İsrail güvenlik teşkilatı, yaklaşan genel seçimlerin ardından işgal altındaki Batı Şeria’da aşırı sağcı yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik saldırılarında benzeri görülmemiş bir tırmanış yaşanmasından endişe duyuyor. İsrail merkezli Haaretz gazetesinin askeri durum değerlendirme raporlarına dayandırdığı haberine göre; aşırı sağcı grupların geniş çaplı arazi gaspları gerçekleştirmek ve yeni yasa dışı yerleşim karakolları kurmak amacıyla eş zamanlı ve baskın nitelikli eylemler planladığı uyarısı yapıldı.
Güvenlik birimleri, sandıktan çıkabilecek olası bir hükümet değişikliğini kabul etmeyecek aşırı sağcı militanların, yeni yönetimin yasa dışı çiftlikleri ve kaçak yerleşimleri tahliye etme ihtimaline karşı sahada fiili durum (oldubitti) yaratmak için organize saldırılara girişebileceğini değerlendiriyor.
Orduda kontrol kaybı itirafı: “Hakimiyetimiz var diyen yalan söyler”
İsrail ordusu, iç istihbarat servisi Şin-Bet (Şabak) ve polis teşkilatının katılımıyla düzenlenen ortak güvenlik zirvelerinde durumun ciddiyeti masaya yatırıldı. Ancak sahadaki tablonun vahametine karşın toplantılardan somut ve caydırıcı kararlar çıkmadı.
Batı Şeria’daki gelişmeleri yakından izleyen üst düzey bir İsrailli güvenlik kaynağı, güvenlik güçlerinin inisiyatifi tamamen kaybettiğini belirterek şu dikkat çekici ifadeleri kullandı:
“Ordu, Şin-Bet ve polis sahada kontrolü tamamen yitirdi; sadece saldırganların peşinden bir noktadan diğerine sürükleniyoruz. Sahaya hâkim olunduğunu iddia eden yalan söyler. Asıl kriz, bu kontrolü geri kazanmaya yönelik samimi bir iradenin bulunmamasından kaynaklanıyor.”
İsrailli yetkililer, yerleşimcilerin aynı anda birden çok bölgede koordineli hareket etme kabiliyetine ulaştığını, güvenlik güçlerinin olayları önlemek yerine yalnızca gerçekleştikten sonra müdahale etmeye çalıştığını ve bunun derin bir çaresizlik doğurduğunu kabul ediyor.
Genelkurmay toplantısında siyasi irade krizi
İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, Batı Şeria dosyası ve “Yahudi terörü” başlıklarını görüşmek üzere üst düzey askeri erkanla acil bir güvenlik toplantısı gerçekleştirdi. Toplantıya Başbakanlık, Savunma Bakanlığı ve Ulusal Güvenlik Konseyi’nden hiçbir siyasi temsilcinin katılmaması Merkez Komutanlığı bünyesindeki askeri yetkililerin sert eleştirilerine neden oldu. Yetkililer, böylesi kritik bir sürecin sahadaki birliklere siyasi koruma ve karar desteği sağlanmadan yönetilemeyeceğini vurguladı.
Zeytin hasadı döneminde sistematik saldırı dalgası
Resmi ve uluslararası raporlar, 2026 yılı boyunca İsrailli yerleşimcilerin ordu koruması altında gerçekleştirdiği şiddet eylemlerinin zirve noktasına ulaştığını belgeliyor. Özellikle Filistinlilerin geçim kaynağı olan zeytin hasadı dönemi, organize tahribatın ana hedefi konumunda bulunuyor.
Ayrım Duvarı ve Yerleşim Birimleriyle Mücadele Heyeti’nin verilerine göre, yalnızca 1-21 Ekim 2026 tarihleri arasında Filistinli çiftçilere, arazilere, hasat ekipmanlarına ve zeytin ağaçlarına yönelik 400’ün üzerinde doğrudan saldırı kayıtlara geçti. Bu ihlallerin 317’sinin radikal yerleşimciler tarafından gerçekleştirildiği, 92 olayda ise İsrail ordusunun bizzat yer aldığı belirtildi. Saldırıların seçim sonrasındaki siyasi belirsizlikle birlikte kitlesel bir çatışmaya evrilmesinden kaygı duyuluyor.

















