Kudüs Yüksek İslam Heyeti Başkanı ve Mescid-i Aksa Hatibi Şeyh İkrime Sabri, kutsal mabedin korunması ve statüsünü değiştirmeye yönelik politikalara karşı konulması amacıyla tarihi bir çağrıda bulundu. Yaptığı basın açıklamasında Sabri, Mescid-i Aksa’nın kimliğini muhafaza etmenin en etkili yolunun; ibadet edenler, murabıtlar ve itikafa girenlerle mabedin sürekli canlı tutulması olduğunu vurguladı.
Mescid-i Aksa’da İbadetin Sürekliliği Hayati Önem Taşıyor
Yeni hicri yılın (1448) gelişini vesile kılan Şeyh İkrime Sabri, Müslümanları haftanın her günü Mescid-i Aksa’ya akın etmeye ve burayı ihya etmeye davet etti. Sabri, kutsal mekanın sadece belirli vakitlerde değil; ibadet halkaları, zikir meclisleri ve dini derslerle her an yaşayan bir merkez haline getirilmesi gerektiğini belirtti. Kutsal mabette geçirilen her anın, burayı hedef alan dış müdahalelere karşı aşılmaz bir kalkan oluşturduğuna dikkat çekti.
Engeller ve Zorluklar Müslümanları Durdurmamalı
Mescid-i Aksa Hatibi, giriş yollarında uygulanan kontrol noktaları, fiziki barikatlar ve her türlü kısıtlamaya da değindi. Müslümanların bu engeller karşısında yılmaması gerektiğini ifade eden Sabri, “Zorluk derecesi arttıkça ibadetin ecri de katlanır” diyerek cemaate moral verdi. Çeşitli engellemeler nedeniyle Aksa’ya ulaşamayan kişilerin dahi, niyetleri ve çabaları doğrultusunda sanki orada namaz kılmış gibi sevap kazanacaklarını hatırlattı.
Gelecek Nesillere Aksa Bilinci Aşılanmalı
Şeyh İkrime Sabri, açıklamasında çocukların ve genç nesillerin eğitimine de geniş yer ayırdı. Mescid-i Aksa sevgisinin ve İslami değerlerin çocukların kalbine küçük yaşlardan itibaren işlenmesi gerektiğini belirten Sabri, bu bilincin mabedin dini, tarihi ve milli kimliğini gelecekte de koruyacak en önemli unsur olduğunu ifade etti.
İşgal Planlarına Karşı İlk Savunma Hattı: Cemaat
Açıklamasının sonunda Mescid-i Aksa’nın cemaatle doldurulmasının stratejik önemine vurgu yapan Sabri, Müslümanların kutsal mekandaki daimi varlığının, buradaki mevcut statüyü değiştirmeyi ve yeni fiili durumlar (oldubittiler) yaratmayı hedefleyen planlara karşı “ilk savunma hattı” olduğunu söyledi. Aksa’nın yalnız bırakılmaması, İslam dünyasının buraya olan bağlılığının en somut göstergesi olarak nitelendirildi.



