İsrail askeri kanadı ile ekonomi yönetimi arasında derin bir bütçe krizi baş gösterdi. İbranice yayın yapan Ynet haber sitesinin askeri kaynaklara dayandırdığı bilgilere göre, İsrail ordusu mevcut bütçe sınırları dahilinde operasyon yürütmekte zorlandığını belirterek acil fon çağrısında bulundu. Savunma Bakanlığı, askeri faaliyetlerin aksamaması adına savunma harcamalarında tarihi bir artış talep ederken, Maliye Bakanlığı bu talepleri sert bir dille geri çevirdi.
Ordu tarihin en yüksek bütçesini talep ediyor
Savaş maliyetlerinin kontrolden çıktığını belirten askeri yetkililer, mevcut savunma bütçesinin derhal 144 milyar şekelden (38,9 milyar dolar) 183 milyar şekele (49,5 milyar dolar) yükseltilmesini istiyor. Bu talep, İsrail tarihinin en yüksek savunma bütçesi arayışı olarak kayıtlara geçti.
Maliye Bakanlığı ise bu bütçe talebini “aşırı, abartılı ve tamamen mantıksız” olarak nitelendirerek kesin bir dille reddetti. Ordu yetkilileri ise maliye bürokrasisini, ülkedeki siyasi belirsizlik ve olası erken seçim süreci nedeniyle kararları kasten geciktirmekle ve zaman kazanmaya çalışmakla suçluyor.
Sivil harcamalar ve kredi notu tehlikede
Ekonomistlere göre ordunun talep ettiği bu devasa bütçe artışının onaylanması, ülke ekonomisinde ciddi sarsıntılara yol açabilir. Bu durumun muhtemel etkileri şu şekilde analiz ediliyor:
- Eğitim ve Sağlıkta Kesinti: Savunma sanayisine aktarılacak ek kaynaklar; eğitim, sağlık ve toplumsal refah gibi sivil bakanlıkların bütçelerinde çok sert kesintilere neden olacak.
- Altyapı Projelerinin Durması: Özellikle ulaştırma sektöründe planlanan büyük ölçekli devlet yatırımları ve altyapı projeleri askıya alınacak.
- Kredi Notunun Düşmesi: Bütçe açığının bu denli büyümesi, uluslararası derecelendirme kuruluşlarının İsrail’in kredi notunu düşürmesini tetikleyecek.
Yedi cephede savaşmanın ağır faturası
Savunma Bakanlığı yetkilileri, mevcut bütçenin sahadaki askeri gerçeklikleri ve yükümlülükleri karşılamaktan çok uzak olduğunu savunuyor. Yaklaşık üç yıldır süren çatışmaların maliyetinin birkaç ay önce onaylanan bütçe tahminlerini katladığı belirtiliyor.
Askeri kaynaklar, ordunun planlanandan çok daha geniş bir coğrafi alana yayıldığına dikkat çekiyor. İsrail ordusu halihazırda Lübnan’da 210 kilometrekare, Gazze Şeridi’nde ise 550 kilometrekarelik bir alanı fiilen elinde tutuyor. Toplamda Singapur’un yüz ölçümüne yaklaşan bu topraklarda askeri kontrolü sürdürmenin günlük maliyetinin milyarlarca şekeli bulduğu ifade ediliyor. Ayrıca İran ve Yemen gibi uzak menzilli iki cephenin de dahil olduğu toplam yedi farklı kulvarda operasyon yürütülmesinin mali faturayı tırmandırdığı vurgulanıyor.
Yedek asker sayısı düşürülüyor
Mali sıkışıklık nedeniyle ordu, yedek asker (ihtiyat) güçlerinin sayısını zorunlu olarak azaltma yoluna gidiyor. Daha önce aynı anda 120 bin yedek askerin silah altına alındığı dönemlerden sonra bu sayı 64 bine kadar indirilmişti. Askeri komutanlığın, maliyetleri kısmak adına aktif yedek asker sayısını kademeli olarak önce 50 bine, ardından Başbakan Binyamin Netanyahu’nun hedef gösterdiği aylık 40 bin sınırına çekmek için planlamalar yaptığı öğrenildi.

