Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ve ilgili uluslararası kuruluşların ortaklaşa hazırladığı “Dünyada Gıda Güvenliği ve Beslenmenin Durumu” (Sofi 2026) raporu yayımlandı. Roma’daki FAO merkezinde düzenlenen basın toplantısıyla kamuoyuna duyurulan rapor, küresel açlıkla mücadelede tarihi bir ilerleme kaydedildiğini ortaya koydu.
Küresel açlıkta tarihi gerileme
FAO Genel Direktörü Qu Dongyu, 2025 yılı verilerine göre dünya genelinde yaklaşık 645 milyon kişinin açlıkla karşı karşıya kaldığını belirtti. Bu rakam, küresel nüfusun yüzde 7.8’ine denk gelirken, bir önceki yıla göre 14 milyon, 2022 yılına göre ise 43 milyon kişilik bir azalmayı ifade ediyor.
Rapor, açlık oranlarında Asya, Latin Amerika, Karayipler ve Afrika’da ilk kez eş zamanlı bir düşüş yaşandığını vurgularken, bu tablonun ekonomik politikalar, sosyal koruma programları ve tarımsal sistemlere yapılan yatırımların bir sonucu olduğunu kaydetti. Ayrıca orta veya şiddetli düzeyde gıda güvensizliği yaşayanların sayısının 2.1 milyara gerilediği bildirildi.
Afrika ve bölgesel gelişmelerdeki son durum
Küresel ölçekte yaşanan düşüşe rağmen bölgesel eşitsizlikler ve riskler devam ediyor. Afrika, 2017 yılından bu yana ilk kez açlık oranlarında gerileme kaydetse de, kıtada hâlâ 309 milyon kişinin yetersiz beslendiği açıklandı.
Öte yandan Hindistan’ın açlıkla mücadelede kaydettiği başarılar ve Dominik Cumhuriyeti’nin yüksek yetersiz beslenme oranına sahip ülkeler listesinden çıkması, raporda öne çıkan olumlu gelişmeler arasında yer aldı.
Geleceğe yönelik riskler ve maliyetler
Uzmanlar, elde edilen başarının önemli olduğunu ancak tablonun hâlâ kırılgan bulunduğunu ifade ediyor. Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu (İFAD) Başkanı Alvaro Lario, dünya nüfusunun üçte birine denk gelen 2.7 milyar insanın sağlıklı beslenme maliyetini karşılayamadığına dikkat çekti.
Mevcut eğilimler devam ederse 2030 yılına kadar açlık çekenlerin sayısının 582 milyon kişiye düşebileceği öngörülüyor. Ancak iklim krizinin derinleşmesi, tedarik zincirlerindeki maliyet artışları ve insani yardım fonlarındaki kesintiler bu ilerlemeyi tehdit eden başlıca unsurlar olarak gösteriliyor. FAO ve İFAD yetkilileri, sürdürülebilir tarım altyapılarına, yerel çözümlere ve küçük ölçekli üreticilere yönelik yatırımların artırılması çağrısında bulundu.

















