ABD Başkanı Donald Trump’ın 29 Eylül 2025’te ilan ettiği 20 maddelik Gazze planının üzerinden tam bir yıl geçti. Savaşın durdurulması, esir takası ve zorunlu göçün önlenmesi gibi ilk aşama hedefleriyle sunulan plan, geride kalan bir yıllık süreçte sahadaki insani felaketi dindirmekte yetersiz kaldı. Resmi veriler ve uluslararası raporlar; nüfusun yüzde 94’ünün acil barınma ve temel insani yardıma muhtaç olduğunu, 1,5 milyon Filistinlinin ise derme çatma çadırlarda yaşam savaşı verdiğini gösteriyor.
Bölgedeki 270 bin çadırdan 162 bininin kullanılamaz durumda yırtık ve harap olduğu belirtilirken, Trump’ın kurduğu “Barış Konseyi” tarafından sağlanan barınma desteğinin toplam ihtiyacın yalnızca yüzde 3 ila 4’ünü karşılayabildiği kaydedildi.
Barış Konseyi denetimi ve İsrail vetosu
Plan kapsamında 22 Ocak 2026’da tüzüğü imzalanarak hayata geçirilen ve Birleşmiş Milletler mekanizmalarının yerini alan Barış Konseyi, hedeflerine ulaşamadı. Başkanlığını geniş yetkilerle Donald Trump’ın yürüttüğü ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun da üye olarak dahil edildiği konseyin yapısında Filistin tarafına temsil hakkı tanınmadı.
Yönetim piramidinin dördüncü basamağında yerel idare için kurulan teknokratlar komisyonu, İsrail ve ABD’den isim bazında onay almasına rağmen dokuz aydır Gazze Şeridi’ne sokulmadı. İsrail ordusunun bu engellemesine karşı konsey yönetiminin herhangi bir yaptırım ya da baskı uygulamaması tepkileri artırdı.
Ateşkes sürecinde 5 binden fazla ihlal
Ekim 2025’te yürürlüğe giren ateşkese direniş gruplarının genel olarak sadık kalmasına karşın, İsrail ordusunun sahadaki askeri hareketliliği hız kesmedi. Kayıt altına alınan bilançoya göre:
- Ateşkes ihlalleri: Bir yıllık süreçte İsrail kaynaklı 5 bin 147 ateşkes ihlali yaşandı; bu saldırılarda 1.421 Filistinli hayatını kaybetti, 4 bin 983 kişi yaralandı.
- İşgal sahasının genişlemesi: İsrail ordusu Gazze Şeridi’ndeki kontrol alanını yüzde 52 seviyesinden yaklaşık yüzde 70’e yükselterek ateşkesten önceki sınırların ötesine geçti.
- Yardım ablukası: Planda günlük en az 600 tırın giriş yapması öngörülürken, kısıtlamalar nedeniyle günlük ortalama sadece 206 tırın geçişine izin verildi.
Enkaz kaldırma ve imar projeleri masada kaldı
Savaş sırasında yaklaşık yüzde 90’ı tahrip olan Gazze altyapısı, 60 milyon tonu aşan enkaz yığını ve yıkılan 370 bin konutun onarımı için gerekli inşaat makinelerinin girişine izin verilmedi.
Barış Konseyi’nin mayıs ayında vadettiği 17 milyar dolarlık yeniden imar fonu hayata geçirilemezken, eylül ayı itibarıyla yalnızca 2,45 milyar dolarlık kısıtlı bir başlangıç taslağının konuşulması sahadaki hoşnutsuzluğu artırdı. Temel hizmetlerden yoksun bırakılan ve güvenlik kaosunun derinleştiği bölgede uygulanan tecrit politikalarının, Filistinlileri dolaylı yoldan göçe zorlayan bir iklim yarattığı ifade ediliyor.



















