Filistin Esirler Kulübü, 25 Haziran 2026 Perşembe günü yaptığı resmi açıklamada, İsrail güçlerinin Batı Şeria’da yürüttüğü gözaltı operasyonlarının artık sistematik saha infazlarına dönüştüğünü belirtti. Kurumun verilerine göre, son 24 saat içinde Cenin ve Salfit vilayetlerinde iki Filistinli genç, gözaltı işlemleri sırasında doğrudan hedef alınarak hayatını kaybetti.
İki genç evlerinde hedef alındı
Esirler Kulübü, operasyonlar sırasında yaşamını yitiren gençlerin kimliklerini ve uğradıkları saldırıların detaylarını şu şekilde paylaştı:
- Muhammed Nazım Zayid (29): Cenin’in batısındaki el-Yamun kasabasında bir evin İsrail askerleri tarafından kuşatılması sırasında doğrudan hedef alındı. Askerlerin açtığı ateş sonucu hayatını kaybeden Zayid’in cansız bedenine İsrail güçleri tarafından el konuldu.
- Mustafa Taha Mustafa Hatib (32): Salfit’e bağlı Sarta köyündeki evine düzenlenen baskında öldürüldü. Askerlerin yakın mesafeden ateş açtığı Hatib’in cenazesi, evde yapılan büyük çaplı tahribatın ardından odasında bırakıldı.
“Saha infazları kalıcı bir politika haline geldi”
Açıklamada, yaşanan bu son olayların münferit vakalar olmadığı vurgulandı. Aksine bu durumun, İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik sürdürdüğü askeri operasyonlarla eş zamanlı olarak Batı Şeria’nda da tırmanışa geçen planlı bir şiddet dalgasının parçası olduğu ifade edildi.
Filistin Esirler Kulübü’nün değerlendirmesi: “Saha infazları artık istisnai uygulamalar olmaktan çıkıp, sömürgeci şiddet mekanizmasının merkezi bir aracı haline gelmiştir. Siyasi, hukuki ve askeri koruma zırhı altındaki bu suçlar, uluslararası alandaki cezasızlık ikliminden güç almaktadır.”
Kelepçe izleri ve yasal düzenleme çabaları
Esirler Kulübü, daha önceki dönemlerde takas anlaşmalarıyla teslim alınan bazı cenazelerin üzerinde yapılan incelemelerde, kişilerin canlı olarak ele geçirildikten sonra infaz edildiğine dair ciddi bulgulara ulaşıldığını kanıtlarıyla ortaya koydu. Hayatını kaybeden bazı Filistinlilerin el ve ayak bileklerinde tespit edilen derin kelepçe izleri, bu iddiaları destekleyen en somut göstergeler arasında sıralandı.
Teşkilat ayrıca, İsrail parlamentosunda (Knesset) yasalaştırılmaya çalışılan “Filistinli esirlere idam cezası verilmesi” yönündeki yasa tasarılarının, cinayetlerin kurumsal bir zemine oturtulması ve infaz politikasının resmiyet kazanması yönündeki tehlikeli adımlar olduğu uyarısında bulundu.

