İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, göreve geldiği günden bu yana İsrail hapishanelerindeki Filistinli tutuklulara yönelik caydırıcı ve cezalandırıcı önlemlerini artırarak sürdürüyor. Fiziksel ve sözlü saldırıların yanı sıra aç bırakma, tıbbi bakım yetersizliği ve insani şartlardan yoksun bırakma gibi uygulamalar aşırı sağcı bakanın politikalarının merkezinde yer alıyor.
Bakan Ben-Gvir, son olarak Ramallah yakınlarındaki Ofer Cezaevi’nde bir Kadın Filistinli tutuklunun hücresine baskın düzenledi. Tutuklunun yetersiz gıda, temiz su eksikliği ve havalandırma hakkının engellenmesine yönelik şikayetlerine yanıt veren Ben-Gvir, “Yemekler iyi olmamalı, burası bir otel değil” ifadelerini kullanarak hak ihlallerini savundu.
Cezaevi Baskınları Ve Doğrudan Tehditler
Gözaltı merkezlerine ve hücrelere yönelik gerçekleşen baskınlar münferit olaylar olmaktan çıkıp sistematik bir yönteme dönüştü. Ben-Gvir’in gerçekleştirdiği öne çıkan baskın ve tehditler şu şekilde sıralanıyor:
-
Hücre Baskınları ve İdam Tehdidi: Geçtiğimiz yıl Rimon Cezaevi’nde tek kişilik hücrede tutulan Filistinli tutuklu Marwan Barghouti’nin hücresine girerek doğrudan tehditlerde bulundu. Ekim ayında ise kelepçeli tutukluların arasında gezerek idam edileceklerini beyan etti.
-
Ofer Cezaevi’nde Güç Kullanımı: Cezaevi yönetimiyle birlikte koğuşlara düzenlenen baskınlarda ses ve gaz bombaları kullanıldı, tutuklulara yönelik orantısız güç uygulandı.
-
Aktivistlere Yönelik Kötü Muamele: Gazze ablukasını kırmak için yola çıkan Özgürlük Filosu aktivistlerinin kelepçelenerek tartaklandığı anlara ait görüntüler, Ben-Gvir tarafından sosyal medyada paylaşıldı.
Aç Bırakma Politikası Ve “Timsahlı Hapishane” Projesi
İsrail Yüksek Mahkemesi’ndeki duruşmalarda tutukluların gıda porsiyonlarının azaltıldığını açıkça savunan Ben-Gvir, aç bırakma politikasını bir cezalandırma aracı olarak kullanıyor. Su kısıtlamaları, yatak örtülerinin toplanması ve soğuk zeminlerde yatırma gibi uygulamalar sağlık sorunlarını derinleştiriyor.
Öte yandan Negev’deki Ktziot Cezaevi etrafında 170 metrelik su hendekleri kazılarak içerisine timsahların yerleştirilmesini içeren 21 milyon şekellik (yaklaşık 6,3 milyon dolar) deneysel proje, kamuoyunda ve insan hakları örgütlerinde büyük tepki topladı.
İdam Yasası Ve Hukuki Boyut
İhlallerin yanı sıra hukuki alanda da adımlar atan Ben-Gvir’in liderliğindeki Yahudi Gücü (Otzma Yehudit) partisi, Filistinli tutuklulara yönelik idam cezasını öngören kanun teklifini gündeme getirdi. İsrail Meclisi (Knesset) tarafından kabul edilen yasa, askeri mahkemelerce mahkum edilen Filistinliler için asılarak idam edilme cezasının önünü açıyor.
Ekim 2023’ten bu yana cezaevlerindeki insani koşulların hızla kötüleştiği, uluslararası insan hakları kurumlarının raporlarına ve hukuki başvurulara yansımaya devam ediyor.



