Toplantı öncesinde Hizbullah’ın önde gelen bir lideri, Deyri Zor’a hızlı bir teftiş ziyareti gerçekleştirmiş ve Hizbullah liderleriyle bir araya gelmişti.

Şarku’l Avsat’ın SOHR’den aktardığına göre son görüşmede İran’a bağlı milislere karşı saldırı kararı alınması durumunda ABD’nin Deyri Zor’daki milislere yönelik olası bir saldırısına karşı koyma mekanizması ve Fırat’ın doğusundaki üslerini hedef alacak bir plan geliştirme üzerine odaklandı.

Lübnan Hizbullah’ı, 12 Temmuz’da aynı bölgede Şii mezhepçisi İran Devrim Muhafızları, Irak Haşdi Şabi Güçleri, Afgan Fatimiyyun Tugayı ve Pakistan Zeynebiyyun Tugayı liderlerinin de katıldığı benzer bir toplantı gerçekleştirmişti. Toplantı, mezhepçi Şii milis liderlerinden oluşan bir heyetin gruplar halinde Deyri Zor’dan gelişinin ardından, sıkı güvenlik koruması ile akşam saatlerinde gerçekleşti.

Hizbullah’ın hareketi

Özellikle son dönemde Şii milislerin yaşadığı büyük kafa karışıklığı ortasında SOHR’a göre toplantıda, Deyrizor’daki mevcut durum, oradaki milislere yönelik olası saldırılara ilişkin korkular, bu saldırılara karşı koymanın yolları ve araçları üzerinde duruldu.

SOHR, Lübnan Hizbullah’ından bir liderin hafta başında İran’a bağlı milislerin Deyrizor’daki etki alanlarına ulaştığını ve Ebu Kemal, el-Mayadin ve Deyrizor’daki Hizbullah mevzilerine ve noktalarına sürpriz bir teftiş turu düzenlediğini bildirmişti. Lider, Deyrizor’da bulunan parti içindeki liderlerle bir araya gelerek, hazırlıkların artırılması talimatı verdi. Hizbullah lideri ayrıca, Deyrizor’daki herhangi bir milis noktasının koalisyon tarafından hedef alınması durumunda, uluslararası koalisyonun Fırat Nehri’nin diğer yakasındaki mevzilerini ve üslerini vurmaları için onlara tam yetki verdi. SOHR’a göre lider, birkaç saat sonra Deyrizor’dan ayrılarak başkent Şam’a ve oradan da Lübnan’a döndü.

İran kontrol noktaları

Şam’dan bir güvenlik heyeti, kontrol noktalarında denetim yapmak ve hazır olmalarını sağlamak amacıyla, İranlı milislerin askeri noktalarını ziyaret etmek üzere Deyri Zor şehri ve doğu kırsalına yönelmişti.

Kaynaklara göre teftiş, İranlı milislerin askeri noktalarında meydana gelen ve güneş enerjisi kaynaklarının ve pillerin çalınmasını içeren zimmete para geçirme faaliyetine karşı geldi. Heyet, Ebu Kemal’den başlayarak Salihiyye bölgesi ve Deyrizor şehrine doğru teftiş gerçekleştirmeye başladı.

Rusya – ABD gerginliği

Aynı şekilde Uluslararası Koalisyon güçleri, Deyri Zor’un kuzey kırsalındaki Kuniko gaz sahalarında Uluslararası Koalisyon üssünden gelen çok sayıda askeri zırhlı araçtan oluşan bir askeri devriye gerçekleştirdi. Devriye, Deyri Zor kırsalında rejim güçleri ve İran milislerinin kontrolündeki 7 köyün çevresine yöneldi.

29 Temmuz’da SOHR, Deyri Zor’un doğu kırsalındaki el-Havayic kasabasında nehir geçişlerini izlemek ve bölge üzerinde uçan helikopterler arasında kaçakçılık operasyonlarını sınırlamak amacıyla ABD kuvvetlerinin, Fırat Nehri üzerindeki Barid geçidi yakınlarında bir askeri keşif devriyesi düzenlediğini bildirdi.

