Vadi Hilve Bilgi Merkezi tarafından hazırlanan güncel rapora göre, işgal güçlerinin Kudüs’teki baskı politikaları geçtiğimiz ay boyunca sistematik bir şekilde devam etti. Raporda öne çıkan veriler şu şekildedir:
Yıkım Politikası ve “Zorunlu Kendi Kendine Yıkım”
Kudüs’ün farklı mahallelerinde toplam 27 ev, tesis ve arazi yıkıldı veya iş makineleriyle yerle bir edildi.
- Zorunlu Yıkım: Yıkımların yaklaşık yarısı, işgal belediyesinin dayattığı ağır para cezaları ve yıkım masraflarını mal sahiplerine ödetme tehdidi nedeniyle Filistinlilerin kendi elleriyle evlerini yıkmasıyla gerçekleşti.
- Silvan ve El-Bustan: Yıkımlardan en çok etkilenen bölge Silvan beldesi oldu. Özellikle El-Bustan mahallesi, “Kral Bahçesi” adlı yerleşim projesi kapsamında evlerin ve mülklerin yok edilmesiyle ciddi bir tehdit altında bulunuyor.
Mescid-i Aksa ve Uzaklaştırma Kararları
İşgal yönetimi, Kudüs’teki varlığını kısıtlamak amacıyla “uzaklaştırma” politikasını bir araç olarak kullanmaya devam ediyor.
- 67 Uzaklaştırma Kararı: Mayıs ayı boyunca dini şahsiyetler, vakıf çalışanları, gazeteciler, kadınlar ve hatta 12 yaşındaki bir kız çocuğunu da kapsayan 67 kişiye Mescid-i Aksa’dan veya Eski Şehir bölgesinden uzaklaştırma cezası verildi.
- İbadet Alanına Müdahale: Mescid-i Aksa’daki baskınların kapsamı genişletildi ve avlularda gerçekleştirilen dini ayinlerin dozajı artırılarak Aksa üzerindeki işgal egemenliği dayatılmaya çalışıldı.
300’den Fazla Gözaltı
Mayıs ayı içerisinde şehir genelinde 300’ü aşkın Filistinli gözaltına alındı.
- Yoğunluk: Gözaltı operasyonları özellikle Cuma günleri ve Kurban Bayramı’nın ilk günlerinde yoğunlaştı.
- Hukuki Baskı: Gözaltına alınanlar arasında vakıf çalışanları, kadınlar, gençler ve çocuklar bulunuyor. Ayrıca, “uzaklaştırma kararlarını ihlal ettikleri” iddiasıyla 25’ten fazla kişi gözaltına alınırken, bu kişilerin birçoğu suçlamaları reddetmesine rağmen yeni uzaklaştırma şartlarıyla serbest bırakıldı.
Bu veriler, işgal yönetiminin Kudüs’teki demografik yapıyı değiştirmek ve Filistinlilerin şehirden koparılmasını sağlamak için hukuk dışı yöntemleri ve idari baskıları yoğunlaştırdığına işaret ediyor.



