İsrail'de propaganda krizi: Üniversite gençliği kaybedildi
Dünya

İsrail’de propaganda krizi: Üniversite gençliği kaybedildi

İsrail’in iletişim ve algı yönetimi uzmanları, devletin propaganda mekanizmalarına yönelik sert eleştirilerde bulunuyor. Uzmanlar, İsrail’in yedi farklı cephede fiziksel olarak savaştığını ancak “sekizinci cephe” olarak nitelendirilen algı savaşını tanımlamayı reddettiği için kaybettiğini savunuyor.

Genç neslin desteği hızla eriyor

İletişim stratejisti Asif Alkayem, Maariv gazetesinde yayımlanan analizinde çarpıcı verilere dikkat çekti. Alkayem, Amerika Birleşik Devletleri’nde 30 yaş altı gençlerin sadece yüzde 14’ünün İsrail’e sempati duyduğunu, bu oranın son on yılda yüzde 17’lik bir düşüş yaşadığını belirtti. Uzmana göre bu durum sadece bir imaj sorunu değil, aynı zamanda İran ile devam eden savaşın askeri sınırlarını belirleyen siyasi bir kısıtlamaya dönüşmüş durumda.

“Algı savaşı orduyu sınırlıyor”

Analizde, kamuoyu baskısının ABD yönetimi üzerinden İsrail ordusunun operasyonel kabiliyetini sınırladığı vurgulanıyor. Alkayem, 1950’li yıllarda İsrail’in hayatta kalmasının sadece askeri güce bağlı olmadığını anladığını ve Batı ülkelerinde gizlice faaliyet yürüten özel yapılar kurduğunu hatırlatarak, günümüzde bu esnekliğin kaybedildiğini savunuyor.

Yeni bir “Etki Birimi” önerisi

İsrail’in algı cephesinde yetenek eksikliği değil, organizasyon bozukluğu yaşadığı ifade edilen haberde şu çözüm önerileri öne çıkıyor:

  • Stratejik Yapılanma: Mossad veya Şin Bet gibi kurumların kısıtlamalarına tabi olmayan, doğrudan siyasi otoriteye bağlı resmi bir “Etki Birimi” kurulması.
  • Hibrit Mücadele: Kamu diplomasisi, dijital stratejiler, istihbarat ve uluslararası hukuku birleştiren hibrit bir mekanizmanın hayata geçirilmesi.
  • Algoritma Savaşı: Sosyal medya algoritmaları, üniversite kampüslerindeki hareketlilik ve dijital içerik üretimi üzerinde etkin bir kontrol mekanizması oluşturulması.

Eski bir üst düzey Mossad yetkilisi olan Sagiv Assulin’in de destek verdiği bu görüşler, İsrail’in “gerçekliği şekillendiren değil, şekillendirilen gerçekle yüzleşen” bir konuma düştüğü gerçeğini vurguluyor. Uzmanlar, Amerikan üniversitelerine akıtılan fonlar ve yayılan videolar karşısında İsrail’in en güçlü silahı olan “algı yönetimi”ni kaybettiği uyarısında bulunuyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir