Suriye’deki siyasi değişimin ardından iki ülke ilişkilerinde yeni bir sayfa açılıyor. Irak Başbakanı Ali Falih ez-Zeydi’nin Suriye Devlet Başkanı Ahmed eş-Şara ile Şam’da gerçekleştirdiği ilk resmi görüşme, uzun yıllar süren gerginlik ve mesafenin ardından pragmatik bir işbirliği sürecinin başlangıcı olarak değerlendiriliyor. Bölgesel enerji ve deniz ticaret yollarının tıkandığı kritik bir dönemde gerçekleşen zirve, güvenlik ve ekonomi temelli somut dosyalara odaklanıyor.
New York’taki ön temasların ardından Şam’da bir araya gelen iki lider, ilişkileri kurumsal bir zemine oturtarak karşılıklı ekonomik ve stratejik çıkarları önceleyen bir yol haritası belirledi.
Bağdat’ın masasındaki kritik öncelikler: Petrol, su ve sınır hattı
Iraklı siyasi ve stratejik analistler, bu tarihi temasın ilişkileri geleceğe taşıyacak resmi bir meşruiyet zemini sunduğuna dikkat çekiyor. Bağdat yönetiminin Şam’dan temel beklentileri şu başlıklar altında toplanıyor:
- Kerkük-Banyas Petrol Boru Hattı: Hürmüz Boğazı’ndaki tıkanıklık nedeniyle alternatif güzergahlara yönelen Irak, on yıllardır atıl durumda bulunan Kerkük-Banyas hattını yeniden canlandırmayı amaçlıyor.
- Sınır Güvenliği: İki ülke arasındaki 600 kilometrelik sınır hattının tahkim edilmesi, DEAŞ kalıntılarıyla mücadele ve istihbarat paylaşımının kesintisiz sürdürülmesi hedefleniyor.
- Su Paylaşımı: Ortak nehirlerden gelen su kotalarının güvence altına alınması ve düzenli akışın sağlanması isteniyor.
- Yargı ve Tutuklular: Yabancı ve Suriyeli tutukluların durumuna ilişkin adli mekanizmaların devreye sokulması planlanıyor.
Ekonomik can simidi ve bölgesel dengeler
Bölgesel krizler sebebiyle petrol ihracatı sekteye uğrayan ve ekonomisinde daralma yaşayan Irak için Suriye kapısı hayati bir nefes borusu niteliği taşıyor. Sınır kapılarından günlük yaklaşık 3 bin tırın geçiş yaptığı belirtilirken, Şam yönetimi de bu açılımı bölgesel izolasyonu kırmak ve dengeli bir dış politika yürütmek için önemli bir fırsat olarak görüyor.
Güvenlik bürokrasisinin yürüttüğü temasların sınır bölgesindeki terör tehdidini yüzde 70 ila 80 oranında azalttığı kaydedilirken, ekonomik entegrasyonun iki başkent için de karşılıklı bir kazanç kapısı araladığı ifade ediliyor.
İdeolojik engeller ve silahlı grupların direnci
Analistler, sürecin romantik bir “bölgesel ittifak” olmaktan ziyade Washington’ın da desteklediği gerçekçi ve pragmatik bir ortaklık modeli olduğuna işaret ediyor. Ancak bu işbirliğinin önünde aşılması gereken iç siyasi engeller bulunuyor.
Bağdat’taki bazı İran yanlısı siyasi blokların ve devrik Şam yönetimi safında savaşmış silahlı milis unsurların Şam’daki yeni yönetime karşı mesafeli tutumu devam ediyor. Buna karşın Bağdat hükümetinin devlet ciddiyetiyle yürüttüğü diplomasi ve silahların devlet kontrolüne alınması çabaları, sürecin resmi kurumlar eliyle ilerletilmesini sağlıyor.
Suriye Dışişleri Bakanlığı, liderler arasındaki görüşmede güvenlik, ticaret ve enerji alanlarındaki işbirliğinin güçlendirilmesi yönünde tam bir mutabakat sağlandığını duyurdu.

















