Orta Doğu ülkeleri, bölgesel güvenlik riskleri ve hızla artan elektrik tüketimine karşı enerji altyapılarını güçlendirmek amacıyla gaz türbini yatırımlarına hız verdi. Siemens Energy’nin üçüncü çeyrek verilerine göre bölge, şirketin toplam gaz türbini siparişlerinin yüzde 30’unu (yaklaşık 4,5 gigavat) tek başına üstlenerek, yüzde 20 pay alan küresel yapay zeka veri merkezlerini geride bıraktı.
Reuters verilerine göre yıllık küresel gaz türbini talebi 120 gigavat seviyesinde seyrederken; Suudi Arabistan, BAE, Katar ve Umman gibi Körfez ülkeleri hem sanayileşme hem de bölgesel kriz dönemlerinde şebeke güvenliğini sağlama amacıyla hızlı devreye giren türbin sistemlerine yöneliyor.
Şebeke esnekliği ve hızlı yedek kapasite
Ürdün Üniversitesi AB Enerji Projeleri Direktörü Ahmed es-Selayime, şebeke güvenliği için gereken rezerv marjının yüzde 15-20 bandında olduğunu, bu oranın yüzde 20’nin üzerine çıkarılmasının kesintisiz arz için stratejik bir güvenlik kalkanı sağladığını belirtti:
-
Dakikalar İçinde Devrede: Buhar santrallerinin aksine gaz türbinlerinin dakikalar içinde tam kapasiteye ulaşabilmesi, aşırı sıcaklar, ani tüketim sıçramaları ve acil durum kesintilerinde anlık dengeleme imkanı sunuyor.
-
Yüksek Verimlilik: Gaz ve buharı birlikte kullanan kombine çevrim santrallerinde verimliliğin yüzde 60 seviyesine kadar çıkması, yakıt tasarrufu ve birim maliyet açısından Körfez üreticilerine avantaj sağlıyor.
Yapay zeka altyapısı ve küresel üretim haritası
Körfez’deki talep patlaması yalnızca klasik tüketimden değil, bölgede kurulan devasa veri merkezlerinden de kaynaklanıyor:
-
Veri Merkezlerinin İhtiyacı: ABD’de xAI gibi teknoloji devlerinin dev veri merkezlerini doğrudan gaz türbinleriyle beslemesine benzer şekilde; Riyad ve Abu Dabi yönetimleri de yapay zeka yatırımlarının kesintisiz çalışması için bağımsız enerji kapasiteleri inşa ediyor.
-
Üretim Dağılımı: Geçtiğimiz yıl küresel ölçekte üretilen 72 gigavatlık gaz türbini kapasitesinde ABD yüzde 28 ile ilk sırada yer alırken; Japonya (yüzde 14), Çin (yüzde 12) ve Almanya’nın (yüzde 10) ardından Suudi Arabistan yüzde 5’lik payıyla kritik üreticiler arasına girdi.
Bölgesel deniz ticareti ve yakıt tedarik hatlarındaki çatışma riskleri, Körfez başkentlerini dış şoklara karşı kendi yerel elektrik rezerv marjlarını en üst seviyeye çıkarmaya zorluyor.



