Filistin Yönetimi ile henüz resmi olarak kurulmayan yeni İsrail hükümeti arasında erken bir siyasi çatışma başladı. Bu durum, iktidar koalisyonunun Knesset’te Batı Şeria’daki Filistinlilerin yaşamları konusunda radikalizm yanlılarına geniş yetkiler veren bir dizi proje geliştirmesiyle baş gösterdi.

Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) Yürütme Komitesi Genel Sekreteri Hüseyin eş-Şeyh, Knesset Genel Kurulu tarafından onaylanan karar taslaklarının Batı Şeria’daki ‘C’ bölgelerinin tamamen ilhak edilmesine yönelik siyasi bir karar içerdiğini belirtti.

Şeyh, kararın imzalanan tüm anlaşmaların tamamen iptali ve uluslararası meşruiyetin alenen ihlali anlamına geldiğine dikkat çekti.

Knesset Genel Kurulu, ön okuma yoluyla birkaç kanunda değişiklik yapılmasını onayladı. Değişiklikler arasında ‘Şas Partisi Genel Başkanı Aryeh Deri’nin vergi ihlallerinden kınanmış olmasına rağmen bakanlık pozisyonuna atanmasına izin vermeyi amaçlayan Temel Hükümet Yasası, polis karar kararnamesinde değişiklik içeren ve atanmış Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben Gvir’e polis politikasını belirleme yetkisi veren Ben- Gvir yasa tasarısı ve radikal Siyonist çizgideki Dini Siyonizm lideri Bezalel Smotrich’in Savunma Bakanlığı’nda Filistinlilerin hayatlarından sorumlu sivil idareyi kontrol eden bağımsız bir bakan pozisyonunu üstlenmesini sağlayacak üçüncü bir proje’ de yer alıyor.

Savunma Bakanlığı bünyesinde sivil idareden sorumlu bağımsız bir bakanın atanması, İsrail’de benzeri görülmemiş bir durum.

İsrail ordusuna bağlı Sivil İdare, yerleşim birimlerini düzenlemekten, İsrail kontrolündeki ‘C’ bölgelerinde Filistinlilere inşaat ruhsatı vermekten, binaları yıkmaktan, yol inşa etmekten, arazilere el koymaktan ve elektrik ve su ruhsatlarını vermekten sorumlu. Bu, Dini Siyonizm’e Batı Şeria’daki Filistinlilerin yaşamları için fiilen sorumluluk vermek anlamına geliyor.

İsrail medya organları, bu durumun yeni hükümetin uluslararası toplumla, özellikle ABD ve Avrupa Birliği (AB) ile ilişkileri açısından bir sınav olacağını belirtti.

ABD yönetimi ve Avrupa ülkeleri, ‘C bölgesindeki sorunları ele almak ve Filistin Yönetimi’nin güçlendirilmesi ve bunun için kolaylıkların sağlanması’ amacıyla İsrail hükümetindeki Filistinlilerin yaşamlarını düzenlemekten sorumlu olan Sivil İdare’de koordinatörlük ofisi ile yakın işbirliği içinde çalışıyor.

ABD yönetimi, Smotrich’i Savunma Bakanı olarak atanmasını kabul etmemişti. ABD’nin İsrail Büyükelçisi Thomas Nides, Netanyahu’yu bu konuda bilgilendirirken, Smotrich’i bu pozisyona atamaması konusunda uyarmış, gelecekte gerçekleşebilecek herhangi bir ilhaka direneceğini duyurmuştu.

‘Times of Israel’ internet sitesinde Savunma Bakanlığı’nda göreve gelmesi beklenen Smotrich’in yerleşim birimlerinin sıkı bir destekçisi olduğu ve Batı Şeria topraklarının ilhakını savunduğu bildirildi.

Şarku’l Avsat’ın yerel basından aktardığına göre eski Savunma Bakanı Benny Gantz, yeni koalisyonu Batı Şeria’dan sorumlu olacak paralel bir savunma bakanlığı kurmaya çalışmakla suçladı. Gantz, koalisyon anlaşmalarında yetki sınırlarının açıkça tanımlanmadığı konusunda uyardı.

