Nablus’un güneybatısındaki Tel köyünde yaşanan ve dört Filistinlinin şehit olduğu çatışmaların ardından, bölgedeki radikal yerleşimci faaliyetlerinin odağındaki “Havat Gilad” karakolu (bölgesi) dikkatleri üzerine çekti. İsrail basınına göre olaylar, bu yerleşimden hareket eden silahlı yerleşimcilerin köye saldırmasıyla başlamış, ardından çıkan arbedede iki İsrail askerinin öldüğü bildirilmişti.
İntikam duygusuyla atılan ilk adımlar
Havat Gilad’ın kuruluş kökenleri doğrudan bir intikam hissine dayanıyor. Nisan 2002’de aşırı sağcı yerleşimci Moshe Zar –ki 1980’lerdeki Yahudi Yeraltı örgütünün eski bir üyesiydi– oğlu Gilad Zar’ın öldürülmesinin ardından bu bölgeye çadırlar ve karavanlar yerleştirdi. Gilad Zar, kuzey Batı Şeria yerleşimleri konseyinin güvenlik görevlisiydi. “Havat” kelimesi İbranicede “çiftlik” anlamına geliyor.
Kurulan bu ilk yasa dışı çadırlar, Nablus’un Filistinli köyleriyle olan coğrafi bütünlüğünü koparmak, bölgeyi izole etmek ve Yitzhar, Har Bracha, Itamar gibi diğer büyük yerleşimleri birbirine bağlayan stratejik bir çember oluşturmak amacıyla atıldı.
Hukuki engellerden askeri korumaya
2002 ve 2003 yılları arasında İsrail sivil idaresi ve ordu, buranın yasaşın dışı bir karakol olması nedeniyle defalarca yıkım ve tahliye operasyonları gerçekleştirdi. Ancak yerleşimciler her defasında bölgeyi yeniden inşa etti.
-
Tarım ve Hayvancılık Kalkanı: Mahkeme kararlarını ve yıkımları boşa çıkarmak için bölgeyi tarımsal ve hayvancılık koruma alanı olarak tescillediler. 2010 yılında İsrail Yüksek Mahkemesi’nin tahliyeyi önleyen tedbir kararıyla kalıcılığı tescillendi.
-
Resmi Yasallaşma: 31 Ocak 2018’de, bu kez bir başka radikal yerleşimci Raziel Shevah’ın öldürülmesi bahane edilerek, Netanyahu hükümeti tarafından resmi olarak yasallaştırıldı ve yeni bir yerleşim birimine dönüştürüldü.
“Tepelerin Gençliği” ve saldırı üssü
Bugün yaklaşık 450 dönümlük bir araziye yayılan Havat Gilad, sadece bir barınma alanı değil; aynı zamanda “Tepelerin Gençliği” (Hilltop Youth) ve “Bedeli Ödetme” (Price Tag) gibi aşırılık yanlısı grupların ana üssü haline gelmiş durumda. Tel, Ceyt, Fer’ata ve Kaddum gibi çevre köylere yönelik zeytin ağaçlarının kesilmesi, araçların yakılması ve doğrudan silahlı saldırılar gibi eylemlerin merkezi olarak biliniyor.
İnsan hakları örgütleri (B’Tselem ve Yesh Din), bu tür yerleşim birimlerinin İsrail ordusunun doğrudan koruması altında büyüdüğünü ve yerleşimci şiddetine karışanların %93’e varan oranlarda cezasız kaldığını belgeliyor. Havat Gilad örneği, bireysel birer intikam hamlesi olarak başlayan yasaşın dışı yapıların, zamanla Filistin topraklarını parçalayan militarize birer saldırı üssüne nasıl dönüştürüldüğünü net bir şekilde gözler önüne seriyor.



