Başika düğümü çözülüyor: Türkiye ile Irak neden devir için anlaştı?

On yıllık gerilimin ardından Türkiye ile Irak, Başika Üssü'nün kademeli devri ve Sincar'ın kontrolü üzerinde ortak bir yol haritasında uzlaştı.

Başika düğümü çözülüyor: Türkiye ile Irak neden devir için anlaştı?

Türkiye ile Irak arasında 2015 yılından bu yana diplomatik krizlerin merkezinde yer alan Ninova vilayetine bağlı Başika-Zelikan Askeri Üssü’nün geleceği konusunda tarihi bir dönüm noktasına gelindi. New York’taki BM 81. Genel Kurul görüşmeleri marjında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi arasında gerçekleşen temaslar, yaklaşık 600 Türk askerinin konuşlu bulunduğu üssün belirlenen bir takvim ve mekanizma dahilinde Irak merkezi hükümetine devredilmesini öngören mutabakatla sonuçlandı.

Mutabakat, Başika Üssü’nün tahliyesini doğrudan Bağdat’ın Sincar bölgesinde devlet otoritesini tesis etmesi ve bölgedeki yabancı silahlı unsurların varlığına son vermesi şartına bağlıyor. Bu adım, 1990’lardan bu yana sınır ötesi operasyonlar ve ileri üslerle şekillenen Türk askeri varlığının, değişen bölgesel güvenlik mimarisine göre yeniden yapılandırılmasının önünü açıyor.

Başika Üssü’nün arka planı ve Sincar kilidi

Başika Kampı, Türkiye’nin Irak sınırındaki dağlık alanda kurduğu geçici üslerden farklı bir stratejik role sahipti. Haziran 2014’te Musul’un terör örgütü DEAŞ tarafından işgal edilmesinin ardından 2015 sonunda kurulan üs, başlangıçta Peşmerge güçlerinin eğitimi için oluşturulmuştu. Ancak Musul’un sadece 32 kilometre kuzeyinde yer alması ve 2016’daki kurtarma operasyonu öncesinde Ankara ile Bağdat arasında egemenlik tartışmalarına yol açması üssü kalıcı bir kriz başlığına dönüştürdü.

Türkiye açısından Başika’nın önemi, DEAŞ sonrası bölgede oluşacak güç boşluğunu engellemekle doğrudan bağlantılıydı. Özellikle Türkmen nüfusun yoğun olduğu Telafer ile Suriye sınır geçişinde kritik bir jeopolitik koridor olan Sincar’ın güvenliği temel öncelikti. DEAŞ saldırıları sırasında Sincar’a giren PKK ve YPG unsurlarının yerel Şengal Direniş Birlikleri’ni (YBŞ) kurması, ardından bu unsurların Haşdi Şabi bünyesinde 80. Alay adıyla resmi maaşa bağlanması, Türkiye-Suriye-Irak lojistik üçgeninde kalıcı bir tehdit alanı yaratmıştı.

Ekim 2020’de Bağdat ile Erbil arasında imzalanan “Sincar Anlaşması”nın sahada tam olarak uygulanamaması nedeniyle Başika Üssü, İran yanlısı milislerin sık sık roket ve kamikaze İHA saldırılarına hedef olduğu bir temas noktası haline gelmişti.

2024’ten bugüne uzanan stratejik dönüşüm

İki ülke arasındaki ilişkilerde dönüm noktası 2024 yılında atılan adımlarla başladı:

  • PKK’nın “Yasaklı Örgüt” İlan Edilmesi: Irak Ulusal Güvenlik Konseyi, Mart 2024’te örgütü resmi yazışmalarda “yasaklı örgüt” olarak tanımladı; Ağustos 2024’te ise Yüksek Yargı Konseyi bağlantılı üç siyasi partinin faaliyetlerini yasaklayarak mal varlıklarına el koydu.
  • Kalkınma Yolu Projesi: Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 2024’teki tarihi Bağdat ve Erbil ziyaretlerinde imzalanan 26 mutabakat zaptı, güvenlik odaklı ilişkiyi Basra’dan Türkiye’ye uzanan “Kalkınma Yolu” transit koridoru ve su altyapı projeleriyle ekonomik bir stratejik ortaklığa dönüştürdü.
  • Ortak Güvenlik Merkezleri: İki ülke savunma bakanlıkları, Bağdat’ta ortak güvenlik koordinasyon merkezi ve Zelikan’da bir ortak eğitim ve iş birliği merkezi kurulması üzerinde anlaştı.

Anlaşmayı bugün mümkün kılan bölgesel dinamikler

Başika mutabakatının olgunlaşmasında bölgesel sahada yaşanan derin kırılmalar belirleyici oldu. Suriye ve Irak genelinde yabancı askeri varlıkların çekilmesi ve yerel güçlerin devlet yapılarına entegre olma süreçleri güvenlik mimarisini kökten değiştirdi. ABD’nin Suriye’den çekilme sürecini tamamlaması ve Irak’taki uluslararası koalisyonun askeri varlığının sona ermesiyle birlikte Bağdat, ülke sınırları içindeki tüm silahlı grupları kontrol altına alma ve “silahın yalnızca devlet tekelinde bulunması” politikasını uygulama konusunda daha güçlü bir inisiyatif kazandı.

Başika’nın devri, Irak hükümetine İran’a yakın milis grupların yabancı askeri varlığı gerekçe göstererek silah bırakmaya direnmesini engelleme kozu veriyor.

Ancak uzmanlar, Başika’nın devredilmesinin Türkiye’nin sınır hattındaki askeri üslerinden tamamen çekileceği anlamına gelmediğini vurguluyor. Türkiye’nin kuzey Irak’taki dağlık sınır şeridindeki ileri kontrol noktalarının geleceği, Bağdat ve Erbil yönetimlerinin bölgedeki sınır güvenliğini fiilen sağlama kapasitesine paralel olarak şekillenecek. Başika sürecinin başarıyla tamamlanması, iki ülke ilişkilerini güvenlik krizlerinden arındırarak ortak ticari ve enerji projelerine odaklanılan yeni bir dönemin kapısını aralıyor.

Başika düğümü çözülüyor: Türkiye ile Irak neden devir için anlaştı?
0
Haber Bülteni
Bültenimize Katılın

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

Spam göndermiyoruz. İstediğiniz zaman abonelikten çıkabilirsiniz.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

KAI ile Sohbet Et

Yapay zeka asistanı
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.