Lübnan ile İsrail arasında ABD arabuluculuğunda hayata geçirilen “deney bölgeleri” uygulaması, sahadaki gerçek durumu ve iki ülke arasındaki hassas dengeleri gözler önüne seriyor. Zuter el-Garbiye, Froun ve Srifa kasabalarında Lübnan ordusunun konuşlanması, kapsamlı bir geri çekilmeden ziyade sınırlı bir taktiksel hamle olarak değerlendiriliyor.
Lübnan ordusu için kritik test alanı
Uzmanlar, İsrail’in kontrolündeki “Sarı Hat” sınırlarında yer alan bu üç kasabanın, Tel Aviv’in toplam işgal alanının yalnızca yüzde 2’sine tekabül ettiğine dikkat çekiyor. İsrail ordusunun bu bölgelerde zaten kalıcı bir askeri varlığının bulunmaması, yaşanan gelişmenin stratejik bir çekilmeden çok, Lübnan ordusunun kapasitesini ölçmeye yönelik bir hamle olduğunu ortaya koyuyor. Planın temel amacının, Lübnan devletinin egemenliğini test ederken Hizbullah’ın söz konusu bölgelerdeki varlığını denetlemek olduğu ifade ediliyor.
Çekilme mi, yoksa yeni bir güvenlik formülü mü?
Askeri analistler, anlaşmanın net bir takvime bağlanmamış olmasının İsrail’e durumu kendi lehine uzatma imkânı tanıdığını belirtiyor. Lübnan ordusunun sahadaki varlığı başlasa da, İsrail güçlerinin hâlâ stratejik tepeleri kontrol etmesi ve bölgeyi ateş altında tutması soru işaretlerini artırıyor.
Öte yandan, Hizbullah’ın konumunu koruma eğilimi ve olası güvenlik riskleri sürecin geleceğini belirsiz kılıyor. Washington’un baskıları ve bölgesel dengelerin, önümüzdeki dönemde atılacak adımların seyrini belirleyecek ana unsurlar olması bekleniyor.



