İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD Başkanı Donald Trump ile Beyaz Saray’da gerçekleştirdiği basına kapalı kritik görüşmenin ardından ABC News kanalına değerlendirmelerde bulundu. Netanyahu, ABD liderini İran’a yönelik askeri saldırıları yeniden başlatmaya ikna etmeye çalıştığı yönündeki iddiaları yalanlayarak, görüşmede Tahran yönetimine karşı izlenebilecek farklı seçeneklerin ele alındığını ifade etti.
Görüşmenin son derece yapıcı geçtiğini belirten İsrail Başbakanı, nihai kararın tamamen ABD Başkanı Trump’a ait olduğunun altını çizdi.
Masadaki üç temel senaryo
Netanyahu, Washington’daki zirvede İran gerilimini sonlandırmaya veya kontrol altına almaya yönelik üç ana ihtimalin analiz edildiğini dile getirdi. Ele alınan seçeneklerin kapsamı şu şekilde sıralandı:
Kapsamlı diplomasi: İranlı yetkililerle daha geniş şartları kapsayan yeni bir anlaşma için müzakere yürütülmesi.
Deniz ablukası: Hürmüz Boğazı’ndaki fiili ablukanın ve stratejik baskının sürdürülmesi.
Askeri müdahale: Tahran yönetimine karşı ilave askeri yaptırım ve adımların devreye sokulması.
“Bu üç olasılığı da ayrıntılı şekilde analiz ettik, ancak karar verecek olan kişi Başkan Trump’tır” diyen Netanyahu, kendisinin sadece İsrail’in ulusal güvenlik çıkarlarını korumakla yükümlü olduğunu vurguladı.
“Trump küçük değil, büyük ortak”
ABD ile İsrail arasındaki stratejik ilişkiyi değerlendiren Netanyahu, iki ülke arasındaki bağı bir ortaklık olarak tanımladı. “Trump ve ben ortağız; o büyük ortak, ben ise küçük ortağım” ifadesini kullanan Netanyahu, buna rağmen ülkesinin güvenliğini ilgilendiren konularda gerekli adımları atmaktan çekinmeyeceğini belirtti.
İran’ın mevcut yönetim altında nükleer silaha ulaşmasını engelleme konusunda Trump ile tam bir görüş birliği içinde olduklarını kaydeden İsrail Başbakanı, Tahran’ın diplomatik süreçlerdeki tutumuna dair şüphelerini de gizlemedi. İran yönetiminin sürekli zaman kazandığını iddia eden Netanyahu, diplomatik ve ekonomik baskıların sonuç verip vermeyeceğinin sınanması gerektiğini ifade etti.
Sosyal medya ve kamuoyu desteğindeki düşüş kaygısı
Netanyahu, ABD kamuoyunda İsrail’e verilen desteğin seyriyle ilgili endişelerini de dile getirdi. Sosyal medyadaki dezenformasyon kampanyalarına ve “bot hesap” faaliyetlerine dikkati çeken Netanyahu, bu durumun Amerikan toplumundaki algıyı olumsuz etkilediğini savundu.
İsrail’e verilen desteğin hem Cumhuriyetçiler hem de Demokratlar nezdinde güçlü kalmasının hayati önem taşıdığını vurgulayan Netanyahu, İran’ın oluşturduğu tehdidin tüm dünya tarafından net bir şekilde anlaşılması gerektiğini sözlerine ekledi.

















