İmparatorlukların mezarlığı Babülmendep: Küresel deniz düzeninde gardiyan krizi

Mayun Adası ve Babülmendep Boğazı, İngiliz İmparatorluğu'ndan ABD'ye küresel deniz hakimiyetinin ağır maliyetini tartışmaya açtı.

İmparatorlukların mezarlığı Babülmendep: Küresel deniz düzeninde gardiyan krizi
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Kızıldeniz’i Hint Okyanusu’na bağlayan stratejik Babülmendep Boğazı’nın kalbinde yer alan ve yalnızca 13 kilometrekarelik yüzölçümüne sahip volkanik Mayun (Perim) Adası, yüzyıllar boyunca küresel ticaret yollarına hükmetmek isteyen imparatorlukların anahtar noktası oldu. Yemen hükümetine bağlı güçlerin 10 Eylül’de adadan çekilmesi ve Ensarullah (Husi) savaşçılarının adaya ayak basarak boğazda denetimi fiilen ele alması, yalnızca Yemen içindeki askeri dengeleri değil, II. Dünya Savaşı sonrasında ABD donanmasının üstlendiği “küresel deniz yollarının jandarmalığı” rolünün sürdürülebilirliğini yeniden tartışmaya açtı.

Husilerin uluslararası seyrüseferi genel olarak hedef almadıklarını, yalnızca belirli ülkelere ait gemilere ambargo uyguladıklarını belirten seçici taktiği karşısında Washington yönetiminin doğrudan kapsamlı bir askeri müdahaleden kaçınması, küresel güvenlik çevrelerinde İngiltere’nin 1967’de Aden’den çekiliş sürecini hatırlatan analizleri beraberinde getiriyor.

Mayun Adası: Portekizlilerden Sovyet üssüne uzanan tarih

Tarih boyunca deniz yollarını elde tutmanın simgesi olan Mayun Adası, 16. yüzyılın başında Portekizlilerin baharat yolunu denetleme hamlesine sahne oldu; ancak su kaynaklarının yetersizliği kalıcı yerleşimi engelledi. 1799’da İngiliz Doğu Hindistan Şirketi tarafından kısa süreliğine işgal edilen ada, 1857’de İngiliz Krallığı tarafından resmen ilhak edildi ve Süveyş Kanalı’nın açılmasıyla imparatorluğun Hindistan rotasındaki en kritik yakıt istasyonuna dönüştü.

İngiltere’nin 1967’de Aden’den çekilmesinin ardından ada, Sovyetler Birliği ile askeri ve siyasi ittifak kuran Güney Yemen’in sınırları içinde kaldı ve Soğuk Savaş yıllarında Sovyet donanmasının Kızıldeniz ve Aden Körfezi’ndeki en önemli lojistik duraklarından birine ev sahipliği yaptı.

İngiltere’nin 1967 kararı ve küresel rolün maliyeti

Brookings Enstitüsü uluslararası güvenlik uzmanı Bruce Jones, İngiltere’nin 1967’de Aden’den çekilme kararının donanma gücünün yetersizliğinden değil; küresel taahhütler ile iç ekonomik kaynaklar arasındaki uçurumun sürdürülemez hale gelmesinden kaynaklandığını hatırlatıyor. Dönemin İngiliz Savunma Bakanı Denis Healey tarafından hazırlanan savunma revizyonu, imparatorluğun her krize koşacak kaynaklara sahip olmadığını ve geri çekilmenin kaçınılmaz olduğunu ortaya koymuştu.

Günümüzde ABD donanması benzer bir stratejik ikilemle yüzleşiyor:

  • Asimetrik yıpratma: Deniz güvenliği uzmanı Geoffrey Till’in “deniz kontrolü” ile “denizden men etme” arasında yaptığı ayrıma göre; bir geçidi açık tutmak isteyen güç sürekli gözetleme, hava savunma füzesi harcama ve filoyu yıpratma maliyetine katlanırken, geçişi engelleyen asimetrik aktörler çok ucuz İHA ve füzelerle operasyonel risk yaratarak rakibini yıpratabiliyor.
  • Fırsat maliyeti: Babülmendep’te nöbet tutan her muhrip ve uçak gemisi grubu; bakım süreçleri geciken, gövde ömrü uzatılan ve Hint-Pasifik’te Çin’i caydırmak için ihtiyaç duyulan ana kuvvetlerden eksiliyor.
  • Bedavacıların güvenliği: ABD’nin deniz yollarını güvenceye alma çabası, paradoksal biçimde Washington’ın en büyük jeopolitik rakibi olan Pekin’e yarıyor. Çin’in dış ticaretinin yüzde 95’i deniz yoluyla taşınıyor ve 2025 verilerine göre değer bazında toplam mal ticaretinin yüzde 61,5’i bu deniz hatlarından geçiyor.

1973 benzetmesi ve diplomasi masası

Tarihsel veriler, Babülmendep’teki deniz baskısının doğrudan bir siyasi pazarlık kozuna dönüştüğünü gösteriyor. Nitekim 1973 Ekim Savaşı sırasında Mısır donanması, boğazı tüm dünyaya kapatmak yerine yalnızca İsrail’in Eilat Limanı’na giden gemileri engelleyerek hedefli bir abluka uygulamış; ABD kargo gemilerinin Kızıldeniz’den Cidde’ye geçişine izin verilmişti. Savaşın ardından Henry Kissinger ile yürütülen müzakerelerde boğazdaki kısıtlamaların gevşetilmesi, Mısır Üçüncü Ordusu’nun ikmali ve esir takası için en önemli koz olarak masaya sürülmüştü.

Husilerin mevcut seçici kısıtlama stratejisi de krizin tam bir deniz savaşı yerine kontrollü bir siyasi kaldıraç olarak kullanıldığına işaret ediyor.

Koltuğu devralacak tek bir mirasçı yok

ABD’nin 2026 Ulusal Savunma Stratejisi müttefiklerin diğer cephelerde daha fazla sorumluluk almasını ve Çin’i caydırma odağını öne çıkarırken, Washington’ın geri plana çekilmesinin ardından boşluğu tek bir gücün doldurması beklenmiyor. Tıpkı 1967’de İngilizlerin çekilmesinin ardından bölgedeki ittifakların dağılması gibi; Cibuti’de askeri üssü bulunan ve gemi sayısı bakımından dünyanın en büyük donanmasına sahip olan Çin dahil hiçbir aktör, deniz yollarını tek başına koruyacak küresel ittifak ağına ve meşruiyete sahip görünmüyor.

Babülmendep’in sunduğu tablo, küresel deniz ticaretinin güvenliğinin artık tek bir küresel jandarma tarafından kesintisiz biçimde sağlanamayacağı, maliyetlerin bölüşüleceği çok kutuplu ve belirsizliklerle dolu yeni bir güvenlik mimarisinin zorunlu hale geldiğini kanıtlıyor.

İmparatorlukların mezarlığı Babülmendep: Küresel deniz düzeninde gardiyan krizi
0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

KAI ile Sohbet Et

Yapay zeka asistanı
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.