İsrail’de seçim yarışında son güne girilirken İsrail vatandaşı Filistinlilerden (1948 Arapları) seçmenler, hayal kırıklığını bir kenara bırakıyor gibi görünüyorlar. Son anketler, Filistinli seçmenlerin oylarında hafif bir artışa işaret ediyor. Bu durum, planlarını Filistinli seçmenlerin oy oranlarının düşük olması üzerine yapan İsrailli aşırı sağcı güçleri korkuttu. Aşırı sağcı güçler, Yahudi seçmenlerin oy kullanma oranlarını artırmak için seçim kampanyalarına hız verdiler.

Ancak aşırı sağcılar yeni durum karşısındaki şaşkınlıklarını gizleyemediler. Aşırı sağcı liderler, muhalefet lideri Binyamin Netanyahu’yu eleştirmeye ve onun yeni bir başarısızlığa uğrayabileceği konusunda uyarmaya başladılar. Netanyahu’nun yerine Başbakan Yair Lapid ve Savunma Bakanı Benny Gantz liderliğindeki merkez partilerle ortak bir hükümet kurabilecek başka bir liderin geçmesi gerektiğine dair bazı sinyaller veriyorlar.

Anket sonuçları, son seçimlerde yüzde 45’i oy kullanan Arapların, kendi saflarındaki yeni bölünmeye duydukları öfke nedeniyle bu oranın yüzde 39’a düşeceğini göstermişti. Ancak böyle bir durumda Araplara ait üç listenin barajı geçememesi ve böylece Arapların İsrail Parlamentosu’nda (Knesset) hiç temsilcisinin olmayacağı riski, geri adım atmalarına neden oldu. Salı günü yapılan bir ankette, mutlaka sandığa gideceğim diyenlerin oranı yüzde 50’lere yükseldi. Arap oylarındaki ve Knesset’teki temsilci sayısındaki her artışın, İsrail aşırı sağının kazanma şansını azalttığı biliniyor.

Parti çalışmaları meseleleri uzmanlarına göre Arap toplumundaki itibar sahibi kişilerden geniş gruplar, halkı ‘Arap liderlere oy vermekten kaçınarak cezalandırma’ fikrine ikna etmek için geniş bir kampanya yürütüyor. Bu da esasen liderler yerine topluluğu cezalandırmak anlamına geliyor. Araplar için Knesset’te ve hatta hükümet koalisyonunda Arap temsilcilerin bulunması, eşitlik ve demokrasiden geriye kalanların korunması mücadelelerinde hayati bir öneme sahip. Aynı zamanda Batı Şeria’nın işgaline ve çirkin uygulamalarına karşı mücadelenin güçlendirilmesine de katkıda bulunuyor.

Şarku’l Avat’ın edindiği bilgilere göre İsrail siyasi çevreleri ve basını, İsrail vatandaşı Filistinlilerin oylarındaki artışın aşırı sağın öfkesini körüklediği, onu kaotik bir savaşa soktuğu ve ‘Arapları hipnotize etme’ planlarını çökerttiği görüşünde.

İsrail Maliye Bakanı Avigdor Liberman, Likud Partisi’nin sahada önde gelen isimlerinin hatalarla dolu bireysel bir savaş yürüten parti lideri Netanyahu’ya yönelik eleştirilerini işittiğini söyledi. Liberman’a göre söz konusu isimler, Likud’un, anketlere göre altı olan sandalye sayısını 13-14’e yükselten Dini Siyonizm Partisi lideri Bezalel Smotrich ve aşırı sağcı milletvekili Itamar Ben Gvir gibi müttefikleri lehine on binlerce oy kaybettiğini söylüyorlar.

Aynı isimler, bu artışın büyük bir kısmının Netanyahu’nun politikası ve söylemi nedeniyle Likud Partisi aleyhine gerçekleştiğini ve Likud’un 35-36 sandalye alabiliyorken bugün bu sayının 31-32’ye düştüğünü vurgulayarak bunun arkasındaki hikmeti sorguluyorlar. Likud Partisi destekçisi olarak görülen liberal sağdan seçmenler, Ben Gvir’in İç Güvenlik Bakanı ve Smotrich’in Savunma Bakanı olmasıyla ilgilenmedikleri için Lapid ve Gantz tarafına geçecekleri düşünülüyor. Liberal seçmenlerin oylarını kaybetmek bir ya da iki sandalyeye mal olursa Netanyahu hükümet kuramayacak ve aşırı sağ 3,5 yılda beşinci kez seçim savaşını kaybedecek.