Deyri Zor bölgesi ile doğu ve güneydeki uzantısı, Suriye’nin doğusunda yoğun yabancı güç hareketlerine sahne oluyor. Mart ayından bu yana ABD, bir dizi olaya dikkati çekerken, Rus pilotların ABD savaş uçakları ve insansız hava araçlarının önünde ‘tehlikeli ve profesyonelce olmayan davranışlar’ sergilediğini söyledi.

Öte yandan Russia Today’in haberine göre Suriye’deki Rusya Uzlaşma Merkezi Başkan Yardımcısı Vadim Colette, Suriye’deki ABD liderliğindeki ‘uluslararası koalisyonun’ 5 Ağustos’ta et-Tanf bölgesinde 16 ihlal kaydettiğini söyledi. Bölgede, koalisyona ait 2 çok kullanımlı ‘MQ-1C’ insansız hava aracına ek olarak 2 F-16 uçağı, 3 F-35 savaş uçağı, 1 Rafale uçağı ve 1 Typhoon uçağının bulunduğu bir ABD askeri hava üssü var.

Şarku’l Avsat, Suriye’nin doğusunda yaşananlar hakkında bilgi sahibi olan Suriyeli siyaset araştırmacısı Saad eş-Şari’ye, giderek tırmanan gerilimin bir açıklaması olup olmadığı konusundaki fikrini ve Ukrayna savaşının bu durumda bir rolü olup olmadığını sordu.

İnsansız hava araçları

Şari, Suriye’nin doğusundaki Fırat Nehri’nin bir yanda ABD ile diğer yanda İran arasındaki kontrol ve etki alanlarını ayırdığını söyledi. Yani coğrafi konum nedeniyle iki taraf arasında, günlük olarak sürtüşme (basit bir sebep olarak) yaşandığına dikkati çekti.

Nitekim bölge, özellikle de Deyri Zor şehri, iki taraf arasında bir mesaj kutusu haline geldi. İranlı milisler, ABD güçlerinin bulunduğu el-Ömer petrol sahasının üssünü bombaladı. ABD ise bu milislerin karargahlarının bulunduğu el-Mayadin şehrinin güneyinde karşılık verdi.

Saad eş-Şari, İran’ın askeri stratejisinin insansız hava araçlarına artan güven ile karakterize edildiğine, bu amaçla eğitim ve bakım kampları kurulduğuna dikkati çekti. Şari’e göre Deyrizor şehrindeki eğitim merkezinde, El-Mayadin şehrindeki bir prefabrik fabrikada ve bu kampların bulunduğu Ebu Kemal şehrindeki İmam Ali kompleksinde bu araçları kullanmak için Suriyeli grupların görevlendirildiğini söyledi.

Suriyeli araştırmacı, Rusya- Ukrayna savaşının tırmanışın veya ‘geleneksel olmayan hareketlerin’ artmasının ana neden olduğunu reddetti. Saad eş-Şari, doğrudan nedenin, tehlikesi artık Deyrizor bölgesini veya Suriye Çölü’nü aşan İran milislerinin açık ısrarı olduğuna vurgu yaptı.

Saad eş-Şari, Ürdün üzerinden Arap (Basra) Körfezi ülkelerine narkotik madde (Captagon) kaçakçılığındaki artış da dahil, temel tehditlerden bahsetti. Deyri Zor, bu maddeler için fabrikaların varlığına ek olarak, Irak’a nakil için bir ulaşım hattı sayılıyor.

Bölgedeki ABD üsleri (El-Ömer petrol sahası, Kuniko gaz sahası ve et-Tanf askeri üssü), milislerin doğrudan saldırılarına maruz kaldı. Dolayısıyla ABD politikası değişmediği ve bölgedeki bu milislere karşı caydırıcı bir operasyon kararı alınmadığı sürece bu sürtüşmenin genel bağlamıyla devam edeceği söylenebilir.

Bölgede İran- Rusya askeri koordinasyonu güçlü. İran, Rusya ile koordinasyon olmadan ABD’nin bölgedeki çıkarlarını tek taraflı olarak tehdit edemez.

Kaynak: Şarku’l Avsat