İsrail siyasetinde Başbakan Binyamin Netanyahu ve aşırı sağcı koalisyonunun meclis çoğunluğunu yitirmesine rağmen, muhalefetin hükümet kurma ihtimali derin bir açmaza sürükleniyor. İngiliz Financial Times gazetesinde James Shotter ve Neri Zilber imzasıyla yayımlanan kapsamlı analize göre; İsrail toplumunun yıllardır süregelen sağa kayışı, demografik kırılmalar ve 7 Ekim 2023 saldırılarının yarattığı travma, Netanyahu’yu devirme planlarını her zamankinden daha karmaşık hale getirdi.
Muhalefetin 61 sandalye çıkmazı ve Arap partileri ikilemi
Meclisteki 120 sandalyeli dengede 61 çoğunluğunu yakalayamayan muhalefet blokunun hükümet kurabilmesi için kilit aktör konumundaki Arap partileriyle uzlaşması gerekiyor. 2021 yılında sağ, merkez, sol ve bir Arap partisinin bir araya gelmesiyle kurulan “değişim hükümeti” yalnızca 18 ay dayanabilmiş, ardından Netanyahu daha güçlü bir sağ blokla iktidara dönmüştü.
Son seçimlerin ardından Arap partilerinin 19 sandalyeye ulaşarak kritik bir denge unsuru haline gelmesine rağmen, muhalefet liderleri benzer bir ortaklığı yeniden hayata geçirme konusunda tereddüt yaşıyor. Güvenlik kaygıları ve 7 Ekim sonrası derinleşen kutuplaşma, Yahudi çoğunluk ile ülke nüfusunun yaklaşık yüzde 20’sini oluşturan Filistin kökenli vatandaşlar arasındaki güvensizliği daha da artırmış durumda.
7 Ekim travması ve kalıcı varoluşsal kaygı
İsrail Demokrasi Enstitüsü verilerine göre, kendisini “sağcı” olarak tanımlayan vatandaşların oranı 7 Ekim öncesindeki yüzde 54,9 seviyesinden yüzde 61,3’e yükselirken; sol kanatta yer aldığını belirtenlerin oranı yüzde 13,5’e geriledi. Kudüs İbrani Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nden Prof. Gad Yair, İsrail toplumundaki sağa yönelişin temelinde uzun yıllardır devam eden “varoluşsal tehdit algısı” ve yalnızlaşma duygusunun yer aldığını vurguluyor.
Sosyolojik dönüşüm yalnızca anketlerle sınırlı kalmıyor; aşırı muhafazakar Haredi nüfusunun hızla artması, liberal muhalefetin geleneksel tabanını oluşturan seküler kesimin toplumsal ağırlığını giderek zayıflatıyor. Aynı zamanda Gazze’deki Filistinlilerin tehcir edilmesini savunan en uç milliyetçi akımlar dahi siyasetin merkezine taşınıyor.
Muhalefet cephesinde derin strateji çatlağı
Koalisyon arayışları muhalefet aktörleri arasındaki ideolojik uçurumu da gözler önüne seriyor. Demokratlar Partisi lideri Yair Golan, Arap seçmenleri ve partileri içeren geniş tabanlı bir hükümet modelini savunurken; Naftali Bennett ve Avigdor Liberman gibi sağ kökenli figürler Arap partilerine dayalı bir modeli reddediyor. Sağ muhalefet, Likud tabanına ve muhafazakar seçmene hitap etmeyen bir formülün uzun vadede ayakta kalamayacağını öne sürüyor.
Netanyahu ise Arap partilerini ulusal güvenlik tehdidi olarak göstererek muhalefetin manevra alanını daraltmaya devam ediyor. Analistler, liberal ve merkez muhalefetin yapısal bir krizle karşı karşıya olduğuna dikkat çekiyor: Kendi tabanına hapsolarak iktidar şansı bulunmayan muhalefet bloku, ya Arap partileriyle ortaklık riskini göze almak ya da sağ seçmenle uzlaşmanın yolunu bulmak zorunda kalacak.


















