Yayımlanan “Gazze: Ateş Altında Doktorlar” adlı belgesel, Gazze’deki sağlık çalışanlarının ameliyathanelerden alıkonulup askeri gözaltı merkezlerine götürülme sürecini ve maruz kaldıkları ağır muameleleri gözler önüne serdi. Yapımda yer alan Filistinli sağlıkçıların yanı sıra İsrailli bir eski asker ile sahra hastanesinde görevli İsrailli bir doktorun itirafları, Sde Teiman başta olmak üzere gözaltı tesislerindeki koşulları ortaya koydu.
“Saldırılar münferit değildi, komutanların bilgisi vardı”
Güvenlik gerekçesiyle kimliğini gizleyerek konuşan İsrailli eski asker, Sde Teiman Askeri Üssü’nde tanık olduğu olayları anlatırken bazı askerlerin tutukluları darbetmeyi sıradan bir durum gibi gördüğünü ve yaptıklarını övünerek anlattığını ifade etti. Eski asker, fiziksel şiddetin her zaman münferit eylemlerden ibaret olmadığını, bazı komutanların bu durumlara bizzat katıldığını ya da haberdar olduğunu belirtti.
Aynı tesisteki sahra hastanesinde görev yapan İsrailli bir doktor ise Filistinli bir tutukluya rızası alınmadan ve anestezi veya ağrı kesici verilmeden son derece acı verici cerrahi operasyon uygulandığına şahit olduğunu söyledi. Doktor, hastanın acı içinde bağırmasına rağmen kimsenin müdahale etmediğini ve gözleri bağlı, hareket kabiliyeti kısıtlanmış kişilerin birer sayıya dönüştürülmesinin süreci psikolojik olarak kolaylaştırdığını dile getirdi.
Ameliyathanelerden sorgu odalarına uzanan süreç
Belgeselde tanıklığına başvurulan Filistinli hekimler, doğrudan görev yaptıkları hastanelerden alınarak alıkonulduklarını aktardı. El-Ehli Baptist Hastanesi’nde görevliyken gözaltına alınan Cerrah İsam Ebu Acve, Sde Teiman’da geçirdiği 137 gün boyunca sorgularda dişlerinin kırıldığını, tırnaklarının kerpetenle çekildiğini ve tıbbi yardım istediğinde bir İsrailli doktor tarafından darbedilip tehdit edildiğini anlattı.
Gözaltında hayatını kaybeden hekimler: Adnan el-Burş vakası
Yapımda en dikkat çeken başlıklardan birini, Şifa Hastanesi Ortopedi Bölüm Başkanı Dr. Adnan el-Burş’un hikâyesi oluşturdu. Kuşatma altındaki kuzey bölgesini terk etmeyerek hastaları tedavi etmeyi sürdüren Dr. Burş, El-Avda Hastanesi’nde alıkonulduktan sonra götürüldüğü Ofer Cezaevi’nde hayatını kaybetti. İnsan hakları kuruluşlarına sunulan tanık ifadeleri, Burş’un ölümünden önce ağır darba maruz kaldığına işaret ediyor.
İsrail Cezaevi İdaresi belgeselde yer alan iddialar hakkında bilgi sahibi olmadığını öne sürerken, ordu yetkilileri gözaltındakilere yönelik kötü muamelenin yasak olduğunu ve uluslararası hukuka uygun hareket edildiğini savunuyor.
Kayıplara rağmen süren görev ve çöken sağlık sistemi
Belgesel, ailesinden çok sayıda ferdi hava saldırılarında kaybetmesine rağmen hastanelerdeki görevine devam eden ve daha sonra gözaltına alınan Dr. Halid Hammude ile Kemal Advan Hastanesi’nde oğlunun ölümünün ardından hizmeti sürdüren ve ardından tutuklanan Dr. Husam Ebu Safiye’nin tanıklıklarına da yer veriyor.
Çatışmalar süresince Gazze Şeridi’nde hayatını kaybeden sağlık personeli sayısının 1.500’ü aştığı, onlarca uzman doktorun yaşamını yitirdiği ve sağlık altyapısının telafisi güç bir yıkıma uğradığı kaydediliyor.

















