Gazze Şeridi’nde hayat ve ölümün trajik bir şekilde iç içe geçtiği olaylara bir yenisi daha eklendi. Gazze’nin orta kesimindeki El-Bureyc mülteci kampında, bir ailenin en mutlu günü, İsrail hava saldırısı sonucu bir anda yasa büründü. Kız kardeşlerinden birinin düğün merasimi için salonda bulunan aile, sekiz kız kardeşin tek erkek kardeşi ve ailenin yegane dayanağı olan Seba’i Ebu Hasene’nin şehadet haberiyle sarsıldı.
Yarım kalan evlilik hayalleri ve boş kalan daire
Seba’i, sadece ailesinin geçimini sağlayan bir genç değil, aynı zamanda geleceğe dair büyük umutları olan bir insandı. Kendi emeği ve alın teriyle yeni bir daire inşa eden, evinin sıcak bir yuvaya dönüşmesi için ahşap dekorasyon detaylarına kadar her şeyi özenle seçen Seba’i, evlilik hayalleri kuruyordu.
Şehit düşen gencin kız kardeşi Farah Ebu Hasene, ağabeyinin sürekli annesine “Anne, artık evlenmek istiyorum, benim için hayırlı birini bul” diyerek gülümsediğini, nişan kıyafetlerini ve çeyizini şimdiden eksiksiz hazırladığını gözyaşları içinde anlattı. Seba’i’den geriye ise askıda kalan damatlık kıyafetleri, bombalarla yıkılan hayalleri ve enkaz altında kalan bir annenin feryadı kaldı. Seba’i, mülteci kampında çevreleri tarafından çok sevilen dostları Abdurrahman Ebu Garkud ve Gazeteci Ahmed Wishah ile birlikte aynı saldırıda hayatını kaybetti.
İsrail kamuoyunu sarsan “insani” maske düşmüştü
Seba’i Ebu Hasene’nin hayatını kaybetmesiyle birlikte, uzun süredir gizli tutulan dikkat çekici bir kimlik de gün yüzüne çıktı. Sosyal medya ve Filistin medyasında geniş yankı uyandıran bilgilere göre Seba’i, Aksa Tufanı sürecinde gerçekleştirilen esir takası anlaşmasının yedinci ve son gününde, İsrail ordusuna ait esirleri teslim eden “yüzü maskeli Filistinli direnişçi”den başkası değildi.
Bahsi geçen esir teslim töreni sırasında, İsrail askeri ve siyasi kademelerinde büyük kriz yaratan tarihi bir an kayıtlara geçmişti. Serbest bırakılan İsrailli esir asker Omer Shem Tov, tamamen kendi özgür iradesiyle arkasına dönmüş, esaret süresi boyunca kendisine gösterilen insani muamele ve saygılı yaklaşım nedeniyle teşekkür etmek amacıyla maskeli koruması Seba’i’nin alnından öpmüştü. İsrail’in “kara propaganda” söylemlerini dünya kamuoyu önünde çürüten bu şefkat ve veda öpücüğü, Seba’i’nin şehadetiyle birlikte direnişin insani sembollerinden biri olarak yeniden hafızalara kazındı.

