İsrail Genelkurmay Başkanı Aviv Kochavi dün yaptığı açıklamada, 11 Kasım’da Suriye-Irak sınırındaki bölgede İran tır konvoyunu bombalayanların İsrail güçleri olduğunu itiraf etti.
İsrail Genelkurmay Başkanı Kochavi, Herzliya’daki Reichmann Üniversitesi’nde eski Bakan ve Genelkurmay Başkanı Amnon Lipkin-Shahak’ı anmak için her yıl düzenlenen sempozyumda yaptığı konuşmada, söz konusu konvoyda 25 tır bulunduğunu, İsrail savaş uçaklarının konvoydaki sekizinci tırı vurduğunu, yani önünde yedi arkasında da 17 tırın olduğunu belirtti. İsrail istihbaratına elde ettiği bilgiler nedeniyle övgüde bulunan Kochavi sözlerini şöyle sürdürdü:
“İstihbarat olmasaydı Irak’tan Suriye’ye geçen konvoy konusunda birkaç hafta önceye kadar haberimiz olmayabilirdi. Ne taşıdıklarını bilemeyebilirdik, 25 tırdan sekiz numaralı tırda silah bulunduğunun ve pilotların yönlendirilmesi gerekenin de bu tır olduğunun bilgisine sahip olmayabilirdik.”
Genelkurmay Başkanı, İsrail baskınlarının ‘uzun yıllardır’ devam ettiğini ve ağırlıklı olarak Suriye’de gerçekleştiğini vurguladı. Bu tür operasyonların ‘Lübnan’da ve diğer yerlerde de yapıldığını ancak asıl odak noktasının Suriye olduğunu’ kaydetti.
Kochavi sözlerinin devamında şunları söyledi:
“Operasyon ile İran’ın rüyasına engel olundu. Bu rüya, Suriye’de, İran’a bağlı milis güçleri ve Golan Tepeleri’nin güneyindeki Hizbullah kuvvetleri için karadan havaya ve karadan havaya atılabilen yüzlerce füze sağlanmasıydı.”
Kochavi, bu tür operasyonların İsrail ordusunun kapasitesi açısından mucizevi bir gelişmeye işaret ettiğini bildirdi. Zira pilotların, radarlardan ve karadan havaya füzelerden kaçarak, yaklaşık bin kilometrelik bir mesafe boyunca uçtuklarını kaydettiği aıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Her füze ateşlediklerinde 30-40 hatta 70 füze attıklarını belirtmemiz gerekiyor. Pilotların manevra yapabilmeleri, hedefe saldırabilmeleri ve sağlam bir şekilde geri dönebilmeleri gerekiyor. Pilotlar bombalamanın hedefe yoğunlaşması gerektiğini ve sahada öldürülmesi gerekenlerin de öldürülmesi gerektiğini biliyorlar.”
Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre Kochavi’nin açıklamaları İsrail’in amacı hakkında ise soru işaretlerine neden oldu.
Gözlemciler, Genelkurmay Başkanı’nın öncelikle ordunun istihbarat yeteneklerini göstermenin yanı sıra hareketlerinin açığa çıktığı konusunda İran’ı uyarmayı ve Lübnan’ı tehdit etmeyi istediği görüşünde. Geçen hafta, İran’ın Beyrut Havaalanı’nı silah kaçakçılığı için kullanmaya başladığına yönelik istihbaratlar yayınlandı. Bu bağlamda Kochavi’nin güçlerinin Lübnan’da baskınlar düzenlediğini ancak kimsenin bu operasyonlara dair açıklama yapmadığını ve İsrail’in, İran silahlarının Beyrut Havaalanı da dahil olmak üzere hiçbir yerde kaçakçılık yapılmasına izin vermeyeceği konusundaki açıklamaları anlam kazanıyor.
Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR) geçen ay, Suriye-Irak sınırındaki Deyrizor yakınlarında İran yanlısı savaşçılardan oluşan bir konvoyun hedef alınması sonucunda en az 15 militanın etkisiz hake getirildiğini belirtmişti. Baskında, Irak sınırındaki Deyrizor’un doğusundaki Ebu Kemal kırsalında İranlı milislere ait silah ve petrol tankları taşıyan tırlar hedef alınmıştı.
Wall Street Journal söz konusu dönemde, ölenlerin bir kısmının İranlı olduğuna değinirken bombalamanın iki tırın hasar görmesine neden olduğunu akardı. Aynı zamanda bazı İran askeri üslerinin bulunduğu bu bölgenin, son yıllarda ABD operasyonları da dahil olmak üzere birçok baskına maruz kaldığı, ancak operasyonların çoğunun İsrail tarafından yapıldığı belirtildi.
Kaynak: Şarku’l Avsat
















