Yemen’in güneybatısındaki Taiz kenti ve çevresi, hükümet güçleri ile Ensarullah (Husi) hareketi arasında kritik lojistik hatları ve stratejik tepeleri ele geçirme mücadelesine sahne oluyor. Karşılıklı topçu atışlarının ötesine geçen çatışmalar; Hayfan, El-Vaziiye, El-Kedha, Cebel Habeşi ve Tur el-Baha hatlarında yoğunlaşarak bölgedeki askeri denklemi yeniden hareketlendirdi.
İkmal yolları ve zirveler için amansız savaş
Yemen hükümet güçleri, Lahic vilayetine bağlı Tur el-Baha ekseninde Husilerin geniş çaplı bir taarruzunu püskürttüklerini ve Taiz’in güneydoğusundaki Hayfan ile El-Ekbüş bölgelerinde Husilere ait mevzilere 6 hava harekatı düzenlendiğini açıkladı. Buna karşılık Husilerin askeri sözcüsü Yahya Seri, Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyonun Taiz, Saada, Marib ve Hudeyde başta olmak üzere çeşitli vilayetlere son 24 saatte 51 hava saldırısı gerçekleştirdiğini iddia etti.
Taiz kırsalındaki çatışmaların asıl odağını, kentin Aden ile bağlantısını sağlayan Taiz-Turbe-Tur el-Baha güzergahı oluşturuyor. Taiz-Muha yolunun güvenli geçişe kapanmasının ardından kentin hükümet kontrolündeki güney limanlarına açılan tek can damarı haline gelen bu hat, çevresindeki hakim tepeleri kontrol eden tarafın insafına kalıyor. Dağlık kuşağın kontrolü, yalnızca yerel bir hakimiyet değil; Muha ve Babülmendep Boğazı’na inen ikmal ağlarının güvenliğini de belirliyor.
İletişim kuleleri neden hedef alınıyor?
Çatışmaların son dalgasında dikkat çeken bir diğer unsur, haberleşme altyapısının hedef alınması oldu. Bölgeden gelen bilgiler, Taiz ve çevre illerde çok sayıda baz istasyonu ve iletişim kulesinin vurulduğunu gösteriyor.
Askeri uzmanlar, haberleşme ağlarına yönelik saldırıların yalnızca sivil hizmetleri aksatmakla kalmadığını; saha komuta-kontrol mekanizmalarını felç etmeyi, insansız hava araçlarının (İHA) yönlendirilmesini engellemeyi ve istihbarat akışını kesmeyi amaçladığını belirtiyor. Zorlu dağ coğrafyasında yürütülen bu yıpratma hamleleri, tarafların ateş gücünü koordine etmesini zorlaştırarak sahada bir “harekatsal tıkanıklığa” yol açıyor.
Sahada tıkanıklık ve sivil halkın çilesi
Mevcut tablo hızlı bir askeri zaferden ziyade, tarafların mevzilerini korumaya ve karşı tarafı lojistik olarak boğmaya çalıştığı bir yıpratma savaşına işaret ediyor. Uzmanlara göre Taiz; Cevf ve petrol zengini Marib ile birlikte Yemen savaşının nihai kaderini tayin edecek stratejik üçgenin en kritik ayağını oluşturuyor.
Askeri hatlardaki bu kilitlenmenin bedelini ise doğrudan siviller ödüyor. Çatışma hatlarının sivil geçiş yollarıyla iç içe geçmesi gıda, akaryakıt ve ilaç taşımacılığını neredeyse imkansız hale getirdi. Birleşmiş Milletler verileri, bölgedeki çatışmalar sebebiyle 148 binden fazla sivilin göç etmek zorunda kaldığını, kamplarda kolera, kızamık ve dang humması gibi salgın hastalıkların tırmandığını ortaya koyuyor. Taiz’deki çatışmalar, kentin dış dünyayla olan son fiziki bağlarını da koparma tehlikesi taşıyor.



