Polis Bakanlığı’nda Ben-Gvir’e vaat edilen genişletilmiş yetkilere ek olarak, Savunma Bakanlığı’nın sorumluluklarını farklı liderlik hiyerarşilerine dağıtmanın güvenliğe zarar vereceğini de sözlerine ekledi. Vaat edilen genişletilmiş yetkiler, Batı Şeria’daki Sınır Muhafız Birimi’nin İsrail Ordu Komutanlığı’ndan polise devrini de içermesi planlanıyor. Gantz ayrıca, bir sonraki koalisyonun üyelerine de “Hükümet kurmak için güvenliği ortadan kaldırıyorsunuz” dedi.

İsrail’deki gözlemciler, Batı Şeria’da yerleşim yerleri inşa etme sorumluluğunu aşırılık yanlısı bir bakana atamanın ilhak benzeri bir durum yaratabileceğine inanıyor. Bu bağlamda Gantz, fiili ilhakın şekli ilhaktan daha kötü olacağını söyledi.

Benny Gantz ayrıca, 1967’deki işgalden bu yana İsrail askeri yönetimi altında bulunan Batı Şeria’ya ilişkin olarak ise “Eğer bölge Sivil İdare’nin kontrolüne alınmak isteniyorsa, bürolar ve idareler icat etmeyin ve özel kanunlar uygulamayın. Egemenliği basitleştirin ve sonuçlarıyla ilgilenin” dedi.

Birbirini takip eden İsrail hükümetleri, yaklaşık 3 milyon Filistinliye ev sahipliği yapan ve 500 binden fazla Yahudi’nin zorla yerleştiği Batı Şeria’ya yönelik nihai bir politika formüle edemedi. Bunun yerine Yahudi yerleşimine izin vermeye devam etti.

Gantz, “Binyamin Netanyahu bile tek taraflı ilhakın bir güvenlik felaketi olacağını ve Siyonistlerin Yahudi ve demokratik bir devlet vizyonunun sonu olacağını biliyor” dedi.

İsrail, Batı Şeria’daki Filistin sakinlerini İsrail devletinin vatandaşları olarak entegre etmenin Yahudi çoğunluğu tehdit eden bir demografik krize neden olacağından korkuyor. Ayrıca alternatif senaryo, uluslararası toplumun apartheid olarak gördüğü ve şiddetle reddettiği, ancak aşırı sağ partilerin bazı üyelerinin endişe duymadığı ‘Filistin halkına tam haklar vermeden’ yapılan bir ilhaktır.

Filistin Dışişleri Bakanlığı, “İsrail Knesset’inin Netanyahu tarafından kendilerine verilen yetkilerin ön okumasını yasalaştırmasının ardından Ben- Gvir ve Smotrich’in pozisyonlarının meşrulaştırılması ve uygulanması, bölgenin güvenlik ve istikrarına doğrudan bir tehdit oluşturuyor” dedi.

Bakanlık, “Kudüs de dahil olmak üzere işgal altındaki Batı Şeria’nın kademeli ve sessiz ilhakının hızlandırılması, cinayetlerin artması, evlerin yıkılması, ‘C’ olarak sınıflandırılan tüm alanlarda Filistin varlığının kaldırılması, askerlerin silahsız Filistinli sivillere gerçek mermiyle ateş açmasını kolaylaştıran daha fazla talimat, başta Mescid-i Aksa olmak üzere Hristiyanlara ve Müslümanlara ait kutsal alanlarındaki hukuki ve tarihi statükonun değiştirilmesi; çatışma konularını tek taraflı olarak çözmek, barış sürecini durdurmak ve bölgeyi kontrol edilmesi zor büyük yangınlara sürüklemek anlamına geliyor” açıklamasında bulundu.

Filistin Yönetimi, yeni İsrail hükümetini mümkün olduğunca izole etmek için çalışıyor. Öyle ki Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, dünyaya İsrail hükümetiyle iş yapmaması çağrısında bulundu.