1958 yılına kadar kütüphanesinde yazmayı sürdürdü. Ardında; dil bilimi alanında “el-Kıyâs fi’l-Lugati’l-Arabiyye”, düşünce dünyası için “Resâilü’l-Islâh” (üç cilt) ve edebiyat eleştirisi türünde “el-Hayâl fi’ş-Şi’ri’l-Arabî” gibi kıymetli eserler bırakan alim, vasiyeti üzerine Kahire’de yakın dostu Ahmed Teymur Paşa’nın kabristanına defnedildi.

Zeytuna’dan Ezher’e: Muhammed el-Hıdır Hüseyin’in hayatı
0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

KAI ile Sohbet Et

Yapay zeka asistanı
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.