Irak mutfak kültürünün ve günlük sosyal yaşamının merkezinde yer alan, yerel lehçede “istikane” olarak bilinen ince belli cam bardaktaki çay geleneği, son yıllarda hızla yayılan yeni nesil kahve kültürüyle tatlı bir rekabete girişti. Başkent Bağdat’ta üçüncüsü düzenlenen Kahve ve Çay Festivali, köklü bir alışkanlık ile genç neslin yükselen tercihi arasındaki bu çekişmeyi gözler önüne serdi.
Çok sayıda üretici, yerel kahve kavurucusu ve çay ithalatçısının katıldığı festivalde, ziyaretçiler hem geleneksel tatları hem de farklı demleme yöntemleriyle hazırlanan yeni lezzetleri deneyimleme fırsatı buldu.
Geleneksel bardaklar ile üçüncü nesil dalga karşı karşıya
Festival organizatörlerinden Ala Rıza Alvan, bu yılki buluşmanın geçmiş edisyonlara kıyasla çok daha geniş bir katılıma sahne olduğunu belirtti. Soğuk demlemeden filtre kahveye, aromalı bitki harmanlarından geleneksel siyah çaya kadar geniş bir ürün yelpazesinin sunulduğunu aktaran Alvan, tüketicilerin damak zevkine göre seçim yapabileceği zengin bir çeşitlilik oluştuğunu ifade etti.
Etkinliğe katılan kahve dükkanı işletmecisi Mustafa ise kahveye yönelik merakın her yıl katlanarak arttığını, ancak çayın Irak insanının günlük rutini içerisindeki yerini sarsmanın oldukça güç olduğunu vurguladı:
“Çay bizim için sabah, öğle, ikindi ve akşamdır; yemekten önce de içilir, yemekten sonra da. Kahveye ilgi artsa da günün her anında çayın varlığı sürüyor.”
Kuşaklar arası tercih farkı belirginleşiyor
Kahve kavurma merkezinde çalışan Ayat, tüketim alışkanlıklarındaki değişimin doğrudan nesillerle ilişkili olduğunu söyledi. 1960’lar, 70’ler ve 80’ler kuşağının neredeyse tamamen çay odaklı bir alışkanlığa sahip olduğunu belirten Ayat, yeni kuşağın ise kahveyi bir yaşam tarzı olarak benimsediğini ve önümüzdeki 10 ila 20 yıl içinde Irak genelinde tüketim oranlarının yarı yarıya dengelenebileceğini öngördü.
Kahve tüccarı İskender Ali de son yıllarda çiğ çekirdek ithalatının ve yerel kavurma atölyelerinin sayısının hızla arttığına dikkat çekti. Yüksek hava sıcaklıklarında dahi sıcak çay içmesiyle bilinen Iraklıların, artık nitelikli kahve çeşitlerine de büyük ilgi gösterdiğini kaydetti.
“Çay partisindeniz”: Masadaki taht kolay sarsılmıyor
Festival alanındaki pek çok ziyaretçi ve çay satıcısı ise kahvenin yükselişine rağmen çayın liderliği bırakmayacağı görüşünde birleşti. Ziyaretçilerden Şeyma ve Şuan, çayın Irak sofrasının vazgeçilmez bir tamamlayıcısı olduğunu belirterek, kahvenin belirli anlarda keyifle tüketildiğini ancak çayın yerini hiçbir içeceğin dolduramayacağını savundu. Çay tüccarı Mustafa Macid de benzer şekilde çayın sofranın temel taşı olduğunu ve hiçbir alternatifin bu kültürü unutturamayacağını ifade etti.
Dünyada tüketim dengeleri
Festivaldeki bu kültürel çekişme küresel tüketim verilerine de yansıyor. Kişi başına düşen yıllık çay tüketiminde Türkiye dünya liderliğini korurken, kahve pazarı da küresel çapta yüz milyarlarca dolarlık hacmi ve yıllık yaklaşık 10 milyon tonluk tüketimiyle büyümesini sürdürüyor. Bağdat sokaklarındaki bu hareketlilik, küresel içecek trendlerinin kadim Ortadoğu gelenekleriyle nasıl harmanlandığını açıkça ortaya koyuyor.



















