İsrail’de sandık yetmiyor: Seçimi kazanan neden yönetemiyor?

İsrail seçimlerinde birinci olmak iktidarı garantilemiyor. Koalisyon pazarlıkları ve karmaşık yasalar dengeleri değiştiriyor.

İsrail'de sandık yetmiyor: Seçimi kazanan neden yönetemiyor?

İsrail siyasetinde genel seçimler sandıkta seçmenin parti listesine oy vermesiyle başlıyor; ancak başbakanlık koltuğunun kime gideceği sandıktan çok sonra yapılan çetin müzakerelerle belirleniyor. Seçim yarışını ikinci sırada tamamlayan hatta mecliste yalnızca birkaç sandalyeye sahip küçük partilerin liderleri dahi başbakanlık makamına oturabiliyor. Oy verme işleminden hükümetin kurulmasına kadar uzanan beş hukuki ve siyasi aşama, İsrail’de sandıktan birinci çıkmanın tek başına iktidar için neden yetersiz kaldığını ortaya koyuyor.

Ülke genelinde tek seçim çevresi esasına dayalı nispi temsil sistemi uygulanıyor ve seçmenler 120 sandalyeli Knesset üyelerini belirlemek üzere kapalı parti listelerine oy veriyor. Oy pusulalarında doğrudan başbakan adayının adı yer almıyor; yalnızca parti adı ve amblemi bulunuyor. Bu nedenle Likud’a oy vermek Binyamin Netanyahu’yu doğrudan başbakan seçmek anlamına gelmiyor. 2003 yılında doğrudan başbakanlık seçiminin kaldırılıp saf parlamenter sisteme dönülmesinden bu yana, seçmen yalnızca partilerin meclisteki ağırlığını belirliyor; yürütmenin başına kimin geçeceği ise siyasi aritmetiğe bırakılıyor.

Yüzde 3,25 seçim barajı ve heba olan oylar

Oy sayımının ardından ilk kritik aşamayı yüzde 3,25’lik seçim barajı oluşturuyor. Baraj, kayıtlı seçmen üzerinden değil, toplam geçerli oylar üzerinden hesaplanıyor. Barajın altında kalan partilerin tüm oyları denklemden çıkıyor ve sandalyeler yalnızca eşiği aşan partiler arasında paylaştırılıyor.

Küçük bir oy kayması dahi meclis dengelerini temelden sarsabiliyor:

  • Kasım 2022 tecrübesi: Meretz ve Balad partileri barajın hemen altında kalarak yaklaşık 417 bin oyun (geçerli oyların yüzde 8,8’i) heba olmasına yol açtı. Bu durum, Netanyahu blokuna 64 sandalyelik rahat bir çoğunluk sağladı.
  • Nisan 2019 örneği: “Yeni Sağ” ittifakı barajı yalnızca bin 454 oyla kaçırdı ve en az 4 sandalyeden mahrum kalarak sağ blokun hükümet kurma çoğunluğuna ulaşmasını engelledi.

Artık oylar ve Bader-Ofer yöntemi

Knesset’te barajı geçen partilerin tam sandalye paylaşımlarından sonra artakalan sandalyeler, 1973’ten bu yana uygulanan “Bader-Ofer” matematiksel formülüyle dağıtılıyor. Bu yöntem, ortalama oy oranı yüksek çıkan büyük partilere nispi bir avantaj sağlıyor.

Partiler seçim öncesinde aralarında “artık oy anlaşması” imzalayarak oylarını havuzda birleştirebiliyor. Örneğin Likud ile Dini Siyonizm veya Naftali Bennett’in partisi ile İsrail Evimiz arasındaki anlaşmalar, 60 ile 61 sandalye arasındaki kritik çoğunluk sınırını tek bir matematiksel formülle belirleyebiliyor. Ancak bu anlaşmaların yürürlüğe girmesi için her iki tarafın da barajı tek başına aşmış olması şartı aranıyor.

Hükümeti kurma görevi: En çok oyu alan değil uzlaşan atanıyor

Resmi sonuçların açıklanmasının ardından İsrail Cumhurbaşkanı, meclise giren partilerin temsilcileriyle istişarelerde bulunuyor ve hükümeti kurma şansı en yüksek görülen milletvekilini görevlendiriyor. Yasa gereği cumhurbaşkanı en çok oyu alan parti liderini atamak zorunda değil.

2009 seçimleri bunun en somut örneği olarak tarihe geçti. Tzipi Livni liderliğindeki Kadima 28 sandalye kazanarak Likud’un (27 sandalye) önünde yer almasına rağmen, Cumhurbaşkanı Şimon Peres hükümeti kurma görevini 65 milletvekilinin desteğini arkasına alan Netanyahu’ya verdi. Görevlendirilen isme tanınan 28 günlük süre (gerektiğinde 14 gün uzatılabilir) içinde koalisyon kurulamazsa diğer adaylara veya meclis çoğunluğunun işaret edeceği üçüncü bir isme geçiliyor; sonuç alınamazsa erken seçime gidiliyor.

Güvenoyu ve kırılgan iktidar dengeleri

Kabine listesini hazırlayan başbakan adayının göreve başlayabilmesi için Knesset’ten güvenoyu alması gerekiyor. Salt çoğunluk olan 61 oy aranmıyor; oturumda “kabul” oylarının “ret” oylarından bir fazla olması yeterli sayılıyor.

Bu durum, 13 Haziran 2021’de kurulan Naftali Bennett ve Yair Lapid hükümetinde çarpıcı bir biçimde görüldü. Mecliste sadece 7 sandalyeye sahip olan Bennett, 30 sandalyeli Likud’u muhalefette bırakarak 59’a karşı 60 oyla başbakanlık koltuğuna oturdu. Ancak böylesi dar çoğunluklara dayanan koalisyonlar bütçe ve yasa tasarılarında sürekli krizlerle karşılaşıyor. Bir hükümeti düşürmek için ise muhalefetin en az 61 oyla alternatif bir başbakan üzerinde uzlaşması (yapıcı güvensizlik oyu) şart koşuluyor.

Özetle, İsrail’de sandık zaferi yalnızca bir başlangıç niteliği taşıyor. İktidarın asıl sahibi, sandıkta alınan oy oranından ziyade parçalı parlamento yapısında 61 kişilik asgari uzlaşmayı inşa edebilen siyasi aktörler arasından çıkıyor.

İsrail’de sandık yetmiyor: Seçimi kazanan neden yönetemiyor?
0
Haber Bülteni
Bültenimize Katılın

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

Spam göndermiyoruz. İstediğiniz zaman abonelikten çıkabilirsiniz.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

KAI ile Sohbet Et

Yapay zeka asistanı
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.