İran ekonomisi, İsrail ve ABD’nin askeri saldırılarına hedef olduğu dönemi kapsayan İran takviminin ilk çeyreğinde (mart sonu – haziran sonu) yıllık bazda yüzde 10,1 daraldı. İran İstatistik Merkezi tarafından açıklanan resmi veriler, enerji ihracatına bağımlı ülke ekonomisinde petrol sektörü dahil edildiğinde yaşanan sert çöküşü gözler önüne serdi. Uluslararası Para Fonu (IMF) ise temmuz ayı projeksiyonunda ülke ekonomisinin bu yıl genelinde yüzde 5,4 küçüleceğini öngörmüştü.
Dünya Bankası verilerine göre 2025 yılında 362,7 milyar dolarlık milli gelire ve 92 milyonu aşan bir nüfusa sahip olan ülkede kişi başına düşen yıllık milli gelir 3 bin 900 dolar seviyesinde bulunuyordu. Ancak 28 Şubat’ta başlayan askeri operasyonlar, 40 günlük çatışmaların ardından nisan ayında varılan ateşkes ve haziranda imzalanan mutabakata rağmen düşmanlıkların yeniden alevlenmesi ekonomik dengeleri altüst etti.
Hürmüz Boğazı ve liman ablukası petrolü vurdu
Washington yönetiminin İran limanlarına yönelik deniz ablukasını yeniden devreye sokması, uluslararası yaptırımlar altında zorlanan petrol ihracatına ağır bir darbe indirdi. Küresel petrol arzının yaklaşık yüzde 20’sinin geçtiği Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğinin aksaması, Tahran’ın en önemli döviz kaynağını kesti.
Bu süreçte ekonomik göstergeler hızla kötüleşti:
- Tarihi kur çöküşü: Serbest piyasada riyalin değer kaybı durdurulamaz bir noktaya geldi ve 1 ABD doları 2,3 milyon İran riyali seviyesine kadar yükseldi.
- Gıda enflasyonunda patlama: İstatistik Merkezi, yıllık tüketici enflasyonunun ağustos ayında yüzde 69,9’a çıktığını açıkladı. Gıda ve temel ihtiyaç maddelerindeki fiyat artışı ise geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 128’e ulaştı.
- Satın alma gücünün erimesi: Enflasyon dalgası konut ve gıda fiyatlarını erişilmez kılarken, özellikle genç nüfusun ev sahibi olma veya temel ihtiyaçları karşılama imkanı kalmadı.
Akaryakıt zammı enflasyon baskısını artırıyor
ABD’nin İran ekonomisinin can damarlarını kesmeyi hedefleyen “Ekonomik Parya” yaptırım dalgasının ardından Tahran yönetimi, eylül ayı başında akaryakıt sübvansiyonlarında kesintiye gitti. Aylık tüketimi 110 litreyi aşan kullanıcılar için benzinin litre fiyatı 50 bin riyalden 100 bin riyale çıkarıldı.
Ekonomi uzmanları, yedek parça ve yeni araç ithalatının kısıtlı olması nedeniyle ülkedeki araç filosunun eski ve yüksek yakıt tüketen modellerden oluştuğunu vurguluyor. Benzine yapılan yüzde 100’lük zammın lojistik, tarım ve üretim maliyetlerini doğrudan artırarak önümüzdeki aylarda zincirleme bir fiyat artışı dalgasını tetiklemesi bekleniyor.




















