Yemen’de eylül ayı başından bu yana özellikle batı sahilinde şiddetlenen askeri çatışmalar, ülkedeki insani krizi yeni ve yıkıcı bir boyuta taşıdı. Yemen Hükümeti Sığınmacı Kampları İdaresi Yürütme Birimi’nin 20 Eylül 2026 tarihli son raporuna göre, tırmanan bombardıman ve güvenlik zaafı nedeniyle 8 vilayette kayıt altına alınan yeni mülteci sayısı 23 bin 550 aileye (158 bin 109 kişi) ulaştı.
Yerinden edilen nüfusun vilayetlere göre dağılımı şu şekilde gerçekleşti:
- Taiz: 15 ilçede 11 bin 867 aile (83 bin 123 kişi) ile göçün merkez üssü oldu.
- Lahic: Madariba, Ras el-Are, Tuben ve Museymir başta olmak üzere 9 ilçede 5 bin 472 aile (38 bin 304 kişi).
- Aden: İl genelinde 3 bin 114 aile (15 bin 3 kişi).
- Hudeyde: Hays ve Hoha ilçelerinde 1.471 aile (10 bin 297 kişi) kaydedilirken Aden’e doğru kaçış sürüyor.
- Ebyen: Hanfer ve Zencibar kamplarında 1.420 aile (9 bin 940 kişi).
- Diğer vilayetler: Hadramut (110 aile), El-Mehra (70 aile) ve Şebve (26 aile).
Evlerini aniden terk etmek zorunda kalan ailelerin tüm mal varlıklarını kaybettiğini belirten yetkililer; barınma, gıda, temiz su ve acil sağlık hizmetleri için uluslararası bağışçılara çağrıda bulundu.
Deniz yoluyla Cibuti’ye kaçış: Yüzde 50’si kadın ve çocuk
Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK), yalnızca bu ay içinde 130 bini aşkın kişinin evini terk ettiğini, on binlercesinin daha göç yoluna düşebileceğini açıkladı.
Kızıldeniz’deki tehlikeli rotaya dikkat çeken BMMYK, bir haftadan kısa süre içinde yaklaşık 3 bin Yemenlinin derme çatma teknelerle deniz aşırı Cibuti’ye sığındığını duyurdu. Açıklamada, ölümcül deniz yolculuğunu göze alarak Cibuti’ye ulaşan mültecilerin yarısından fazlasının kadın ve çocuklardan oluştuğu vurgulandı.
WFP: “Ofislerimiz basıldı, 49 dağıtım noktasına erişim kesildi”
Göç dalgası derinleşirken Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı (WFP), Ensarullah (Husi) hareketinin kontrolündeki bölgelerde yardım faaliyetlerinin fiilen durma noktasına geldiğini bildirdi.
BM Genel Kurulu kapsamında New York’ta *Reuters*’a konuşan WFP İcra Direktörü Vekili Carl Skau, Yemen’in temel gıda ihtiyacının yüzde 90’ını ithalatla karşıladığını hatırlatarak liman ve havalimanlarındaki aksamaların doğrudan açlık krizini tetikleyeceğini söyledi. WFP, batı sahilindeki çatışmaların ardından Husi denetimindeki bölgelerde BM ofislerinin işgal edildiğini, varlıklarına el konulduğunu, personelin alıkonulduğunu ve en az 49 gıda dağıtım merkezine erişimin tamamen engellendiğini duyurdu.
WFP, finansman kısıtlamalarına rağmen 17 Eylül’e kadar 45 bin kişiye gıda ulaştırdığını ve şartların elvermesi halinde 1,5 milyon sivile destek sağlayabilecek hazırlıkta olduğunu belirtti.
22 milyon insan acil yardıma muhtaç
Birleşmiş Milletler’in 2026 Yemen İnsani Müdahale Planı, ülkedeki çöküşün boyutlarını ortaya koyuyor:
- 22,3 milyon sivil insani yardım ve korumaya muhtaç durumda.
- 18,3 milyon kişi akut gıda güvensizliğiyle yüz yüze.
- 5 yaş altı 2,2 milyondan fazla çocuk yetersiz beslenmeyle mücadele ediyor; yüz binlercesi ölümcül aşamada.
- Sağlık tesislerinin yalnızca yüzde 59’u tam kapasiteyle hizmet verebiliyor.
BM’nin 12 milyon kişiye hayat kurtarıcı destek ulaştırmak için belirlediği 2,16 milyar dolarlık acil yardım bütçesi derin bir fon açığıyla karşı karşıya bulunurken; kitlesel göç, açlık ve sahadaki erişim engelleri Yemen’i topyekun bir insani felaketin eşiğinde tutuyor.







