Güney Pasifik’in sakin ada ülkesi Samoa, Başbakan Laauli Leuatea Schmidt’in geçmişine ait sızdırılan bir video kaydıyla uluslararası diplomasinin gündemine oturdu. Yaklaşık 19 yıl önce, 2007’de Savaii Adası sahilindeki bir aile toplantısında kameralara yansıyan Schmidt’in, çevresindeki 13 kişiye Nazi selamı verdirerek “Heil Hitler” sloganı attırdığı ortaya çıktı.
Tarihçiler ve uluslararası çevreler tarafından “şok edici ve tiksindirici” olarak nitelendirilen görüntülerin ardından Schmidt, olayın aile içi bir şakadan ibaret olduğunu öne sürerek Nazizmi ve antisemitizmi reddettiğini bildiren bir özür metni yayımlamak zorunda kaldı.
Şofar borusu ve Yahudi dua şalıyla yemin etti
Sızan görüntünün yarattığı en büyük şaşkınlık, Schmidt’in siyasi kariyerindeki keskin tezatlardan kaynaklanıyor. Zira Schmidt, 2025 yılında başbakanlık koltuğuna otururken geleneksel Yahudi dua şalı (tallit) takmış, Musevi inancına ait “şofar” borusu eşliğinde yemin etmişti.
İsrail’e koşulsuz desteğini ilan eden Samoa Başbakanı, Ocak 2026’da ülkesinin diplomatik temsilciliğini Kudüs’e taşıyarak elçilik açma kararı aldıklarını resmen duyurmuştu.
Pasifik’teki Alman sömürge mirası ve Hristiyan siyonizmi
Bir Pasifik liderinin zihninde Adolf Hitler ile İsrail hayranlığının nasıl birleştiği, bölgenin tarihi ve sosyo-dini yapısında yatıyor:
- Alman sömürge geçmişi: Samoa, 1900-1914 yılları arasında Alman İmparatorluğu’nun egemenliğinde kaldı. Alman bürokrat ve tüccarların yerel kabile liderleriyle evlilikleri sonucu adada “Schmidt” soyadını taşıyan melez ve nüfuzlu bir zümre oluştu. Aileler arasında askeri disiplin ve Alman mirasına dair nostaljik bağlar nesiller boyu korundu.
- Hristiyan siyonizmi etkisi: Nüfusunun yüzde 90’ından fazlası dindar Hristiyan olan ada ülkelerinde, Eski Ahit kehanetlerine harfiyen inanılıyor. İsrail’i “seçilmiş kavim” olarak gören Evanjelik kiliseler, Kudüs’ü desteklemeyi dini bir zorunluluk olarak aşılıyor.
BM’de ucuz diplomasi: Teknoloji yardımı karşılığı oy
Samoa, Nauru, Palau ve Mikronezya gibi Pasifik ada devletleri, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’ndaki Filistin oylamalarında uzun yıllardır İsrail ve ABD lehine blok halinde oy kullanıyor.
İsrail Dışişleri Bakanlığı’na bağlı Uluslararası Kalkınma İşbirliği Ajansı (MASHAV), iklim değişikliği ve tatlı su krizleriyle boğuşan bu izole ada ülkelerine su arıtma tesisleri, tarımsal hibe ve kasırga yardım paketleri sunuyor. Düşük maliyetli teknik yardımlar karşılığında uluslararası platformlarda diplomatik kalkan satın alan Tel Aviv yönetimi, Arap dünyasının bölgedeki diplomatik yokluğunu kullanarak Pasifik ülkelerini BM oylamalarında sadık birer müttefike dönüştürüyor.

















