Şam’ın tarihi Emevi Camii’ne yaklaşıldığında, minareler görünmeden önce ziyaretçileri yankılanan görkemli bir toplu ses karşılıyor. Müezzinlerin tam bir uyum içinde okuduğu toplu ezan (ezan-ı müşterek), yüzyıllardır Suriye’nin başkentinde İslam mirasının ve kent kimliğinin en belirgin simgelerinden biri olarak varlığını sürdürüyor. Hoparlör teknolojisinin bulunmadığı dönemlerde sesin şehrin en uzak noktalarına ve kalabalık çarşılara ulaştırılması amacıyla başlatılan bu gelenek, günümüzde sadece Emevi Camii’nde canlı tutuluyor.
Her Gün İçin Ayrı Bir Makam İcrası
Cami bünyesinde 45 yıldır görev yapan kıdemli müezzinlerden Muhammed Züheyr Beylun, bu özel geleneğin haftalık bir disipline dayandığını belirtiyor. Şeyh Abdülgani en-Nablusî tarafından yaklaşık 600 yıl önce belirlenen sisteme göre ezanlar, dualar ve imam arkasındaki tekbirler haftanın her günü farklı bir makamda icra ediliyor:
-
Cumartesi: Saba Makamı
-
Pazar: Beyati Makamı
-
Pazartesi: Neva Makamı
-
Salı: Segâh Makamı
-
Çarşamba: Irak Makamı
-
Perşembe: Hicaz Makamı
-
Cuma: Rast Makamı
Etraftaki çarşıların kapalı olması nedeniyle yalnızca Cuma günleri tekli ezan okunduğunu ifade eden müezzinler, haftanın diğer tüm günlerinde toplu icranın kusursuz bir ritimle devam ettiğini vurguluyor.
Kuşaktan Kuşağa Aktarılan Köklü Miras
Emevi Camii’ndeki müezzinlik makamı, aile içinde babadan oğula geçen bir gelenek niteliğinde. Müezzin Muhammed İd eş-Şeyh ve Muhammed Abdülkadir el-Vadha, bu kutsal görevi babalarından ve dedelerinden devraldıklarını, çocuklarının da aynı musiki geleneğini sürdürdüğünü ifade ediyor. Tarihte cami minarelerinin yüksekliği nedeniyle evlerin avlularını görmemeleri adına müezzinlerin genellikle görme engelliler arasından seçildiğini belirten emektar müezzinler, çocukluktan başlayan bu tutkunun Şam’ın ruhunu yaşatmaya devam ettiğini dile getiriyor.



