İsrail Savcılığı, 2025 yılı Oscar Ödülleri’nde En İyi Belgesel dalında ödüle layık görülen “No Other Land” (Başka Toprak Yok) yapımında yer alan Filistinli aktivist Auda Hadalin’in hayatını kaybetmesine yol açan İsrailli yerleşimci Yinon Levi hakkında iddianame düzenledi. Savcılık, Levi’ye “kasıtlı adam öldürme” yerine “taksirle adam öldürme” (kazara ölüm) suçlaması yöneltti.
Olay kameralara yansımasına rağmen serbest bırakılmıştı
İşgal altındaki Batı Şeria’nın güneyinde yer alan Masafer Yatta bölgesindeki Umm al-Khair köyünde Temmuz 2025’te meydana gelen olayda, kaçak yerleşimci Yinon Levi ve beraberindekiler iş makineleriyle bölgeye girmişti. Evinin önünde yerleşimcilerin müdahalesine karşı çıkan Auda Hadalin, Levi’nin açtığı ateş sonucu vurularak hayatını kaybetmişti.
Olay anı İsrailli insan hakları kuruluşu B’Tselem ve Hadalin’in kendi kamerası tarafından saniye saniye kaydedilmişti. Görüntülerde Levi’nin silahını çekip doğrudan Hadalin’e ateş ettiği net şekilde görülmesine rağmen, İsrail mahkemeleri ilk etapta yerleşimciyi “meşru müdafaa” gerekçesiyle serbest bırakmış ve ev hapsine çarptırmıştı.
Uluslararası yaptırım listesindeki yerleşimci
Auda Hadalin’i vuran Yinon Levi, Batı Şeria’daki yasa dışı “Havat Meitarim” yerleşkesinin kurucuları arasında yer alıyor. Levi, Filistinli sivillere ve mülklerine yönelik artan şiddet eylemleri nedeniyle daha önce uluslararası düzeyde yaptırım listelerine alınmış bir isim olarak biliniyor.
Masafer Yatta’da öğretmenlik yapan ve “No Other Land” belgeselindeki direnişiyle tanınan Hadalin’in hayatını kaybetmesi, bölgedeki yerleşimci şiddetini bir kez daha uluslararası gündeme taşımıştı.
B’Tselem: “Cezasızlık bir sistem politikasıdır”
İnsan hakları örgütü B’Tselem tarafından yapılan açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana ilk kez bir İsraillinin Batı Şeria’da bir Filistinlinin ölümü nedeniyle hakim karşısına çıkarıldığına dikkat çekildi. İsrail adalet sisteminin tutumunu eleştiren kuruluş, suçlamanın son derece hafif tutulduğunu vurguladı.
B’Tselem yetkilileri, söz konusu dönemden bu yana Batı Şeria’da 1100’den fazla Filistinlinin İsrail ordusu veya yerleşimciler tarafından hayatını kaybettiğini belirterek, yetkililerin uyguladığı cezasızlık zırhının bir sistem hatası değil, şiddeti teşvik eden bilinçli bir devlet politikası olduğunu savundu.



