Yemen Başkanlık Liderlik Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi, New York’ta düzenlenen Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu hitabında tarihi açıklamalarda bulundu. Ensarullah hareketine (Husiler) karşı anayasal meşruiyeti ve cumhuriyeti savunmak üzere tüm Yemen halkını genel seferberliğe çağıran Alimi, Husi saflarını terk ederek orduya sığınan herkes için genel af ilan edildiğini duyurdu.
Alimi, yasal prosedürler çerçevesinde yürürlüğe girecek af kararının, silah bırakıp devlete teslim olan ordu ve güvenlik mensuplarının kazanılmış haklarının korunmasını da kapsayacağını belirtti.
Nihai hedef: Başkent Sana’yı kurtarmak
Cumhuriyet rejimini ve devlet kurumlarını yeniden inşa etme kararlılığını vurgulayan Alimi, askeri hedeflerinin geçici mevzi kazanımları değil, başkent Sana dahil tüm ülke topraklarında devlet egemenliğini yeniden tesis etmek olduğunu söyledi.
Seferberliğin yalnızca askeri personelle sınırlı olmadığını hatırlatan Konsey Başkanı, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Büyük milli davalar günlük mevzi değişiklikleriyle değil, kararlılıkla ölçülür. Yemen halkı insan onurunu, eşit yurttaşlığı ve güvenliğini korumak için tarihi bir eşiktedir. Tüm aşiretleri ve yurttaşlarımızı, intikam duygularından uzak durarak meşru devlet kurumlarının ve ordunun etrafında kenetlenmeye çağırıyorum.”
Husi kontrolündeki bölgelerde yaşayan vatandaşlara da seslenen Alimi, sivillerin çatışmanın tarafı değil, mağduru olduğunu ve çocukların silahlı milislerin savaşına yakıt yapılmaması gerektiğini dile getirdi.
Güney diyaloğu ve bölgesel istikrar vurgusu
Konuşmasında güney vilayetlerinin fedakarlıklarına dikkat çeken Alimi, Suudi Arabistan’ın himayesinde yürütülen “Güney-Güney Diyaloğu” sonuçlarına bağlı kalacaklarını yineledi. Adil ve kapsayıcı bir çözüm taahhüdünde bulunan lider, Yemen’in mezhepçi ve ırkçı projelere teslim edilmeyeceğini, Körfez ve Arap dünyasıyla barışık modern bir hukuk devleti olarak ayağa kalkacağını ifade etti.
Savaş manifestosu ve üç kritik şart
Al Jazeera Yemen Masası Editörü Ahmed eş-Şelfi, Alimi’nin BM kürsüsündeki konuşmasını kapsamlı bir “savaş ilanı ve strateji manifestosu” olarak nitelendirdi. Kızıldeniz ve Babülmendep Boğazı hattındaki küresel seyrüsefer güvenliğine işaret eden Şelfi, başkent Sana’nın kurtarılması hedefinin gerçekleşebilmesi için üç temel koşulun altını çizdi:
- Uluslararası ve Bölgesel Siyasi Kalkan: Hükümetin askeri ilerleyişini destekleyecek güçlü diplomatik meşruiyet zemini,
- Ortak Askeri ve Siyasi İrade: Hükümet unsurları ve yerel güçler arasındaki komuta birliğinin sahada kusursuz işlemesi,
- Caydırıcı Muharebe Kapasitesi: Ordu birliklerinin İHA ve hava unsurlarıyla desteklenen modern teçhizat üstünlüğünü sahaya yayması.
Şelfi, hükümet güçlerinin savunma pozisyonundan çok cepheli taarruz aşamasına geçtiğini, ilan edilen af kararının ise ilerleyen süreçte Husi saflarındaki çözülmeyi hızlandırabileceğini kaydetti.

















