Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasındaki diplomatik gerilim, nükleer program ve bölgesel güvenlik başlıklarında derin bir çıkmaza girdi. ABD Başkanı Donald Trump, Tahran yönetiminin Pakistanlı arabulucular aracılığıyla sunduğu üç aşamalı çözüm önerisini kabul etmediğini duyurdu.
Üç aşamalı teklife ret
İran tarafından masaya getirilen teklif şu maddeleri içeriyordu:
- Savaşın resmi olarak durdurulması.
- Hürmüz Boğazı’nın trafiğe açılması karşılığında limanlardaki ablukanın kaldırılması.
- Nükleer program konusunun ileri bir tarihte müzakere edilmesi.
Başkan Trump, bu öneriyi Tahran’ın “zaman kazanma manevrası” olarak nitelendirerek geri çevirdi. Beyaz Saray kaynakları, Trump’ın nükleer dosyayı pazarlık dışı bir “kırmızı çizgi” olarak gördüğünü ve İran’ın en az 20 yıl boyunca uranyum zenginleştirmeyeceğine dair yazılı taahhüt vermesini şart koştuğunu belirtiyor.
Abluka baskı aracı olarak kalacak
ABD yönetimi, İran limanlarına uygulanan deniz ablukasını “mükemmel sonuç veren” bir strateji olarak değerlendiriyor. Bu baskı sayesinde İran’ın petrol ihracatının günlük 1 milyon 600 bin varil seviyelerinden büyük ölçüde gerilediği ifade ediliyor. Tahran her ne kadar ablukanın tam olmadığını savunsa da, artan stoklar ve düşen ihracat nedeniyle üretimin durma noktasına gelmesinden endişe ediliyor.
Askeri seçenekler masada mı?
Müzakerelerin tıkanması üzerine Washington’da bazı danışmanların Trump’a askeri harekat seçeneğini yeniden değerlendirmesi yönünde tavsiyelerde bulunduğu iddia ediliyor. İran tarafında ise askeri yetkililer “savaşın bitmediği” mesajını vererek, olası bir saldırıya karşı Babülmendep Boğazı’nın kapatılması dahil yeni hamleler yapabilecekleri uyarısında bulundu.
Siyasi gözlemciler, ABD iç kamuoyunun savaşın ekonomik etkilerine rağmen Trump’ın nükleer karşıtı duruşunu desteklediğini, bu nedenle Washington’ın geri adım atmaya niyetli olmadığını vurguluyor.


