Yemen’de İran destekli Husilerin başkent Sana’yı kontrol altına almasının üzerinden 12 yıl geçti. Dört yıllık göreli sükûnetin ardından ülke genelinde çatışmalar yeniden alevlenirken, sahadaki askeri dengeler kritik bir kırılma noktasına ulaştı. 21 Eylül 2014’te başkentin düşmesiyle başlayan iç savaş, ülkeyi fiilen ikiye bölerken yaklaşık 5 milyon Yemenlinin de yerinden edilmesine yol açtı.
Sahadaki dengeleri değiştiren yeni çatışma dalgası
Husilerin kontrol alanlarındaki ablukayı kırma gerekçesiyle başlattığı son askeri hareketlilik, kısa sürede geniş çaplı kara operasyonlarına dönüştü. Kızıldeniz kıyısındaki stratejik liman ve geçiş noktalarına yönelen Husi güçleri; Hudeyde vilayetindeki Hays ve el-Huhe kentlerinin yanı sıra Taiz’e bağlı Muha, Babülmendep Boğazı ve Mayyun Adası hattında ilerleme kaydetti.
Buna karşılık meşru Yemen hükümeti güçleri, coğrafi konumu sebebiyle başkent Sana dahil 8 vilayetle sınırı bulunan Beyda vilayetini geri almak üzere operasyon başlattı. Suudi Arabistan sınırındaki stratejik El-Cevf vilayetinde taarruza geçen hükümet birlikleri ile zengin petrol yataklarına sahip Marib çevresinde Husi güçleri arasındaki şiddetli çatışmalar sürüyor. Bölgesel gerilimlerin gölgesinde Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik füze ve insansız hava aracı saldırıları ile Kızıldeniz’deki ticari gemileri hedef alan eylemleri de tırmanış gösteriyor.
Yemen ordusunda başkent Sana hazırlığı
Çatışmaların yoğunlaşmasıyla birlikte meşru hükümet kanadından Sana’nın geri alınmasına dair kararlılık mesajları gelmeye başladı. Yemen Savunma Bakanlığı yetkilileri askeri operasyonların nihai yönünün Sana olduğunu ve başkenti kurtarma kararının kesinleştiğini belirtiyor.
Geçtiğimiz günlerde Sana semalarında insansız hava araçlarının görülmesi, patlama ve uçaksavar seslerinin duyulması tansiyonu daha da yükseltti. Yerel kaynaklar Husi hedeflerine yönelik nokta operasyonlar düzenlendiğini aktarırken, Husi askeri sözcülüğü Sana’daki saldırı girişimlerinin engellendiğini öne sürdü.
Başkentin kontrolü yeniden sağlanabilir mi?
Yemenli uzmanlar, uluslararası ve bölgesel konjonktürün değiştiği bu dönemde hükümet güçlerinin Sana’yı geri alabilmesi için belirli şartların oluşması gerektiğini vurguluyor. Askeri ve siyasi analistlere göre başkentin yeniden devlet kontrolüne geçebilmesi; hükümet bünyesindeki tüm askeri unsurların tek bir komuta altında birleşmesine, hava desteğinin eksiksiz sağlanmasına ve sahadaki ateş gücü üstünlüğünün korunmasına bağlı bulunuyor.

















