İsrail’de seçim yaklaşıyor: Lübnan neden değişim beklemiyor?

İsrail'de ekim seçimleri yaklaşırken, Lübnan halkı iktidara kim gelirse gelsin askeri saldırıların süreceğini öngörüyor.

İsrail'de seçim yaklaşıyor: Lübnan neden değişim beklemiyor?
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

İsrail’de ekim ayında yapılması planlanan genel seçimler öncesinde gözler sandıktan çıkacak sonuca çevrilirken, sınırın kuzeyinde yer alan Lübnan’da kamuoyu gelişmeleri temkinli ve umutsuz bir yaklaşımla takip ediyor. Başbakan Binyamin Netanyahu’nun siyasi geleceğini belirleyecek olan seçim yarışının, güney Lübnan’daki işgal ve askeri operasyonların seyrini değiştirmeyeceği görüşü bölgede ağırlık kazanmış durumda.

Evini bombardımanda kaybeden ve şu anda portakal suyu satarak geçimini sağlamaya çalışan Khiam sakini Hadi Nasrallah gibi yüz binlerce Lübnanlı, İsrail’in güvenlik gerekçesiyle yürüttüğü politikaların arkasında genişleme hedefi yattığına inanıyor. Nasrallah, “İsrail’in toprak emelleri var. Bu nedenle seçimi kim kazanırsa kazansın yıkıcı askeri politikalardan vazgeçmeyecek ve güney Lübnan’ı terk etmeyecek” ifadeleriyle sahadaki karamsarlığı özetliyor.

“Dahiye Doktrini” mimarı Eisenkot iktidara talip

Netanyahu’nun karşısındaki en güçlü rakip olarak öne çıkan Yaşar Partisi lideri ve eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot, güvenlik alanında en az Başbakan kadar şahin bir profil çiziyor.

Lübnan kamuoyu Eisenkot’u, 2006 yılındaki savaş sırasında geliştirdiği ve sivil altyapıyı da hedef alan orantısız güç kullanımını öngören “Dahiye Doktrini” ile tanıyor. Eisenkot, mevcut hükümeti Beyrut’taki operasyonları durdurması ve ABD baskısına boyun eğmesi sebebiyle eleştirirken, ordunun Lübnan’ın her noktasına serbestçe müdahale edebilmesi gerektiğini savunuyor.

Her iki liderin nihai hedeflerinin ortak noktada buluştuğu belirtiliyor:

  • Güney Lübnan’ın tamamen silahsızlandırılması,
  • Hizbullah’ın askeri kapasitesinin tasfiye edilmesi,
  • Kuzey İsrail sakinleri için sınır hattında kalıcı tampon bölge tesisi.

8 bini aşkın sivil yaşamını yitirdi

Ekim 2023’ten bu yana İsrail ordusu ile Hizbullah arasındaki çatışmaların geniş çaplı bir savaşa dönüşmesi neticesinde, Lübnan genelinde resmi verilere göre en az 8 bin 920 kişi yaşamını yitirdi, 30 binden fazla kişi yaralandı. Ülke topraklarının yaklaşık yüzde 6’sı halen İsrail güçlerinin fiili işgali altında bulunuyor.

Suriye hattında yeni gerilim ve tıkanan diplomasi

Güney Lübnan’daki durumun yanı sıra, İsrail ordusunun güney Suriye topraklarında yüzlerce kilometrekarelik alanda ilerlemesi sınırın her iki tarafındaki endişeyi tırmandırdı. İsrail yönetiminin işgal altındaki bölgelerden çekilmeme yönündeki ısrarı, yeni kurulacak hükümetin de bu alanları diplomatik bir koz olarak kullanacağını gösteriyor.

Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam’ın Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda yaptığı barış ve çerçeve anlaşması çağrıları sonuçsuz kalırken, Beyrut ile Tel Aviv arasındaki diplomatik müzakereler ağustos ayından bu yana tamamen durmuş durumda. Sahadaki Lübnanlılar ise İsrail’deki siyasetçilerin sandık öncesinde milliyetçi oyları konsolide etmek amacıyla saldırıları daha da şiddetlendirmesinden endişe duyuyor.

İsrail’de seçim yaklaşıyor: Lübnan neden değişim beklemiyor?
0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

KAI ile Sohbet Et

Yapay zeka asistanı
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.