İsrail’in ‘Sofa 53’ hattı Suriye’nin güneyini patlatır mı?

İsrail ordusunun Suriye sınırında kazdığı hendekler, askeri üsler ve toprak tahribatı güneyde yeni bir patlamayı tetikleyebilir.

İsrail'in 'Sofa 53' hattı Suriye'nin güneyini patlatır mı?

İsrail ordusunun Suriye’nin güneyindeki Kuneytire ve Dera kırsalında yürüttüğü askeri tahkimatlar, sınır ihlalleri ve sivillere yönelik baskılar bölgedeki gerilimi tırmandırıyor. Kuneytire’nin güneyindeki el-Aşe köyü çevresinde “Sofa 53” adı verilen askeri hat kapsamında hendek kazma ve toprak bariyer yükseltme çalışmalarına hız verilmesi, sahadaki askeri hareketliliği yeni bir boyuta taşıdı.

Cebata el-Haşep beldesinde engelli bir sivilin yaralanarak alıkonulması, Dera ve Kuneytire kırsalındaki tarım arazilerinin topçu ateşine tutulması gibi vaka bazlı gelişmeler, bölge halkı için gündelik yaşamı fiilen askeri bir cendereye dönüştürüyor. Uzmanlar; tarım arazilerinin, köy yollarının ve yerleşim alanlarının İsrail askeri operasyon sahası haline getirilmesinin öngörülemez bir toplumsal öfkeyi tetikleyebileceği uyarısında bulunuyor.

‘Sofa 53’ projesi: Güvenlik hattı mı kalıcı ilhak mı?

İsrail’in 1974 Kuvvetlerin Çekilmesi Anlaşması’nı ihlal ederek tampon bölge hattı boyunca inşa ettiği “Sofa 53” projesi, Kuneytire kırsalı boyunca uzanıyor. Sahadaki verilere göre proje; 8 metre genişliğinde askeri bir yol, 5 metre yüksekliğinde toprak setler, gözetleme kuleleri ve derin hendeklerden oluşuyor.

Şam yönetimi projenin uluslararası anlaşmaların açık bir ihlali olduğunu vurgularken, İsrail yönetimi tahkimatları sınır güvenliği ve tehditleri önleme gerekçesiyle savunuyor. Ancak analistler, 1973 öncesindeki Bar-Lev Hattı örneğini hatırlatarak, askeri mühendisliğin ve fiziki tahkimatların tek başına kalıcı bir dokunulmazlık ve sürdürülebilir güvenlik sağlayamayacağına dikkat çekiyor.

Uluslararası Af Örgütü: Savaş suçu niteliğinde olabilir

Uluslararası Af Örgütü (Amnesty International), İsrail güçlerinin Kuneytire ve Dera kırsalında gerçekleştirdiği yıkımlara dair raporunda, sivil mülklerin kasten yok edilmesinin savaş suçu teşkil edebileceğini bildirdi.

Uydu görüntüleri ve tanık ifadeleriyle belgelenen raporda, üç köyde en az 23 sivil yapının tahrip edildiği, evlerin, tarım arazilerinin ve bahçelerin dozerlerle düzlendiği tespit edildi. Raporda ayrıca, İsrail birliklerinin bölgede en az 9 askeri üs kurduğu, el-Humeydiye gibi köylerde sivillerin zorla evlerinden çıkarıldığı ve binaların tamamen yıkıldığı detaylarıyla yer aldı.

Askeri güç fazlası ve diplomatik çıkmaz

Kudüs Siyasi Çalışmalar Merkezi Danışmanı Oreib er-Rantawi, askeri üstünlüğün her zaman siyasi netice veya kalıcı istikrar üretmediğini belirtiyor. İsrail’in Şam üzerinde müzakere baskısı kurmak ve Cebel eş-Şeyh ile Tel el-Ahmer gibi stratejik tepelerde erken uyarı avantajı elde etmek amacıyla fiili işgal alanını genişlettiği ifade ediliyor.

Şam yönetiminin doğrudan bir askeri çatışmadan kaçınarak diplomatik müzakereler ve 1974 hattına geri dönülmesini sağlayacak güvenlik anlaşmalarına odaklandığı belirtilirken; sahadaki sivil baskının, mülkiyet gasplarının ve toprak setlerin bölgeyi patlama noktasına yaklaştırdığı değerlendiriliyor.

İsrail’in ‘Sofa 53’ hattı Suriye’nin güneyini patlatır mı?
0
Haber Bülteni
Bültenimize Katılın

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

Spam göndermiyoruz. İstediğiniz zaman abonelikten çıkabilirsiniz.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

KAI ile Sohbet Et

Yapay zeka asistanı
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.