Abluka altındaki İran’da ilaç krizi: Hastalar çaresiz kaldı

İran'da uygulanan hava ve deniz ablukası ile çatışmalar, kanser ilaçları dahil 800 kalemde kritik ilaç krizine yol açtı.

Abluka altındaki İran'da ilaç krizi: Hastalar çaresiz kaldı

İran’da yaşanan askeri gerilimler ve ardından uygulanan hava ve deniz ablukası, ülkedeki sağlık sektörünü derin bir krizin eşiğine getirdi. Başkent Tahran başta olmak üzere ülke genelindeki eczanelerde kritik ilaçlar tükenirken, özellikle kanser gibi kronik rahatsızlıklarla mücadele eden hastalar ve yakınları hayatta kalabilmek için karaborsaya mahkûm kalıyor.

Tahran Eczacılar Derneği tarafından paylaşılan verilere göre, yaklaşık 800 ilaç ürünü tedarik edilemeyenler listesine girdi. Bu ilaçlardan 90’ının hayati öneme sahip “acil ve kritik” kategorisinde olduğu, krizden etkilenen ürünlerin 400’ünün ise yerli üretim tesislerinde imal edildiği bildirildi.

Yerli üretim yanılgısı ve ham madde bağımlılığı

İranlı yetkililer, ülkenin ihtiyaç duyduğu ilaçların yüzde 97’sini yerli imkânlarla ürettiğini belirtse de mevcut kriz bu oranın tam bir bağımsızlık anlamına gelmediğini gözler önüne serdi. İlaç endüstrisinin aktif etken maddeler, yardımcı bileşenler ve üretim ekipmanları açısından büyük oranda dışa bağımlı olması, dış baskılar ve lojistik engeller karşısında üretimin durma noktasına gelmesine neden oldu.

Eczacı Selahaddin Hiveydi, ilaç sektöründeki ilk şokun 12 Gün Savaşı ile başladığını, Ramazan Savaşı ve akabinde gelen hava-deniz ablukasıyla tablonun tam bir ulusal krize dönüştüğünü belirtti. Döviz kurlarındaki kontrolsüz artış ve hükümetin sübvanse döviz desteğini çekmesiyle maliyetlerin katlandığını vurgulayan Hiveydi; sigorta şirketlerinin ödeme yapamaması nedeniyle eczanelerin sadece peşin satışa yöneldiğini aktardı.

Hastalar için kalan üç zorlu seçenek

Piyasada kanser ve kemoterapi ilaçlarının yanı sıra yerli üretim insülinin dahi bulunamadığına dikkat çeken Hiveydi, vatandaşların önünde yalnızca üç seçenek kaldığını ifade etti:

  • Karaborsadan fahiş fiyatlarla kontrolsüz ilaç satın almak,
  • İthal ilaçlarla aynı klinik etkinliği göstermeyen yerli muadilleri kullanmak,
  • Tedaviyi sürdürebilmek amacıyla komşu ülkelere geçici göç etmek.

Karaborsanın merkezi hâline gelen Nasır Hüsrev Caddesi’nde fiyatlar astronomik seviyelere çıkarken, uzmanlar karayolu üzerinden kaçak yollarla getirilen ilaçların soğuk zincir kurallarına uyulmaması sebebiyle etkinliklerini yitirdiği ve hayati risk taşıdığı uyarısında bulunuyor.

İlaç fabrikaları doğrudan hedef alındı

İran Sağlık Bakanlığı Eski Sözcüsü Kiyanuş Cihanpur, krizin boyutunun yalnızca ticari ve finansal yaptırımlarla sınırlı olmadığını, doğrudan askeri saldırıların da sektörü vurduğunu açıkladı.

Cihanpur; Tevfik Daru gibi ilaç üretim tesislerinin ve ülkenin aşı ile bulaşıcı hastalıklar alanındaki en büyük araştırma merkezi olan Pasteur Enstitüsü’nün doğrudan vurulduğunu kaydetti. Çatışmalarda 20’den fazla ilaç üretim tesisinin kısmen veya tamamen hasar gördüğünü ve denizdeki sevkiyatların hedef alındığını belirten Cihanpur, ülkedeki ilaç üretim altyapısının yaklaşık yüzde 10’unun askeri operasyonlar sonucu devre dışı kaldığını bildirdi.

Abluka altındaki İran’da ilaç krizi: Hastalar çaresiz kaldı
0
Haber Bülteni
Bültenimize Katılın

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

Spam göndermiyoruz. İstediğiniz zaman abonelikten çıkabilirsiniz.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

KAI ile Sohbet Et

Yapay zeka asistanı
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.