İsrail’de gerçekleştirilen 26. Knesset seçimlerinde oyların büyük bir kısmı sayılırken, meclis çoğunluğunu elde edemeyen siyasi bloklar derin bir belirsizliğe sürüklendi. Açıklanan resmi olmayan ilk sonuçlara göre Başbakan Binyamin Netanyahu liderliğindeki sağ blok 53, eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot liderliğindeki muhalefet bloku ise 48 sandalyede kaldı. Hükümet kurmak için gereken 61 salt çoğunluğa ulaşılamaması, 19 sandalye kazanan Arap partilerini doğrudan kilit aktör konumuna taşıdı.
Arap seçmenin sandığa katılım oranının yüzde 80’e yaklaşmasıyla elde edilen tarihi temsil, on yıllardır ilk kez Arap listelerini koalisyon aritmetiğinin merkezine yerleştirdi.
Muhalefetle ittifak: Netanyahu’yu devirme hedefi
Arap partilerinin masasında duran en güçlü seçenek, Netanyahu iktidarını sonlandırmak amacıyla muhalefet kanadı ile dirsek temasına geçmek. Ortak Liste liderlerinden Ahmed et-Tibi, yüksek katılımın mevcut aşırı sağcı hükümet politikalarından duyulan rahatsızlığın bir göstergesi olduğunu ve önceliklerinin Netanyahu’yu iktidardan düşürmek olduğunu vurguladı.
Bu senaryoda atılacak ilk adım, Knesset Başkanı Amir Ohana’yı görevden alarak muhalefetin belirleyeceği bir adayı seçtirmek olarak görülüyor. Ancak muhalefetle iş birliği yolu tamamen pürüzsüz değil:
- Siyasi talep ve şartlar: Arap temsilciler, Eisenkot’un siyasi vizyonunu ve Araplara yönelik söylemini netleştirmesini şart koşuyor. Balad Partisi lideri Sami Ebu Şehade, desteğin kışkırtıcı politikaların durdurulmasına bağlı olduğunu dile getiriyor.
- Muhalefet içindeki çatlaklar: İsrail basınına yansıyan bilgilere göre, Eisenkot bloku içerisindeki en az dört milletvekili, Arap partilerinin dışarıdan desteğine dayanan bir azınlık hükümeti fikrine kesin bir dille karşı çıkıyor. Bu durum, Netanyahu karşıtı 66 sandalyelik potansiyel bloğun ortak hareket etmesini zorlaştırıyor.
Netanyahu ile temas ihtimali neden kapalı?
Arap blokunun Netanyahu ile anlaşarak bir koalisyon oluşturması ihtimali siyaseten fiilen imkânsız kabul ediliyor. Ortak Liste temsilcisi Yusuf Cebarin başta olmak üzere Arap vekiller, Netanyahu’nun görevde kalmasına yol açacak hiçbir formüle destek vermeyeceklerini açıkladı.
Netanyahu cephesinde de benzer bir tutum hakim. Seçim kampanyası boyunca Arap vekilleri hedef alan Netanyahu, “Siyonizm karşıtı partilere dayanan bir hükümet kurulmasına izin verilmemeli” diyerek kapıları kapattı. Likud Partisi ise Arap seçmenlerin yoğun olduğu sandıklarda usulsüzlük yapıldığını iddia ederek seçim sonuçlarını şaibeli ilan etmeye çalıştı.
Hükümet denkleminin dışında kalma riski
İki blokla da resmi bir mutabakat sağlanamaması durumunda Arap partileri yeniden karar mekanizmalarının dışında kalabilir. Bu tablo iki temel sonucu beraberinde getiriyor:
- Geniş tabanlı ulusal birlik hükümeti: Netanyahu ile Eisenkot’un uzlaşarak büyük bir koalisyon kurması; bu adım aşırı sağcı bakanlar Itamar Ben-Gvir ve Bezalel Smotrich’i sistem dışına itebilir.
- Siyasi kilitlenme ve yeni seçimler: Tarafların hiçbir formülde uzlaşamaması halinde Netanyahu geçici hükümetin başında kalacak ve ülke önümüzdeki mart ayında yeniden erken genel seçime gidecek.
İsrail siyaseti, kurulacak pamuk ipliğine bağlı bir azınlık hükümeti ile yeni bir sandık krizi arasındaki en kritik dönemeçlerden birini yaşıyor.

















