İsrailli yazardan Yüksek Mahkeme’ye sert tasfiye suçlaması
İsrail’in sol eğilimli önde gelen gazetecilerinden Gideon Levy, Haaretz gazetesinde kaleme aldığı analizinde, Yüksek Mahkeme’nin Filistinli siyasetçi Sami Ebu Şehade’yi 27 Ekim parlamento seçimlerinden diskalifiye etme eğilimini sert ifadelerle eleştirdi. Levy, mahkemenin sergilediği tutumun yargı sisteminin ve demokrasinin çöküşünü belgelediğini belirterek, yargı erkinin Arapların meşru siyasi temsilini boğan bir baskı aracına dönüştüğünü savundu.
Merkez Seçim Komisyonu’nun 23 Eylül’de aldığı veto kararının ardından Yüksek Mahkeme’ye taşınan dosyada, dokuz kişilik hakimler heyetinin çoğunluğunun ihracı onaylayacağı bildirilmiş; bunun üzerine Balad (Tecammu) lideri Ebu Şehade nihai gerekçeli karar açıklanmadan önce adaylığını geri çekmek zorunda kalmıştı.
“Terör destekçisi bakan, katil avukat, barış yanlısı ise yasaklı”
Yazısında Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir’in mahkeme merdivenlerinde kutlama yaparak Arapça “Dışarı, dışarı!” nidaları atmasına dikkat çeken Levy, İsrail’deki ahlaki çelişkinin vardığı boyutu gözler önüne serdi. Ben-Gvir’in yanında, 1992 yılında Kudüs’ün Eski Şehir bölgesindeki Müslüman mahallesine el bombası atarak yaşlı bir Filistinliyi öldürmekten hüküm giyen aşırı sağcı Kach hareketi mensubu avukat Ze’ev Wolf’un yer aldığını hatırlatan Levy, tablonun vahametini şu sözlerle aktardı:
“Bir yanda terör destekçisi bakan, diğer yanda hükümlü bir katil avukat olmuşken; hayatında bir sineği dahi incitmemiş bir adam seçim yarışından zorla itildi. Kötü bir adam Yahudi olduğu için iktidar basamaklarını tırmanırken, iyi bir insan sadece Filistinli olduğu için cezalandırılıyor. Bu durum absürt bir akıl tutulmasından başka bir şey değildir.”
“Stalin dönemi tasfiye komitelerini andıran sorgulama”
Levy, mahkemenin Arap partileri ve Ebu Şehade dosyasını görüşmek için ayırdığı dokuz saatlik maratonu “aşağılayıcı bir tiyatro” olarak nitelendirdi. Üç saat boyunca Ebu Şehade’nin zihninin ve niyetlerinin sorgulandığını belirten yazar, böylesi ideolojik bir engizisyonun hiçbir Yahudi adaya uygulanamayacağını ifade etti.
Süreci Sovyetler Birliği’nde 1930’larda uygulanan “Stalinist tasfiye komitelerine” benzeten Levy, etnik temizlik ve soykırım çağrısı yapan aşırı sağcı figürlerin parlamentoya girmesine izin verilirken, eşitlik ve barış talep eden isimlerin saf dışı bırakılmasının derin bir çifte standart olduğunu kaydetti.
İsrail yargısında geçmişe dönük kırılma
Eski Yüksek Mahkeme Yargıcı Mishael Cheshin’in yirmi yılı aşkın süre önce Azmi Bişare vakasında sergilediği “İsrail demokrasisi bu tip aykırı sesleri kaldırabilecek güçtedir” yaklaşımının artık tamamen terk edildiğini belirten Levy, mahkemenin aşırı sağcı faşizan dalgaya teslim olduğunu vurguladı.
Yazar, bu kararla İsrail vatandaşı Filistinlilere net bir mesaj iletildiğini ifade etti: Artık devletin çizdiği son derece dar sınırlar dışında bağımsız bir siyasi fikir beyan etmek suç sayılıyor.







