1948 Filistin İslami Hareketi lideri Şeyh Raid Salah, Mescid-i Aksa’nın tarihi ve dini kimliğini tehdit eden ihlallerin kritik bir boyuta ulaştığını belirterek geniş çaplı bir seferberlik çağrısında bulundu. Al Jazeera Mubasher ekranlarında konuşan Şeyh Salah, İsrail kaynaklı baskınların yalnızca sayılarla sınırlı kalmadığını; Aksa avlusunda açıktan yürütülen ritüellerle mekanın doğrudan Yahudileştirilmeye çalışıldığını vurguladı.
Salah, 1948 topraklarındaki Filistinlileri acil teyakkuza, Mescid-i Aksa’ya akın etmeye, ribata sarılmaya ve mescidi yalnız bırakmamak adına itikaf ibadetini yeniden canlandırmaya davet etti.
390 bin baskın ve açıkça icra edilen ayinler
Ağustos 2015 ile Temmuz 2026 arasındaki dönemde Mescid-i Aksa’ya yönelik 390 bini aşkın baskın kaydedildiğini aktaran Şeyh Salah, bu girişimlerin tehlikeli bir tırmanış gösterdiğini söyledi. Baskınların niteliksel bir kırılmaya dönüştüğünü belirten Salah, mescid içinde gerçekleştirilen Talmudik uygulamaları sıraladı:
- Bireysel ve toplu dualar eşliğinde yere kapanarak icra edilen “epik secde” gösterileri.
- Şofar (boynuz) çalınması, nikah törenleri ve toplu dans halkaları kurulması.
- Mescid avlusunda mum yakılması, dini kıyafetlerle dolaşılması ve İsrail bayraklarının açılması.
- Mescid kapılarında baskına katılan gruplara dua kitapçıklarının dağıtılması.
Baskınlara bakanların ve milletvekillerinin katılım göstermesinin siyasi boyuttaki tehlikeyi artırdığını vurgulayan Salah, “Süleyman Mabedi” inşa çağrılarının yanı sıra Yahudi bayramlarında Aksa içine kurban sokma girişimlerinin de yoğunlaştığına işaret etti.
“Kıyamete kadar sadece Müslümanların hakkıdır”
Tehditlerin boyutuna dikkat çeken Şeyh Raid Salah; Celile, Müselles, Necef ile Akka, Hayfa, Yafa, Lod ve Remle gibi sahil kentlerinde yaşayan Filistinlilere seslenerek, baskılara rağmen Aksa’daki varlığın güçlendirilmesini istedi. Salah, “Mescid-i Aksa; son taşına, son toprak tanesine kadar kıyamete dek sadece ve sadece Müslümanların mutlak hakkıdır. Dünyadaki hiçbir topluluğun burada zerre kadar hakkı yoktur” ifadelerini kullandı.
Geçtiğimiz ayın sonlarında İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir’in Mescid-i Aksa’ya girerek “Buranın sahipleri biziz” açıklaması yapması, gerilimi tırmandıran en somut adımlardan biri olmuştu.
Kudüs Valiliği verileri de İsrail makamlarının Filistinlilerin Aksa’ya erişimini sistematik olarak engellediğini ortaya koyuyor. 2026 yılının başından bu yana Aksa’dan yaklaşık 900 uzaklaştırma kararının alındığı, özellikle Yahudi bayramları öncesinde tekbir getiren Müslümanların hedef alınarak cezalandırıldığı kaydedildi. 2015 yılında İslami Hareket’in faaliyetlerinin yasaklanması ve Aksa’ya otobüslerle cemaat taşıma imkânının kısıtlanmasının ardından oluşan insan gücü boşluğu, yerel halkın dayanışmasıyla aşılmaya çalışılıyor.

















