“Hainlere idam”: Gazze belgeseli İsrail’i karıştırdı

Venedik'te ödül alan "Naza" belgeselinin İsrailli yönetmenleri, Gazze'deki sivil kayıpları ifşa ettikleri için vatan hainliği ve ölüm tehditleriyle karşı karşıya kaldı.

"Hainlere idam": Gazze belgeseli İsrail'i karıştırdı
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Venedik Film Festivali’nde Jüri Özel Ödülü’ne layık görülen “Naza” adlı belgesel, İsrail kamuoyunda benzeri görülmemiş bir cadı avına yol açtı. İsrailli yönetmenler Yuval Abraham ve Rachel Zoor, ödülün ardından sanatsal başarıları yerine aşırı sağcı grupların açık tehditleri, vatan hainliği suçlamaları ve linç kampanyalarının hedefi haline geldi.

Aşırı sağcı gruplar Zoor’un ailesinin evinin önünde toplanarak “Hainlere idam” sloganları atarken, Aşdod kentinde iki yönetmenin yüzlerinin hedef tahtasına yerleştirildiği ve üzerine “Hainler” yazılan dev grafitiler çizildi. Abraham’ın editör kadrosunda bulunduğu “+972 Magazine” ve “Local Call” büroları ise güvenlik endişesiyle tamamen tahliye edildi.

Hükümet kanadından da tepkiler gecikmedi. Kültür Bakanı Miki Zohar yönetmenlerin vatandaşlıktan çıkarılmasını talep ederken; Başbakan Binyamin Netanyahu, orduyu ve askerleri “karalayanların” vatandaşlıktan atılmasını öngören yasal düzenlemeyi hızlandıracaklarını açıkladı. İsrail ordusunun ise belgesele katkı verenler hakkında hukuki işlem başlatmayı değerlendirdiği bildirildi.

“Naza” neyi ifşa ediyor?

İsmini İbranice askeri terminolojide “tali hasar” anlamına gelen “Nizek Agavi”nin kısaltmasından alan belgesel, askeri hedefler vurulurken gözden çıkarılan sivil kayıpların matematiksel hesaplanışını mercek altına alıyor.

Yapım, aralarında siber ve elektronik istihbarattan sorumlu Unit 8200 personelinin de bulunduğu 24 İsrailli asker ve istihbaratçının isimsiz tanıklıklarına dayanıyor:

  • Yapay zeka ve hedef takip sistemleri: Vurulacak binalardaki sakinlerin kimlikleri, daire içindeki aile üyeleri ve çocukların konumlarının nokta atışı sistemlerde kayıtlı olduğu aktarılıyor.
  • 200’ü aşan sivil kaybına onay: Bir askeri yetkili, tek bir hava saldırısında beklenen sivil kaybının 200 kişiyi aşacağını bilmesine rağmen saldırılara onay verildiğini itiraf ediyor.
  • Ordu iddiaları reddetti: İsrail ordusu filmde yer alan temel suçlamaları geri çevirirken, Yedioth Ahronoth yazarı Sima Kadmon, kamuoyundaki tartışmanın filmin içeriği dahi izlenmeden bir linç kampanyasına dönüştürülmesini eleştirdi.

Siyasi hesaplar ve ABD’den yükselen tepki

İsrail iç politikasında bu krizin, Netanyahu’nun 7 Ekim öncesi aldığı istihbarat uyarılarına dair soruşturmaları gölgelemek amacıyla bilinçli olarak köpürtüldüğü yorumları yapılıyor.

Uluslararası alanda ise ABD Senatörü Bernie Sanders X platformundan yaptığı açıklamada, “Netanyahu Gazze’deki soykırımın ayrıntılarını ifşa eden İsrailli sinemacıları tehdit ediyor” ifadelerini kullanarak, Amerikan vergi mükelleflerinin parasının Netanyahu hükümetine aktarılmasının durdurulması çağrısında bulundu.

Haaretz gazetesi başyazısında, meclis kürsülerinden savrulan “vatan hainliği” suçlamalarının sokaktaki şiddeti körüklediğini ve yönetmenlerin hayatını doğrudan tehlikeye attığını vurguladı. Filmin ortaya koyduğu asıl paradoksun ise binalardaki insan sayısını santimetresine kadar hesaplayabilen bir askeri mekanizmanın, bu pervasız yıkımın İsrail’in geleceğine ve meşruiyetine verdiği zararı hesaplayamaması olduğu belirtiliyor.

“Hainlere idam”: Gazze belgeseli İsrail’i karıştırdı
0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

KAI ile Sohbet Et

Yapay zeka asistanı
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.