Son 48 saatten kısa bir süre içinde Ürdün’ün stratejik liman kenti Akabe’ye yönelik füze saldırısı girişimleri, bölgedeki askeri denklemde yeni soru işaretlerini beraberinde getirdi. Ürdünlü yetkililer kentte herhangi bir ABD askeri üssünün bulunmadığını ve hedeflerin doğrudan sivil ile ekonomik altyapı olduğunu vurgularken, İran’ın bu stratejik noktayı neden hedef aldığı tartışılıyor.
ABD, İran ve İsrail arasındaki bölgesel çatışma hattı genişlerken, Ürdün ordusu Akabe’ye yöneltilen füzelerin hava savunma sistemleri tarafından başarıyla imha edildiğini duyurdu. Doğrulanmayan bazı raporlarda ise ülkenin doğusundaki Muvaffak el-Salti Hava Üssü’nün de hedef alınmaya çalışıldığı öne sürüldü.
Akabe askeri bir hedef mi yoksa ekonomik felç planı mı?
Ürdün resmi makamlarının açıklamalarına göre Akabe, ABD askeri üslerine ev sahipliği yapmıyor. Ancak kent, Ürdün ekonomisinin dışa açılan en kritik kapısı konumunda. Ülkenin ana deniz limanına ve Kral Hüseyin Sivil Havalimanı’na ev sahipliği yapan Akabe, ulusal ticaretin can damarı sayılıyor.
-
İhracat ve İthalat Merkezi: Akabe Limanı, Ürdün’ün toplam ihracatının yaklaşık %85’ini ve ithalatının %60’tan fazlasını karşılıyor.
-
Gıda Güvenliği: Kentte bulunan stratejik tahıl siloları, ülkenin ulusal gıda güvenliği açısından hayati önem taşıyor.
Saldırı girişimlerinin ardından Ürdün hava savunmasının füzeleri engellemesi, komşu İsrail’deki uçuş trafiğini de etkiledi. Güvenlik önlemleri nedeniyle İsrail’in Ramon Havalimanı’na inmesi planlanan bir uçağın iniş yapamadığı bildirildi.
Askeri uzman Nidal Abu Zaid’den çarpıcı analiz
Askeri ve stratejik uzman Emekli Albay Nidal Abu Zaid, sahadaki verilerin doğrudan Akabe’nin hedef alındığını gösterdiğini belirtti. İsrail’in engelleme faaliyetlerine katılmaması ve komşu kent Eilat’a herhangi bir füze enkazı düşmemesi, saldırının doğrudan Ürdün topraklarını hedeflediğini doğruluyor.
Abu Zaid, İran’ın “Akabe Havalimanı’nda ABD savaş uçaklarının bulunduğu” yönündeki iddialarını reddederek, pist yapısının ağır askeri nakliye veya savaş uçaklarının kullanımına uygun olmadığını vurguladı. Uzman isim, hedefin askeri varlıklardan ziyade Ürdün ekonomisini felç etmek olduğunu ifade etti:
“İsrail’e ait savaş uçaklarının konuşlandığı Ramon Havalimanı Akabe’ye sadece birkaç kilometre mesafede bulunurken ve bölgede yoğun askeri hareketlilik varken, füzelerin doğrudan Akabe’ye yönelmesi hedefin askeri değil, Ürdün’ün ticaret damarlarını vurmak olduğunu gösteriyor.”
Muvaffak el-Salti Hava Üssü ve operasyonel üçgen
Tahran yönetiminin Muvaffak el-Salti Hava Üssü’nü hedef aldığı yönündeki iddiaları Amman yönetimi tarafından doğrulanmadı. Ancak Washington, ikili savunma anlaşmaları kapsamında bu üste ABD kuvvetlerinin bulunduğunu kabul ediyor. Abu Zaid’e göre Akabe ile Muvaffak el-Salti Üssü arasındaki hat bir “operasyonel üçgen” oluştursa da, doğrudan Akabe’nin seçilmesi İran’ın Ürdün üzerindeki baskıyı ve ekonomik maliyeti artırma amacını taşıyor.
Ürdün’ün hava sahası tarafsızlığı kararlılığı
Ürdün yönetimi, krizin başından bu yana hava sahasının hangi taraf olursa olsun askeri amaçlarla kullanılmasına izin vermeyeceğini net bir dille ilan etmişti. Amman, hem İsrail uçaklarının hem de İran füzelerinin hava sahasını ihlal etmesine karşı tavizsiz bir tutum sergiliyor.
İsrail savaş uçaklarının İran’a yönelik operasyonlarında Ürdün hava sahasını değil, Suriye ve Irak güzergahını kullandığı bilinirken; İran’ın Akabe’yi hedef alması, Tahran’ın ilan ettiği askeri hedefler ile sahadaki eylemleri arasındaki çelişkiyi gözler önüne seriyor.



