Yemen’in güneyindeki tarihi Aden Rafinerisi, devasa kuleleri ve kilometrelerce uzanan boru hatlarıyla 10 yılı aşkın süredir tam kapasiteli üretimden uzak bir şekilde ayakta kalmaya çalışıyor. 1954 yılında faaliyete geçen ve ülkenin en büyük enerji tesislerinden biri olan rafineri, sınırlı asfalt üretimi ve yakıt depolama faaliyetleri dışında ticari ölçekli ham petrol işleme fonksiyonunu geri kazanamadı.
Ülke döviz rezervlerinin önemli bir kısmını akaryakıt ithalatına harcarken, günlük 140 bin varillik rafinaj kapasitesine sahip tesisin neden yeniden devreye alınamadığı ekonomik ve teknik tartışmaların odağında yer alıyor.
Rafinajdan depolama gelirlerine geçiş
Aden Rafinerisi İcra Direktörü Said Muhammed, tesisin 2015 yılında Marib’den gelen ham petrol sevkiyatının kesilmesi, mücbir sebep ilanı ve çatışmalarda yaşanan hasarlar nedeniyle durduğunu açıkladı. Şirket, bu süreçte operasyonel giderlerini ve personel maaşlarını karşılayabilmek için petrol depolama tanklarını kiralamaya ve sınırlı lojistik hizmetler sunmaya yöneldi.
Tesisin metal korozyonuna karşı periyodik bakımdan geçirildiğini belirten Muhammed, 70 yıllık altyapının modernize edilmeden sürdürülebilir üretime geçmesinin mümkün olmadığını kaydetti.
En büyük engel: Tamamlanamayan enerji santrali
Rafinerinin yeniden üretime geçebilmesi için yalnızca elektriğe değil; buhar, soğutma suyu ve basınçlı havaya da ihtiyaç duyuluyor. Bu gereksinimleri karşılayacak 15 megavatlık santral projesi ise yıllardır tamamlanamıyor:
-
Çinli Şirket ve Finansman: 2018’de Çinli Shanghai Turbine şirketiyle başlatılan modernizasyon projesi, finansman yetersizlikleri nedeniyle durdu.
-
Maliyet ve Süre: Santralin tamamlanması için yaklaşık 20 ila 25 milyon dolarlık kaynağa ve ekiplerin sahaya dönmesinden itibaren 14 aylık çalışma süresine ihtiyaç duyuluyor.
-
Yönetişim ve Denetim: Yemen Sayıştayı ve Başsavcılık raporlarında, geçmiş dönemde santral ve modernizasyon projelerine ilişkin imzalanan 180,5 milyon dolarlık sözleşmelerde usulsüzlükler bulunduğu iddiasıyla açılan davaların sürdüğü belirtiliyor.
Ham petrol arzı ve ithalat yükü
Ekonomist Abdülgani Cağman, rafinerinin kapalı kalmasının yalnızca teknik bir sorun olmadığını; yakıt ithalatı üzerinden rant sağlayan ticari lobilerin ve yönetim mekanizmalarındaki tıkanıklığın da süreci etkilediğini vurguluyor.
Uluslararası Para Fonu (IMF) verilerine göre Yemen’in ham petrol ihracatının durması ve döviz rezervlerinin kritik seviyelere inmesi, dışarıdan dövizle işlenmiş yakıt ithal edilmesini ağır bir yüke dönüştürüyor. Uzmanlar, ülkenin kendi ham petrolünü ihraç edip katma değerli ürünleri navlun, sigorta ve aracı maliyetleriyle yeniden satın almasının ekonomik bir tezat oluşturduğunu belirtiyor.
Asfalt üretimi başladı ancak tam kapasite uzak
Rafineri yönetimi, Temmuz 2025’te başlatılan planlama kapsamında vakum distilasyon ve asfalt üretim ünitesini devreye aldı. Üretilen asfaltın kuzey ve güney vilayetlerine sevkiyatı başlasa da bu adım rafinerinin ana işlevini karşılamıyor. Günlük 6 bin varil kapasiteli küçük ölçekli ünitenin devreye alınması planlansa da tesisin tam kapasiteye ulaşabilmesi için istikrarlı ham petrol sevkiyatı ve kapsamlı sermaye yatırımı şart koşuluyor.
Aden Rafinerisi İşçi Sendikası Başkanı Sened Musa Ali ise yıllardır süren kesintinin çalışanların özlük haklarını ve istihdam güvenliğini sarstığını, yaklaşık 4 bin emeklinin sosyal güvenlik haklarının şirket bütçesi üzerinde ağır bir yük oluşturduğunu ifade ediyor.



