Amerika Birleşik Devletleri Hazine Bakanlığı’nın İran sivil havacılık sektörüne yönelik genişlettiği yaptırım paketi yürürlüğe giriyor. 23 Eylül itibarıyla uluslararası hava sahasında hareket alanı daralan Tahran yönetimi, 27 hava yolu şirketini kapsayan kısıtlamalar nedeniyle dış hat uçuşlarında derin bir tecrit riskiyle karşı karşıya kaldı.
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent tarafından duyurulan tedbirler, yalnızca İran menşeli taşıyıcıları kara listeye almakla kalmıyor; bu şirketlere lojistik ve operasyonel destek sağlayan üçüncü taraf kuruluşları da ikincil yaptırımlarla tehdit ediyor. İlgili karar uyarınca, Mahan Air ve diğer taşıyıcılara destek verdikleri gerekçesiyle hedef alınan işletmeler, küresel finansal takas sisteminden dışlanma riskiyle karşı karşıya bulunuyor.
Havalimanlarında 4 kritik hizmet tamamen yasaklandı
Yaptırımlar, dünya genelindeki havalimanlarını ve yer hizmeti sağlayıcılarını İran uçaklarına doğrudan destek vermekten men ediyor. Düzenleme kapsamında uluslararası noktalarda yasaklanan temel başlıklar şunlar:
- İran uçaklarına yakıt ikmali yapılması,
- Havalimanlarında iniş, kalkış ve yer hizmetlerinin sağlanması,
- Yolcular için bilet kesimi ve satış işlemlerinin yürütülmesi,
- Teknik bakım, denetim ve yedek parça temininin durdurulması.
Bu kısıtlamaları ihlal eden yabancı havalimanı işletmecileri ve yer hizmeti şirketleri, uluslararası takas sisteminde ABD doları kullanma hakkını kaybetme tehlikesi taşıyor. Bu durum, yabancı hava meydanlarının İran uçaklarına hizmet vermekten kaçınmasına yol açıyor.
Bombardımanlar ve filo kaybı krizi derinleştirdi
Söz konusu yaptırımlar, İran sivil havacılık altyapısının daha önce uğradığı fiziki hasarların hemen ardından geldi. İran Yol ve Şehircilik Bakanı Ferzane Sadık’ın paylaştığı bilgilere göre, 28 Şubat ile 8 Nisan tarihleri arasında yaşanan askeri bombardımanlar nedeniyle yaklaşık 100 uçak hasar gördü veya tamamen kullanılamaz hale geldi. Bu uçaklardan en az 8’inin saldırılar öncesinde aktif uçuş filosunda yer aldığı bildirildi.
Meşhed, Buşehr ve Bender Abbas gibi şehirlerdeki havalimanları, radar sistemleri ve seyrüsefer merkezlerinin zarar görmesi operasyonel kapasiteyi geriletti. Kriz öncesinde ülke genelindeki 250 ila 300 uçaklık envanterin yaklaşık 150’si faal durumdayken, mevcut tabloda aktif uçak sayısının 100’ün altına düştüğü, bayrak taşıyıcı Iran Air’in ise yalnızca 11 operasyonel uçağının kaldığı ifade ediliyor.
Sefer sayıları ve taşınan yolcu oranında rekor düşüş
İran Havalimanları ve Hava Seyrüsefer Şirketi verileri, haziran ayında havalimanlarındaki iniş ve kalkış trafiğinin geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 51 gerilediğini ortaya koydu. İç hat yolcu sayısında yüzde 60, kargo ve posta taşımacılığında ise yüzde 64’lük kayıp yaşandı.
İran Hava Yolları Şirketleri Birliği Genel Sekreteri Maksud Esedi Samani, sektörün 40 günlük süreçte uğradığı doğrudan gelir kaybının 129,8 milyon doları aştığını belirtti. Yaptırımların devreye girmesiyle birlikte yedek parça, bakım ve sigorta operasyonlarının üçüncü aracılar üzerinden yürütülmek zorunda kalınması maliyetleri katlarken, Tahran’ın yurt dışına yönelik uçuş ağının sürdürülebilirliği belirsizliğini koruyor.




















