Irak hükümeti, bölgesel gerilimlerin ve hava sahası ihlallerinin arttığı bir dönemde hava savunma kabiliyetlerini modernize etmek ve sınır güvenliğini sağlamak amacıyla kapsamlı bir eylem planını devreye soktu. Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi başkanlığında Genelkurmay Başkanı ve Hava Savunma Komutanlığı yetkililerinin katılımıyla gerçekleştirilen üst düzey toplantıda, yabancı şirketlerle imzalanan anlaşmaların hızlandırılması ve gelişmiş radar sistemlerinin acilen sahaya entegre edilmesi kararlaştırıldı.
Türkiye ile 20 adetlik hava savunma anlaşması
Hava sahasında artan füze ve kamikaze İHA tehditlerine karşı koymayı hedefleyen Bağdat yönetimi, Türkiye’den 20 adet hava savunma sistemi satın alma sürecinde son aşamaya geldi. Irak Genelkurmay Başkanlığı Operasyonlar Yardımcısı Korgeneral Saad Harbiye, hava sahasındaki insansız hava aracı hareketliliğinin kritik seviyelere ulaştığını vurgulayarak, tedarik edilecek sistemlerin petrol sahaları, kritik kamu altyapıları ve diplomatik misyonların korunmasında kullanılacağını belirtti.
2003 yılından bu yana hava savunma altyapısında ciddi boşluklar bulunan Irak, kademeli ve çok katmanlı bir savunma mimarisi oluşturmayı hedefliyor.
Hibrit savunma ve lazer radar ihtiyacı
Iraklı güvenlik uzmanı emekli Tuğgeneral Adnan el-Kinani, mevcut radar ağının dar kapsama alanına sahip olduğunu ve modern hava tehditlerini önleyecek mühimmat desteğinden yoksun kaldığını ifade etti.
Kinani’ye göre etkili bir hava koruma kalkanı için şu hibrit unsurların bir araya getirilmesi gerekiyor:
-
Lazer ve alçak irtifa radarları: Kamikaze İHA’lar, elektronik harp unsurları ve seyir füzelerinin tespiti ve imhası.
-
Gelişmiş yüksek irtifa radarları: Yüksek hızda hareket eden savaş uçaklarının uzun menzilden takibi.
-
Tedarikçi çeşitliliği: Tek bir ülkeye bağımlı kalmadan Rusya, Çin ve ABD gibi farklı küresel aktörlerle koordinasyon.
Caydırıcılık ve diplomatik koruma
Hava sahası egemenliğinin korunmasında yalnızca askeri donanımın yeterli olmayacağına dikkat çeken uzmanlar; ihlallere karşı uluslararası platformlarda diplomatik yaptırım süreçlerinin işletilmesi ile sahada anında karşılık verebilecek operasyonel caydırıcılık kapasitesinin eş zamanlı yürütülmesi gerektiğini belirtiyor.
Bağdat yönetimi, artan savunma harcamalarını petrol ve doğal gaz gelirleriyle finanse ederken, yerli savunma sanayisini ve milli uzman kadrolarını geliştirerek dışa bağımlılığı orta vadede azaltmayı planlıyor.