Lieberman, Likud’un sahadaki önde gelen isimlerinin, Lapid ve Gantz’ın Likud Partisi ile bir hükümet kurmayı tercih ettiklerine ancak Netanyahu liderliğindeki Likud ile müttefik olmaya hazır olmadıklarına dair açık bir mesaj göndermeleri nedeniyle Netanyahu’ya bir alternatif aradıklarını söyledi.  Lieberman, ‘bu kez Netanyahu’ya yönelik tehditlerin ciddiyetinden yüzde 100 emin olduğunu’ vurguladı.

İsrail basını, Netanyahu’nun sağ kanattaki 61 sandalyenin çoğunluğunu kazanamazsa yerine başkasını bulacaklarına dair tehditte bulunan yeni seslerin yükseldiğini ortaya koydu. Yedioth Ahronoth gazetesinin pazar günü yayınlanan sayısına göre Likud Partisi’nden bir grup Milletvekili Yariv Gideon Levin’i, Lapid, Gantz ve dindar partilerle Smotrich ve Ben Gvir olmadan bir hükümet kurmak için aday gösterdi. Söz konusu gurup, Netanyahu’nun aksine Levin’in kendisini ABD yönetimi tarafından kabul edilebilir kılan farklı siyasi özelliklere sahip olduğunu düşünüyorlar.

Diğer yandan Netanyahu, son günlerde başta Likud Partisi olmak üzere muhalefet kanadındaki partilerin geleneksel seçmenleri arasında seçmen katılımını artırmak için yoğun bir kampanya yürütüyor. Çekimserleri kendi safına çekmek ve oy kullanmaya ikna etmek için ülkeyi bir baştan öteki başa turluyor. Netanyahu’ya yakınlığıyla bilinen Batı Şeria Yerleşim Konseyi’nin eski genel müdürü Shlomo Filber’e göre Netanyahu, Filistinli seçmenlerin seçimlere yoğun katılımına karşı koymak ve Arapların üç listesinin de Knesset’e girdiği bir ortamın oluşmasını önlemek için sağ kanattaki seçmenlerin oy kullanma oranını artırması gerekiyor ve oyları artırmak için her zayıf noktayı kullanıyor.

Netanyahu cumartesi akşamı Knessett Güvenlik ve Dış İlişkiler Komitesi Başkanı ve Başbakan Lapid’in lideri olduğu Yeş Atid Partisi’nin milletvekili Ram Ben Barak’ın, İsrail’de büyüyen faşizm konusunda uyardığı açıklamasına itiraz etti. Ram Ben Barak, açıklamasında, karşılaştırma yapmak istemediğini ancak Nazi lider Adolf Hitler’in demokratik seçimlerle iktidara geldiğini ve bunun kendisini rahatsız ettiğini söyledi. Netanyahu ve müttefikleri ise Barak’ın açıklamasını son derece tehlikeli ve yalnızca sağcı oldukları için iyi Yahudi liderlere karşı işlenmiş bir suç olarak nitelediler.

Son anketler, Netanyahu liderliğindeki muhalefet kanadında yer alan sağcı partilerin Knesset’te 59-60 sandalye alacağına, diğerlerinin ise 60-62 sandalye kazanacağına işaret ediyor.

Ancak uzmanlar, Netanyahu’nun bir hükümet kurabileceği görüşünde değil. Uzmanlara göre siyasi çıkmaz devam edecek ve bu da ya hükümetin kurulmasını engelleyecek ya da kurulsa bile zayıf ve istikrarsız bir hükümet olacak. Bu yüzden uzmanlar İsrail’in dört yıl içinde altıncı kez seçime gitmekten kaçamayacağına inanıyorlar.

MART 2022_secim1