Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani, bölgedeki güvenlik ve istikrarın tesisi için önemli bir adım atıldığını belirterek, Suriye’deki kamplardan binlerce DEAŞ mensubunun Irak hapishanelerine nakledildiğini duyurdu. Bölgenin huzurunu tehdit eden bu unsurların akıbeti, hem Irak’ın ulusal güvenliği hem de uluslararası toplumun sorumlulukları açısından kritik bir dönemece girdi.

1. Nakil süreci ne zaman ve neden başladı?

Irak, Suriye’nin kuzeydoğusunda ABD destekli SDG’nin elinde tutulan DEAŞ mensuplarını birkaç hafta önce teslim almaya başladı. Suriye ordusunun bölgedeki ilerleyişi ve SDG’nin kontrol alanının daralması, bu tehlikeli unsurların güvenli bir alana nakledilmesini zorunlu kıldı. ABD ve uluslararası koalisyonun koordinasyonuyla yürütülen süreçte yaklaşık 7 bin kişinin Irak’a nakledilmesi planlanıyor.

2. Irak hükümeti bu kararı nasıl değerlendiriyor?


Ben-Gvir'den Kudüs'te 300 bin İsrailliye silah ruhsatı
Ben-Gvir’den Kudüs’te 300 bin İsrailliye silah ruhsatı
İçeriği Görüntüle

Başbakan Sudani, bu hamleyi sadece bir nakil işlemi değil, “bölgesel ve küresel güvenliği korumayı amaçlayan bağımsız bir Irak kararı” olarak tanımladı. Irak yönetimi, bu unsurların başıboş kalmasının bölgede yeni bir “ifsat” dalgasına yol açmasından endişe ediyor.

3. Teslim alınanların sayıları ve uyrukları nelerdir?

Irak Adalet Bakanlığı, 61 farklı ülkeden toplam 5.704 militanın teslim alındığını açıkladı. Dağılım ise şu şekildedir:

Uyruk GrubuKişi Sayısı
Irak Uyruklular467
Suriye Uyruklular3.543
Diğer Arap Ülkeleri710
Arap Olmayan Yabancılar983
Toplam5.704

4. Güvenlik ve organizasyon nasıl sağlanıyor?

Nakledilen kişiler Bağdat ve çevre illerdeki yüksek güvenlikli ıslah merkezlerine yerleştirildi. Adalet Bakanlığı, bu dosyanın ulusal güvenlik meselesi olduğunu vurgulayarak “üst düzey bir soruşturma komisyonu” kurulduğunu açıkladı. Irak’ın geçmişteki terörle mücadele tecrübesi, bu zorlu sürecin yönetiminde temel dayanak noktası olarak görülüyor.

5. Yargı süreci nasıl işleyecek?

Irak Yüksek Yargı Konseyi, teslim alınanların 1.387’si hakkında soruşturmanın başladığını duyurdu. Uluslararası Adli İşbirliği Merkezi, bu kişilerin işledikleri suçlara dair kanıtları ve belgeleri tasnif ederek yargı sürecine sunuyor. Birçoğu hakkında halihazırda gıyabi tutuklama kararı veya kesinleşmiş hükümler bulunuyor.

6. Uluslararası toplumun sorumluluğu nedir?

Irak hükümeti ve Silahlı Kuvvetler Sözcüsü Sabah el-Numan, yabancı devletlere kendi vatandaşlarını teslim almaları için defalarca çağrı yapıldığını ancak karşılığın zayıf kaldığını belirtti. Irak, bu ağır yükün tek bir ülkenin omuzlarına bırakılmaması gerektiğini savunarak, ilgili ülkelerin kendi vatandaşlarını yargılamak üzere teslim almalarını talep ediyor.

7. ABD ve uluslararası koalisyonun rolü nedir?

ABD Merkez Kuvvetleri (CENTCOM), nakil sürecini lojistik olarak destekliyor. Uluslararası koalisyonun, bu kişilerin Irak hapishanelerindeki masraflarını karşılayacağı belirtiliyor. Suriye’deki SDG kontrolündeki hapishanelerde 10 binden fazla militan ve on binlerce aile üyesinin bulunduğu göz önüne alındığında, bu sevkiyatın bölgedeki büyük kördüğümü çözmek için atılan en kapsamlı adım olduğu ifade ediliyor.

Bu devasa operasyon, DEAŞ’ın bölgede yeniden zemin bulmasını engellemeyi hedeflerken, Batılı ülkelerin kendi vatandaşları olan militanlar konusundaki isteksizliği temel kriz noktası olmaya devam ediyor.

Daily Ummah