İran merkezli askeri gerilimin ve savaş şartlarının tırmanmasıyla birlikte Hürmüz Boğazı’ndaki uluslararası deniz seyrüseferi yeni bir evreye girdi. Dünya petrol ve doğalgaz sevkıyatının kalbi konumundaki boğazda gemiler, artık tek bir uluslararası hat yerine riskleri ve kuralları birbirinden tamamen farklı 3 ayrı koridoru kullanmak zorunda kalıyor.
Ortaya çıkan bu yeni haritada seyrüsefer hatları; İran kontrolündeki Kuzey Rotası, uluslararası alanda kabul görmüş Tarihi Orta Geçit ve Umman kıyılarına yakın geçici Güney Rotası olarak şekilleniyor.
Son veriler: Geçişler kısıtlı ve seçici yürütülüyor
24-27 Temmuz 2026 tarihleri arasındaki güncel denizcilik verileri analiz edildiğinde, boğazdaki ticari gemi trafiğinin oldukça kısıtlı ve seçici bir şekilde ilerlediği görülüyor. Hizmet, destek ve romorkör araçları hariç tutulduğunda, belirtilen 4 günlük süreçte boğazdan yaklaşık 30 ticari geçiş gerçekleşti.
Basra Körfezi’nden Ayrılanlar: 19 ticari gemi
Giriş Yapanlar: 11 ticari gemi
Kuzey Rotasını Kullananlar: En az 9 gemi
Güney Rotasını Kullananlar: 0 gemi
Rotanın detayları: Riskler ve şartlar
Savaş şartlarının zorunlu kıldığı bu 3 farklı güzergâh, ticari gemiler açısından hem hukuki hem de askeri açıdan ciddi riskler barındırıyor.
Kuzey Rotası: Tahran’ın kontrolündeki izinli geçiş
İran kıyılarına yakın geçen ve Larak Adası çevresinden dolanan bu hat, Orta Geçit’in kapanmasının ardından fiilen ortaya çıktı. İran, mayın tehlikesi ve güvenlik gerekçesiyle sadece onay verdiği gemilerin bu hattı kullanmasına izin veriyor.
Geçiş yapmak isteyen gemilerin önceden izin alması; gemi, yük, armatör ve sigorta bilgilerini Tahran yönetimine bildirmesi gerekiyor. Ancak Batılı devletler ve uluslararası nakliye şirketleri, yaptırım altındaki İran kurumlarıyla koordinasyon kurulmasının hukuki ve siyasi riskler doğurduğuna dikkat çekiyor. Verilere göre yaptırım listesinde yer alan “NIKI” ve “STARK I” isimli iki tanker, Basra Körfezi’nden çıkış için bu rotayı kullandı.
Tarihi Orta Rota: Mayın tehlikesi nedeniyle devre dışı
Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) tarafından 1968 yılında onaylanan ve onlarca yıldır kullanılan Trafik Ayrım Şeması (TSS), boğazın ana koridorunu oluşturuyordu. Ancak bölgede mayın bulunduğuna dair raporların ardından bu hat güvensiz hale geldi. IMO, yayımladığı operasyonel talimatlarda gemilerin mevcut şartlarda bu rotayı kullanmaması gerektiğini açıkça belirtiyor.
Güney Rotası: Umman’ın geçici koridoru neden askıya alındı?
Umman’ın Musandam Yarımadası kıyılarında yer alan Güney Rotası, boğazda mahsur kalan gemilerin kademeli olarak tahliyesi amacıyla 23 Haziran 2026 tarihinde duyuruldu. Ancak sığ sular nedeniyle karaya oturma riski taşıyan bu hat, İran Devrim Muhafızları tarafından tanınmadı.
25 Haziran’da bir geminin saldırıya uğramasının ardından güvenlik garantilerinin yetersizliği sebebiyle IMO tahliye planını askıya aldı. Nitekim 24-27 Temmuz tarihleri arasında bu hattı kullanan hiçbir ticari gemi kayıtlara geçmedi.
Bölgesel çözüm arayışı: Malakka Boğazı modeli
Bölgedeki diplomatik kaynaklar, Umman’ın boğaz yönetiminin tek bir tarafın kontrolüne geçmesini önlemek amacıyla yeni bir bölgesel mekanizma önerdiğini belirtiyor. Malakka Boğazı modelinden esinlenen bu teklif, bölgesel ortak bir denetim mekanizmasını ve gönüllü geçiş ücreti sistemini öngörüyor.

















