İran’ın başkenti Tahran’ın güneyi ile kuzeyini birbirine bağlayan 18 kilometrelik Veliasr Caddesi’nde, 32 yaşındaki Borman elindeki akıllı telefon üzerinden ulaşım uygulamasından gelen yolcu çağrılarını takip ediyor. Endüstri mühendisliği alanında yüksek lisans diplomasına sahip olan Borman, ülkede yıllarca eğitim aldıktan sonra mesleğini yapamayan binlerce gençten sadece biri.
Üç yıl önce mezun olduğunu ve 50’den fazla şirkete özgeçmiş gönderdiğini belirten Borman, “Bazıları hiç dönmedi, bazıları ise bir oda kirasını bile karşılamayacak maaşlar teklif etti. Sonunda babamın aracıyla direksiyon başına geçtim. Yaşamımı sürdürecek kadar kazanıyorum ama bu meslek fiziksel ve zihinsel enerjimi tüketiyor” ifadelerini kullandı.
Üniversite mezunlarının işsizlik oranı %35,6’ya ulaştı
Borman’ın hikayesi Tahran sokaklarında münferit bir olay değil. İran İstatistik Merkezi’nin bu yılın ilk çeyreğine (21 Mart – 20 Haziran 2026) ait “İşgücü Anketi” raporuna göre, ülkemdeki toplam işsizlerin %35,6’sını üniversite mezunları oluşturuyor.
İstatistikler eğitimli nüfus ile istihdam piyasası arasındaki derin uçurumu ortaya koyuyor:
-
İstihdam Oranı: Üniversite mezunlarının toplam çalışanlar arasındaki payı sadece %27,2 seviyesinde kalırken, bu oran geçen yıla göre yalnızca %0,1 artış gösterdi.
-
Kadın İşsizliği: Kadınlar arasındaki işsizlik oranı geçen yıla göre 3 puan artarak %13,7’den %16,7’ye yükseldi. Erkeklerde ise bu oran %6’dan %7,5’e çıktı. Kadın işsizliği erkeklerin iki katından fazla seyrediyor.
-
Atıl Nüfus: Ekonomik olarak aktif olmayan nüfusa bu yılın ilk çeyreğinde 800 bin kişi daha eklendi. İş aramaktan vazgeçenlerin sayısı 39 milyonu aşarken, bu nüfusun yaklaşık 29 milyonunu kadınlar oluşturuyor.
Kadın mezunlar iş piyasasında ayrımcılıkla karşılaşıyor
Tahran Üniversitesi Sanayi Yönetimi bölümünden dereceyle mezun olan 29 yaşındaki Sara da diplomasına rağmen alanında iş bulamayanlardan. Bir kozmetik dükkanında tezgahtar olarak çalışan Sara, iş görüşmelerinde liyakat yerine özel hayatına dair sorularla karşılaştığını belirtiyor: “Her mülakatta ne zaman evleneceğimi veya çocuk planlayıp planlamadığımı sordular. Sanki diplomam hiçbir anlam taşımıyordu.”
İran’da kadınların ekonomik katılım oranı sadece %13,7 seviyesinde kalırken, erkeklerde bu oran %67,8 olarak kaydedildi.
Gizli işsizlik ve Sosyal Güvenlik Kurumu verileri
İran’daki işgücü piyasasını değerlendiren İşçi Hakları Aktivisti Dr. Fazıl Hamisi, resmi rakamların sahadaki gerçek tabloyu tam olarak yansıtmadığını savundu. Sanayide ve üretimde çalışan uzmanların kayıt dışı hizmet sektörüne kaydığını vurgulayan Hamisi, “Mühendislerin taksi şoförlüğü yaptığı, tekstil işçilerinin kripto parayla uğraştığı bir ortamda bu kişiler kağıt üzerinde ‘çalışan’ olarak görünüyor. Bu durum ‘gizli işsizliği’ körüklüyor” değerlendirmesinde bulundu.
Hamisi, sahadaki krizin en belirgin kanıtının Sosyal Güvenlik Kurumu verileri olduğunu belirtti:
“Bir yıl içinde Sosyal Güvenlik Kurumu yaklaşık 1 milyon prim ödeyen üyesini kaybetti. Bu tek başına resmi söylemi çürütüyor. Bu 1 milyon insan ya iş gücünden tamamen çekildi ya da sosyal güvencesi olmayan güvencesiz işlere kaydı.”
Krizin üç temel nedeni
Dr. Hamisi, İran’daki yükseköğrenimli işsizlik krizinin üç ana nedenden kaynaklandığını belirtti:
-
Becerisizlik ve Müfreet Teori: Üniversiteler teorik bilgi verirken, sanayi ve piyasa pratik ve teknik beceri talep ediyor.
-
Masa Başı İş Beklentisi: Mezunların teknik veya saha görevlerini reddederek sadece masa başı iş araması.
-
Toplumsal ve Yasal Engeller: Eğitimli kadınların geleneksel kalıplar ve işveren ayrımcılığı nedeniyle istihdam dışı kalması.
Uzmanlar, genç ve eğitimli nüfustaki yüksek işsizlik oranının sadece ekonomik bir gösterge olmadığını, çözülmediği takdirde toplumsal patlamalara ve aile yapısını tehdit eden krizlere yol açabilecek “saatli bir bomba” olduğunu vurguluyor.



